ile adına tescilini, dava konusu ... plaka sayılı ticari taksi ve plakasının davalı ... adına olan kaydının ¼ miras payı oranında iptali ile adına tescilini, dava konusu 793 ada 103 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 no’lu bağımsız bölüm ile 925 parsel sayılı taşınmazın ve plaka numarası bilinmeyen iki adet aracın bedellerinin mirasbırakan tarafından ödenerek davalı ... adına tescil ettirildiği gözetilerek ¼ miras payı oranında ve tenkis hükümleri kapsamında tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir....
ile adına tescilini, dava konusu ... plaka sayılı ticari taksi ve plakasının davalı ... adına olan kaydının ¼ miras payı oranında iptali ile adına tescilini, dava konusu 793 ada 103 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 no’lu bağımsız bölüm ile 925 parsel sayılı taşınmazın ve plaka numarası bilinmeyen iki adet aracın bedellerinin mirasbırakan tarafından ödenerek davalı ... adına tescil ettirildiği gözetilerek ¼ miras payı oranında ve tenkis hükümleri kapsamında tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir....
Bu durumda ehliyetsizlik yönünden davanın reddinin gerektiği Mahkeme ve Özel Daire arasında çekişmesiz iken ayrıca vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına ilişkin inceleme ve araştırma yapılmasına lüzum bulunmamaktadır. 16. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; dava dilekçesinden tapu iptali ve tescil isteminin ehliyetsizlik yanında vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine de dayandırıldığının kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla direnme kararının Özel Daire kararında olduğu gibi bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 17. O hâlde; usul ve yasaya uygun olan direnme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII ....
Eldeki dava İlk Derece Mahkemesince ve Özel Dairece muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, Bölge Adliye Mahkemesince ise korkutma (ikrah - tehdit) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelendirilmiştir. Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi ile dosya kapsamına göre, davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayandırıldığı, dilekçede ileri sürülen vakıaların ise muris muvazaası iddiasını güçlendirmek amacıyla aktarıldığı anlaşılmaktadır....
Müracaat hakkı yitirildiği için temel ilişkiye dayalı olarak dahi alacağın varlığına delil teşkil edemeyen bir belgenin kendisi tarafından imzalanarak verildiğinin kabul edilmesi nedeniyle borcun takip alacaklısı banka yönünden dahi kabul edildiği sonucuna varılmasını gerektirir hiçbir hukukî dayanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle borçlu beyanları, takip alacaklısı bakımından borcun kısmen veya tamamen kabul edildiği anlamını hiçbir şekilde içermemekte olup son fıkradaki istisna koşulları da gerçekleşmediğinden, süresinde ibraz edilmeyen borç ikrarı içermeyen adi senet dahi sayılamayan bu çeke dayalı olarak yapılan takibin İİK 170/a madde kapsamında iptali koşulları oluşmuştur. Mahkemece verilen direnme kararı yukarıda açıklanan esaslara uygun olup onanması gerektiği görüşünde olduğumdan özel daire kararı gibi hükmün bozulması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum....
Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.", 2)Mirasın mirasçılar tarafından kazanılmasını düzenleyin 599. maddesinde, "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler.", 3) "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması" kenar başlıklı 705. maddesinde, "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır....
. … DAVANIN KONUSU : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 29. maddesine istinaden ikmalen tarh edilen veraset ve intikal vergisi ile tarh işleminin duyurulmasına ilişkin ihbarnamelerin dayanağı olduğu iddia edilen Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu İç Genelgesinin 1. maddesinin iptali istenilmektedir....
Taraflar arasındaki taşınmaz mülkiyetinin naklini sağlayan 01.03.2007 günlü sözleşme yasanın aradığı resmi biçim koşuluna uygun olarak düzenlenmemiş ise de, tarafların edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmiş olmaları nedeniyle sözleşme resmi biçime uygun düzenlenmediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin reddi 30.09.1998 tarihli ve 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi TMK’nın 2. maddesine uygun değildir. Dolayısıyla, davacının öncelikli talebi olan tapu iptali ve tescil isteminin kabulü gerekir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru değildir. Öte yandan, davacı ... dava konusu taşınmazla ilgili olarak öncelikle tapu iptali ile tescil, olmazsa taşınmazın dava tarihindeki değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmakla terditli dava açmıştır....
Eldeki dava Anayasa Mahkemesi’nin TMK.’nın 713/2 maddesindeki “ölmüş ya da” fıkralarını iptal ettikten sonra açılmıştır. İptal kararı ile TMK. 599. Maddesi uyarınca mirasbırakanlarının ölümü ile mülkiyet hakkı geçen ve bilinen mirasçıların varolan mülkiyet haklarının devam edeceği açıktır. Dava tarihinde uygulanacak bir kural kalmamıştır. Artık davacının zilyetliğinin önemi yoktur. TMK. 599 ve 992 maddeleri uyarınca varolan mülkiyet hakkı, zilyetlikle beklenen mülkiyet hakkından önce gelir ve hukuken iptal kararı ile korunmuştur. 6.3. Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca somut norm denetimi yapıldığından, Anayasa’nın Üstünlüğü ilkesi uyarınca, uyuşmazlığa bakan hakim, iptal kararına uymak ve iptal edilen kanun hükmünü uygulamamak zorundadır. Yargıtay ve Danıştay’ın istikrar kazanan kararlarında da bu husus kabul edilmiştir. Dava tarihinden önce iptal edilmiş bir kanun maddesine dayalı olarak karar vermek mümkün değildir....
Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. 3.2.3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 285. maddesinde bağışlama sözleşmesi, “bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşme” olarak tanımlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 705. maddesine göre de taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır....


