Başka bir anlatımla, muvazaalı işlem hiçbir hüküm doğurmaz ve muvazaa nedeninin ortadan kalkması ya da bir zamanın geçmesi ile görünürdeki batıl işlem geçerli hale gelmez. 01.04.1974 gün 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi muris muvazaasına dayalı davalar, miras bırakanın ardılı olarak değil, miras hakkının çignenmesinden ötürü zarara uğrayan kişi olarak ve kendi miras hakkına dayalı olarak açılmaktadır. Bu tür davalarda, dava hakkı murisin ölümü ile doğmaktadır. Muris hayatta iken bu tür bir dava açılmasına yasal olanak yoktur. Ayrıca, tapu sicilindeki kayda iyiniyetle istinat ederek mülkiyet ya da diğer bir ayni hakkı iktisap eden kimsenin bu iktisabı yasal koruma altındadır ve aslolan kayden edinenin iyiniyetli olmasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinde hüküm altına alınan bu kural, sadece sözleşmenin yanlarını değil, aynı zamanda tapulu taşınmazların intikalinde güveni, toplum yararını ve huzurunu sağlamak amacı ile konulmuştur....
KARAR Dava dilekçesinde nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istenmiş; mahkemece, taraflar çağrılıp beyanları alınmadan dosya üzerinden davanın reddine karar verilmiştir. 1-HMK'nun hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C....
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur.Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir....
Suça konu 9 nolu parselin sanıklara ve katılana miras yoluyla kaldığı, tarafların müşterek mülkiyet hakkına sahip oldukları suça konu taşınmaz dışında yine miras yolu ile başka taşınmazların da kaldığı ve katılanın beyanında açıkca kabul ettiği üzere sanıkların da hissedarı olduğu başka taşınmazları katılanın kullandığı anlaşılmıştır. 3. Bu şekilde aralarında yapılan fiili taksim sonucu suça konu 9 nolu taşınmazın kullanımının katılanın da rızasıyla sanıklara bırakıldığı ancak katılanın kendi arazisine gitmek üzere kullandığı yolun demiryolu çalışması sonucu kapanması üzerine suça konu yerden geçmek istediği bu nedenle sanıkların suç kastı ile hareket etmedikleri ve uyuşmazlığın hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu anlaşıldığından sanıklar hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. 4....
Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, davalının çekişmeli taşınmaz üzerinde hakkı olduğunu ileri sürmek suretiyle, kayıt maliki davacıya karşı muarazada (sataşmada) bulunduğu ve muarazanın halen devam ettiği göz önünde tutulmak suretiyle, mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu değişik gerekçeyle bozulmalıdır. 2- Bozma nedenine göre, davalı vekilinin harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....
TMK’nın 705/2. maddesi gereğince; “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” Türk Medeni Kanununun 705/1 maddesi gereğince miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma hallerinde mülkiyet, tescilden önce kazanılır. Bu durumda taşınmaz, tescil ya da şerh edilmiş olan bütün yükleriyle birlikte yeni malike geçer. İyiniyetli olması şartıyla tescilsiz kazanımda bulunan kişiye karşı, kütükten anlaşılmayan bir hak ileri sürülemez, yani TMK m.1023 hükmü bu kişi hakkında da uygulanır. Mülkiyeti tescilsiz olarak kazanan kişi, tescilden önce de bir malikin sahip olduğu bütün hak ve yetkilerden yararlanır fakat bu hak ve yetkiler mülkiyet hakkı tapuya tescil edilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez, çünkü henüz açıklık kazanmış değillerdir....
, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır....
Dolayısıyla, söz konusu koleksiyon izin belgesinin iptalinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır. Mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin ise Anayasa'nın 35. maddesinde öngörülen koşullara uygun olması zorunludur. Bunun için de mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin, ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir bir kanuni temelinin bulunması gerekmektedir....
Anayasanın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesine göre, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” Mülkiyet hakkının korunmasının devlete birtakım pozitif yükümlülükler yüklediği hususu Anayasanın 35. maddesinin lafzında açık bir biçimde düzenlenmemiş ise de; bu güvencenin sadece devlete atfedilebilen müdahalelere yönelik sınırlamalar getirdiği, bireyi üçüncü kişilerin müdahalelerine karşı korumasız bıraktığı düşünülemez. Pozitif yükümlülüklerin ortaya çıkmasının nedeni gerçek anlamda koruma sağlanmasıdır. Buna göre anılan maddede bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi yalnızca devletin müdahaleden kaçınmasına bağlı değildir. Gerçek anlamda koruma sağlanması için devletin negatif yükümlülükleri dışında pozitif yükümlülüklerinin de olması gerekir....
den geldiğinin, davacının çekişmeli taşınmazlardaki miras payını davalı ...'ye sattığının Mahkemece yapılan keşifler, dinlenen mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına, çekişmeli kullanım kadastrosu parseli olup 6292 sayılı Yasa'ya tâbi olan 181 ada 65 parsel sayılı taşınmazda ise daha önceden mülkiyet hakkı sahibi olan Hazine’nin dava tarihinden önce taşınmazı 6292 sayılı Yasa hükümlerine istinaden davalı ...'ye satıp satılan payın davalı adına tescil edilmesine, davacının kök mirasbırakanın kullanımı iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalı ...'ye karşı tapu iptal ve tescil davası açmasının mümkün olmamasına göre bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....


