Mahkemece, davacının da aralarında bulunduğu arsa sahipleri ile dava dışı .... arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, davacının daire farkı nedeniyle aracını davalı şirkete devrettiği, sözleşmenin ifa edilmediği, tarafların 08.05.2010 tarihli protokol ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini feshederek aldıklarını geri vermeyi kararlaştırdıklarından bedelsiz devredilen araç bedelinin sözleşmenin feshi nedeniyle iadesi gerektiği, gerçek kişi davalıların da sözleşme öncesi aşamada arsa sahiplerine güven telkin ederek ve yüklenici izlenimi vererek devri sağladıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.000,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar, davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 13.10.2014 tarih ve 2014/2666 E., 6235 K. sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu kez, davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur....
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin miras payı devir sözleşmesine imza atmadığını, mahkemenin bilirkişi incelemesi yaptırmadan adi belgeye dayanarak karar veremeyeceğini, tüm mirasçılar arasında yapılmadığı sürece sözleşmenin geçersiz olduğunu, gerekçeli kararda hangi kanun yoluna başvurulacağı belirtilmediğinden kararın usule aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Onama Kararı Dairemizin 03.10.2023 tarihli ve 2023/1037 Esas, 2023/4383 Karar sayılı Kararıyla mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairemizin yukarıda belirtilen ilamına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili, temyiz başvurusunda ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, hükmün düzeltilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, miras payı devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili talebine ilişkindir. 2....
D..’in, 159, 16 ve 126 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu Osman’a satış suretiyle devrettiğini, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişler, aşamada 159 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 3.kişiye satılması nedeniyle, bu parsele ilişkin davalarını ıslah ederek alacak isteminde bulunmuşlardır. Davalı, mirasbırakanın sağlığında davacıların murisleri Sultan’a da taşınmaz bağışladığını, diğer yandan birleştirilen dosya davacılarının murisi Fadime’nin .........Noterliğinin 03/11/2003 tarih 6761 nolu devir sözleşmesi ile miras payını davalı Osman’a devrettiğini, murisin amacının mal kaçırmak değil, mirasını dengeli bir şekilde dağıtmak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....
Noterliğinin 13.10.2004 tarihli ve 12472 yevmiye sayılı "düzenlenme şeklinde mirasın temliki sözleşmesi" yapıldığını, bu sözleşme ile ortak murisleri ...'dan davalı ... 'a kalan hissenin Önder Uysal'a bedeli mukabili, 9 nolu bağımsız bölümü 10.000,00 TL, 10 nolu bağımsız bölümü 7.500,00 TL bedelle temlik edildiğini, muris Önder Uysal'ın ölümünden sonra davalıya sözleşme konusu taşınmazların tapuya devir ve tescilini yapması için talepte bulunulduğunu, ancak olumlu bir cevap alamadığını açıklayarak, 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin davalı ...'a ...'ın veraset ilamındaki payı ile intikal eden hisselerinin...mirasçıları davacılar adına tapuya tescili talep edilmiştir. Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, söz konusu sözleşmenin 13.10.2004 tarihinde yapıldığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, sözleşmeye konu ücretlerin müvekkiline ödenmediğini, ödeme yapıldığına dair makbuz ya da banka dekontu bulunmadığını, bu sebeple açılan davanın reddini savunmuştur....
