WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı, tapuda yapılan işlemin tarafı olmadığından tapuda yapılan temliki işlemin muvazaalı olduğu iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir....

Hakkın kapsamında yer alan ödevler, mülkiyet hakkına yabancı, ona dıştan ve sonradan yükletilen sınırlamalar olarak kabul edilmemeli, aksine bunları, kamu yararı amacıyla malike yükletilen ve mülkiyet hakkını oluşturan ödevler olarak düşünmelidir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. Mülkiyet ancak kanunla ve kamu yararı amacı ile sınırlandırılabilir. Başka bir deyişle, kanun koyucunun malikin yetkilerini sınırlamak yetkisi, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 35. maddesinin 2. fıkrasında sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırmanın özü “kamu yararı”, şekli ise “kanun” dur. Kanun koyucunun mülkiyet üzerinde yaptığı sınırlamalar bu hakkın özüne dokunamaz. 24. Anayasa’da modern mülkiyet anlayışı benimsenmiştir ve mülkiyet hakkına saygılı ve bu hakkı koruyan bir rejimi öngörmektedir. 25. Anayasa’nın, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesi: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir....

Diğer yandan, mevcut bir tapu kaydı iptal edilmediği sürece, tapu kaydı kural olarak kayıt malikine mülkiyet hakkına dayalı tam bir koruma ve tekel hakkı sağlar (TMK m.683). Bu nedenlerle iptal/terkin kararı kesinleşmeden davalının tapu kaydının (mülkiyet hakkının) kendisine sağladığı korumaya dayalı olarak taşınmazı kullanmaya devam etmesi hakkı olduğu gibi, aynı nedenle üzerindeki muhtesatın yıkımına da karar verilemez. Öyleyse, mahkemece iptal/terkin kararı verilebilir; Ancak bu karar kesinleşmeden yıkım kararı da verilemez. En azından yıkım talebi hakkındaki davanın tapu iptal/terkin davasından ayrılmasına karar verilip, tapu iptal tescil davasının sonucunun bekletici sorun (HMK.m.167, 165/1) yapılması düşünülmelidir....

Mahkemece, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazın haricen satış suretiyle devredilemeyeceği, bu durumda davacının dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Çekişme konusu 7 parsel sayılı taşınmazın davacının mirasbırakan... adına kayıtlı olduğu, davacının miras payının 60/2880 olduğu kayden sabittir. Her ne kadar davalı, taşınmazı mirasbırakan...’nin mirasçılarından haricen satın aldığı savunmasında bulunmuş ise de; harici satışın geçersiz olduğu, kaldı ki, elbirliği mülkiyetinde ortaklardan birisinin yaptığı satışa değer verilemeyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; davacının kayıt malikinin mirasçılarından olduğu gözetilmek ve mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir....

Anayasanın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesine göre; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." Anayasanın 35. maddesiyle, bireyin mülkiyet hakkının korunması konusunda devlete atfedilebilen müdahalelere yönelik sınırlamalar getirildiği gibi,  lafzında açık bir biçimde düzenlenmemiş ise de, üçüncü kişilerin müdahalelerine karşı korumasız bırakmaması için devlete bir takım pozitif yükümlülükler de yüklediği kabul edilmektedir. Pozitif yükümlülüklerin ortaya çıkmasının nedeni, mülkiyet hakkına gerçek anlamda koruma sağlama amacıdır. Anayasada, temel hak olarak güvence altına alınan mülkiyet hakkının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi için yalnızca devletin müdahaleden kaçınması yeterli olmayıp, devletin negatif yükümlülükleri dışında pozitif yükümlülüklerinin de olması gerekir....

Anayasanın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesine göre; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." Anayasanın 35. maddesiyle, bireyin mülkiyet hakkının korunması konusunda devlete atfedilebilen müdahalelere yönelik sınırlamalar getirildiği gibi,  lafzında açık bir biçimde düzenlenmemiş ise de, üçüncü kişilerin müdahalelerine karşı korumasız bırakmaması için devlete birtakım pozitif yükümlülükler de yüklediği kabul edilmektedir.  Pozitif yükümlülüklerin ortaya çıkmasının nedeni, mülkiyet hakkına gerçek anlamda koruma sağlama amacıdır. Anayasada, temel hak olarak güvence altına alınan mülkiyet hakkının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi için yalnızca devletin müdahaleden kaçınması yeterli olmayıp, devletin negatif yükümlülükleri dışında pozitif yükümlülüklerinin de olması gerekir....

in tutkal imalatı alanında faaliyet göstermekte iken 29/01/2015 tarihinde vefatı üzerine işletmeyi devralan davacının 07/05/2015 tarihi itibarıyla kendi adına tescil ettirdiği, miras yolu ile intikal eden işletme için halihazırda mevcut bulunan ... tarih ve ...sayılı sanayi sicil belgesinin 12/12/2015 tarihine kadar geçerli ve aktif olduğunun İstanbul Valiliği Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla tespit edildiği, davacı tarafından işletmenin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devralınarak ticari faaliyete devam edildiğinden işletmenin imalat faaliyetine son vermediği sürece sanayi sicil belgesinin geçerli olacağı kuralı karşısında, davacının devraldığı işletmeye ait sanayi sicil belgesini revize ettirmemesi nedeniyle geçerli bir sanayi sicil belgesinin bulunmadığından bahisle tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; davacının faiz istemine gelince; faizin ekonomik açıdan paranın fiyatı olduğu, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı...

Bilindiği üzere; elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 701-703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan herbirinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu kural, TMK'nin 701. maddesinde (...Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir....

Bu yorum, zilyet aleyhine daraltıcı bulunabilirse de lehine yorum yapılan kişilerin Anayasanın 35. maddesiyle korunan mülkiyet ve miras hakkı sahipleri olduğu gerçeği karşısında hukuka ve adalete daha uygun bir değerlendirme içermektedir....

Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.03.2018 tarihli ve 2018/823 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan yürütülen soruşturma sonucunda, "...müşteki ve şüphelilere taşınmazın miras yoluyla intikal ettiği ve her birinin belirtilen alanlarda paylı mülkiyet yani taşınmazların her yerinde payı belirli ancak sınırları belirsiz şekilde mülkiyet haklarının bulunduğu, müşterek malikler arasında kendi aralarında oy birliği ile anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin rızai ve fiili taksimatın yapıldığına dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, tarafların taşınmazlar üzerindeki üstün hak iddialarının özel hukukun konusunu oluşturduğu, ihtilafın ancak hukuk mahkemelerine açılabilecek hukuk davası ile giderilebileceği bu itibarla şüphelilerin üzerilerine atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ..." gerekçesiyle kovuşturmaya...

UYAP Entegrasyonu