WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

TKM'de, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, eşlerin bu dönemde edindikleri mal varlığının tasfiyesine ilişkin uyuşmazlık, aynı Kanunun 5.maddesi yollamasıyla Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri göz önünde bulundurularak "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi kurallarına göre çözüme kavuşturulacaktır. Zira Borçlar Kanunu, Medeni Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir (sayılı eBK mad. 544, 6098 sayılı TBK mad. 646). Mal ayrılığı rejiminde; eşler kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (TKM mad.186/1). Her birinin malları, geliri ve kendi kazançları yine kendilerine ait kişisel mallarıdır (TKM mad.189). Kadın veya kocanın, diğerinin mal rejiminin devamı sırasında edindiği mal varlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteyebilmesi için, mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir....

Noterliğinin 18.05.2010 tarihli 5129 yevmiye numaralı kooperatif hibe sözleşmesi ile hibe ettiğini, tarafların kendi özgür iradesi ile yapmış oldukları devir işlemine aykırı bir işlemin kooperatif tarafından yapılamayacağını, konutların tamamlanmış ve hak sahiplerine tapu devirlerinin yapılmış olduğunu, bu nedenle davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde hak sahipliğine dayalı bir talebi varsa bu talebin mirasçıların kendi arasındaki ilişkiden kaynaklı olması nedeniyle konunun kooperatifle bağlantısının bulunmadığını, kooperatif ortaklık payının bölünememesi nedeniyle ortaklığın yarı yarıya olduğu hususunun kooperatife karşı ileri sürülemeyeceği yönünde yargı kararları olduğunu, tapu devirlerinin 2014 yılında yapıldığını ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında miras ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlık olduğunu ve söz konusu uyuşmazlığın kooperatifle bağlantısı bulunmadığını, müvekkil kooperatifçe 26.12.2004 tarihli genel kurulda alınan karar doğrultusunda iskan...

Temyiz Sebepleri Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; katkı payı ve katılma alacağının tamamına davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, faizin başlangıcı, bozmaya uygun işlem yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava, katkı payı ve katılma alacağı ile ziynet eşyalarının aynen, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine istemine ilişkindir. 2....

Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler....

Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarihli ve 2018/235 Esas, 2020/74 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazın daha önce babası tarafından kullanıldığını, kendisine miras yolu ile intikal ettiğini ve kardeşlerinin miras paylarını kendisine devrettiğini beyan ettiği, bunun üzerine kardeşleri ile arasında yapılmış miras devir sözleşmesi varsa sunması için süre verilerek davacının bu konuda ihtar edildiği, ancak sunulan veraset ilamında başka mirasçıların da varlığının tespit edildiği, davacının kendisine verilen süre içerisinde tüm mirasçılara ilişkin miras devir sözleşmesi sunamadığı, davacının dava konusu taşınmazın sadece kendi adına tescilini talep ettiği, bu sebeple de miras paylarının kendisine devredildiğini de ispat etmesi gerektiği, ancak davacının bu iddiasını ispat edemediği için tek başına dava açma yetkisinin de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. 4....

Birleşen davada davalı ... arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın annelerinden miras kaldığını, diğer davalıların davacı şirket ile kendisinden habersiz arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını duyduğunu, diğer davalıların taşınmazdaki hissesine düşen bedeli ödemeyeceklerine beyan etmesi üzerine aralarında yapmış oldukları anlaşma uyarınca davacı yüklenici firma tarafından 70.000 TL bedelin ileri de davalılar ... ile ...'dan alınmak koşuluyla onların da bilgileri dahilinde kendisine ödendiğini, para ödeninceye kadar güvence olarak davacı yüklenici şirkete ait bir dairenin kendi adına tescil edildiğini, bir yıl sonra 70.000 TL'nin davacı firma tarafından ödenmesi üzerine daireyi davacı yükleniciye teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ..., davaya cevap vermemiştir....

Direnme Kararı Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; önceki gerekçenin yanında, tasarrufun iptali davasında icra takibini semeresiz bırakmak amacıyla hareket edildiğinin kabulünün aynı zamanda işlemde muvazaa olduğunun ve mirasbırakan ...’in alacaklısı ve mirasçısı olan davacıdan mal kaçırmak amacıyla hareket ettiğinin de bir göstergesi olduğu, tasarrufun iptali davasının kabulüne ilişkim kararın kesinleşmesinin muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescili davasının reddine gerekçe olamayacağı, tasarrufun iptali kararı sonucu alacaklının, taşınmazın icra marifetiyle satışı sonrası alacağını tahsil etmiş olsa dahi tasarrufun iptali kararı ile tapu kaydının iptali ve borçlu (mirasbırakan) adına tescili sonucu gerçekleşmediğinden davacının mirasbırakanın yasal mirasçısı olması nedeniyle muvazaa olgusu iddiasıyla eldeki davayı açmakta hukukî yararının bulunduğu, muvazaa olgusunun da ispatlandığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. D....

DAVA Davacılar, kök mirasbırakanları ...’ın 289 ada 6 parseldeki 11 no.lu meskenini kızı olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında iptal - tescile, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemişler; cevaba cevap dilekçelerinde, taşınmazın dava açıldıktan sonra davalı tarafından dava dışı 3. kişiye devri nedeniyle davalarını alacak davasına dönüştürdüklerini belirtip miras paylarına isabet eden alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, mümkün olmazsa tenkise ayrıca ecrimisile de karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı, satış işleminin hukuka uygun olduğunu, taşınmazı alım gücünün bulunduğunu, ayrıca taşınmazın bakım karşılığı minnet duygusu ile temlik edildiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur. III....

Limited Şirketindeki paylarını, S............... düzenlenen 11.01.2011 tarihli pay devir sözleşmesi ile davalı akrabasına devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin mal satmaya ihtiyacının olmadığını, davalının da alım gücünün bulunmadığını belirterek, muris muvazaası sebebi ile anılan hisse devir ve temlik işleminin iptali ile miras payları oranında tescile, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. ./.....

UYAP Entegrasyonu