Murisin gerçek iradesinin bağış olması nedeniyle satış işleminin muvazaalı olduğuna karar verilmesi yönündeki mahkeme kararı, sonucu itibariyle doğrudur. Ancak; araç plakasının tescili idari bir işlem olup, adli yargıda İdareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde karar verilemeyeceğinden, sadece mülkiyetin davacılara (miras payları oranında) ait olduğunun tespitine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, davalı adına olan trafik kaydının iptali ile miras hisseleri oranında davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece, dosyada mevcut miras taksim sözleşmesinin tüm mirasçılar tarafından imzalanmaması nedeniyle miras taksimi sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği, davalı ...'nin murisi Kamil'den kalan taşınmazlarda hak iddia etmeyeceğine yönelik taahhüdün tek taraflı taahhüt olduğu, imzalanma tarihi itibariyle davalının fiil ehliyetinin olmadığı, davacıların babaları Nurettin'e ait mülkiyet hakkını ispat edemedikleri, davacılar vekilinin davacıların aynı zamanda Kamil Baykal'ın mirasçıları olmaları nedeniyle hak sahibi olduklarından miras payları oranında tescili yönündeki talebiyle dava sebebini ve talebini değiştirdiği, fakat davalı vekilinin ise muvafakat etmediği, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davanın ispat edilememesi sebebiyle reddine karar verilmiştir. Hükmü davacılar Nafet ve ... vekili temyiz etmiştir....
Davacı vekili, 14.8.1993 tarihinde ölen tarafların kök miras bırakanı ... adına tapuda kayıtlı dava konusu 328 ada 14 parseldeki 6.kat 7 numaralı bağımsız meskenin ...’in tüm mirasçılarının katılımı ile düzenlenen 10.6.1999 tarihli sözleşme ile bedelsiz olarak diğer mirasçılar tarafından davacı ...’e devredileceğinin kararlaştırıldığını, bu taksime dayalı olarak davalıların miras bırakanı... tarafından miras payının devri gerekmesine rağmen davacıya devrin yapılmadığı açıklanarak davalıların miras bırakanı... adına olan miras payının sözleşme gereği iptali ile tescili istenmiştir. Davalılar vekili, sözleşmenin geçerli olmadığını, iştirakin henüz çözülmediğini, tüm mirasçılara davanın yöneltilmesi gerektiğini, sözleşmeye göre vekil edenlerinin de alacak hakları bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dava konusu 328 ada 14 parseldeki 7 numaralı mesken 27.4.1980 tarihinde satın alma sebebiyle tarafların kök miras bırakanları ... adına tapuda kayıtlıdır....
un aldatıldığı gerekçesiyle sözleşmenin geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceği, sulh ve ibra sözleşmesinde hisse devir bedeline karşılık alınan diğer senetlerin ödenmemesi ise alacak davasının konusu olup protokolün geçersiz sayılmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, geçersiz limited şirket hisse devir sözleşmesiyle devredilen hisselerin miras payı oranında tescili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ile davacının babası arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin batıl olduğunu, davacının babasının sözleşmenin ifasından sonra vefat ettiğini, sözleşmenin geçersizliği nedeniyle iptali ile murisin davalıya devrettiği limited şirket hisselerinin miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir....
nun 31/01/1989 tarihinde öldüğünü, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak kayden maliki olduğu kat irtifakı kurulu, 2988 ada, 6 parsel sayılı taşınmazda yer alan, 3 nolu bağımsız bölümü,oğlu olan davalıya tapuda satış gibi göstermek suretiyle 12/05/1969 tarihinde temlik ettiğini, gerçekte bedelsiz devir yapıldığını,davalının alım gücünün bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile muris adına tescili isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında 28/11/2011 tarihli dilekçe ile miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı; terekeye iade istekli davada iştirakin sağlanmadığını, yükleniciye özgülenen bağımsız bölümü bankadan kredi almak suretiyle iktisap ettiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur....
Davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, eldeki dava miras hakkına dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı ..., murisi ...’ın basit yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazın muris yükleniciye kalan yerlerden olması nedeniyle miras payı oranında tapu iptal ve tescil, ikinci kademde de tazminat talebinde bulunmuştur. Yine, davacı yargılama sırasında 1/3 miras payı üzerinden davasını ıslah etmiştir. Muris ...’ın mirasçılık belgesine göre davacıdan başka dava dışı iki mirasçısı daha bulunmaktadır. Davalı ...’ın ise muris ...’ın dava dışı mirasçısı olan ...’nın eşi olup, ...’nın hayatta olması nedeniyle muris terekesine göre üçüncü kişi konumunda olduğu tereddütsüzdür....


