WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

in mirası reddettiği ve davada taraf sıfatı bulunmadığından davanın bu kişiye yöneltilmesi doğru değildir. TMK'nm 611. maddesinde "Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda mirası reddeden ... sağ değilmiş gibi onun miras payı mirasçılarına geçeceği nazara alınarak muris... ile ilgili mirası reddeden mirasçının durumu da gösterilmek suretiyle yeni bir mirasçılık belgesi alınması için yetki ve süre verilmesi, davanın alınacak yeni mirasçılık belgesine göre mirasçı olan kişi ve kişilere karşı yöneltilmesi gerekir. 3- Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/35 Esas sayılı dosyasında aynı davacılar tarafından aynı davalılara karşı dava konusu 03.02.1995 tarih ve 2128 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesinde yer alan diğer taşınmazlar için ... iptali ve tescil talebinde bulunulduğu da anlaşılmıştır....

Türk Medeni Kanununun 617. maddesinde “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir” hükmü düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanununun 617.maddesi hükmüyle mirasçıların alacaklılarının korunması düzenleme konusu yapılmıştır. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi tarafından mirasın reddine ilişkin kararın iptali istenebilir....

Davalı ... vekili; murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık, mirasçılarının mirası kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunmaması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 6. Davalı ... vekili; murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık, mirasçılarının mirası kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunmaması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin terekesinin borca batık olduğu kanaatine ulaştığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen her iki davanın kabulü ile mirasın hükmen reddinin tesciline ve murisin terekesinin borca batık olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

Kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi, mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. Terekenin aktif ve pasifi belirlenirken ölüm tarihinin baz alınmadığı, mirasçıların mirası kabul anlamına gelebilecek davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, murise ait taşınmazların ölüm tarihi itibariyle bedelinin belirlenmesi amacıyla yapılan keşifte, UYAP üzerinden alınan TAKBİS raporuna göre murisin 48/15120 hissesi bulunan ... İli, ... İlçesi, ......

Mirasçılar zımnen mirası kabul etmiş durumuna düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczini isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Bu davanın tereke alacaklılarına karşı açılması gerekir. (28.12.1942 tarihli 24/29 sayılı YİBK) Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgâhı mahkemesidir. Ayrıca TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğünün 39/2 fıkrası gereğince mirasın yetkisini içeren özel vekâletname sunulması zorunludur. TMK'nın 605/2 maddesi gereğince bu tür davalar için özel bir yetki belirlenmemiştir. O halde, kesin yetki söz konusu olmayıp, davanın HMK'nın 9. maddesindeki genel yetki kuralına göre belirlenmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla mirasın hükmen reddinin tespiti hakkındaki davalarda yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir....

Mirasçılar zımnen mirası kabul etmiş durumuna düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczini isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Bu davanın tereke alacaklılarına karşı açılması gerekir. (28.12.1942 tarihli 24/29 sayılı YİBK) Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgâhı mahkemesidir. Ayrıca TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğünün 39/2 fıkrası gereğince mirasın yetkisini içeren özel vekâletname sunulması zorunludur. TMK'nın 605/2 maddesi gereğince bu tür davalar için özel bir yetki belirlenmemiştir. O halde, kesin yetki söz konusu olmayıp, davanın HMK'nın 9. maddesindeki genel yetki kuralına göre belirlenmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla mirasın hükmen reddinin tespiti hakkındaki davalarda yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir....

Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen Türk Medeni Kanununun 610/2 maddesinde açıklandığı şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez. Davacının murisinin ölümünden sonra yasal yükümlülüklerini yerine getirerek veraset ve intikal vergisi beyannamesini vermiş olması mirası kabul anlamında yorumlanamaz. Öte yandan murisin ölümü nedeniyle sağlığında yaptırdığı hayat sigortası nedeniyle ödenen tazminat, hak sahipliği sıfatından doğan haklar olup, terekeye dahil değildir. Somut olaya gelince; mirasın hükmen reddi tespitine sebep olarak gösterilen ...’in vefatı nedeniyle mirasçılara ödenen tazminat olup, tazminat terekeye dahil bir para değildir....

un mirası reddettiği dosya içerisinde bulunan ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1794 Esas, 2013/1829 Karar sayılı ilamından anlaşılmaktadır. Mirası reddeden mirasçı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir. Yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda; davacıya, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1537 Esas sayılı dosya üzerinden verilen mirasçılık belgesinin iptali davası açmak üzere uygun süre verilmesi, alınacak yeni mirasçılık belgesi esas alınarak taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....

Mirasçı, mirası kabul veya reddetmemişse mirası ret süresince mirasçılar hakkında takip yapılamaz. Bu maddenin uygulanabilmesi için icra takibinin mirasın reddi süresinde yapılması ya da murisin takibe başlandıktan sonra ölmüş olması gerekir. İİK.nun 53.maddesine aykırı olarak takip yapılması ya da takip işlemlerine devam edilmesi nedenlerine dayalı olarak ilgililer İİK. nun 16.maddesi uyarınca icra mahkemesine şikayette bulunabilirler. İİK. nun 53.maddesine aykırılık iddiası ise kamu düzeni ile ilgili olduğundan İİK'nun 16/2.maddesi uyarınca şikayet süresiz olacaktır.Somut olayda murisin takipten önce öldüğü ve mirası ret süresi geçtikten sonra mirasçılar hakkında takip başlatıldığı, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının ise icra takibinden önce 30.05.2014 tarihinde alındığı görülmektedir....

İcra takibi mirası ret süresi geçtikten sonra başlatılmış olmakla olayda İİK.nun 53.maddesinin ve dolayısıyla aynı Kanun’un 16.maddesinin uygulama yeri yoktur. Şu hale göre, borçlunun başvurusu, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın ise takibin şekline göre uygulanması gereken İİK.nun 168/5. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine yapılması zorunlu olduğundan yasal bu süreden sonra yapılan başvurunun mahkemece süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu