Diğer yandan, dava TMK. nun 713/2. fıkrası gereğince açılmış bir tapu iptali ve tescil davasıdır. Bu tür davalarda kural olarak dava; kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılara karşı açılır. Kayıt maliki mirasçı bırakmış ise, Hazine'nin bu tür davalarda yer alma olanağı bulunmamaktadır. Ancak, bu ilkenin istisnası TMK. nun 501. maddesinde yer almaktadır. Kayıt maliki mirasçı bırakmamış ise, Hazine'nin son mirasçı sıfatıyla davada yer alması mümkündür. Uygulama da bu yöndedir. Somut olayda kayıt maliklerinin mirasçıları bulunup davada yer aldıklarına göre artık Hazine'nin davada yer olması mümkün değildir. Hazine yönünden davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince, davalı ... yönünden davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine, dava konusu 37 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 16 payının davacı ......
, manevi tazminat isteminin reddinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), borçlu ... mirasçılarının mirası ret ettiklerini gerekçe göstererek takibe itiraz ettikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır. İştirak halinde mülkiyet diğer bir deyişle elbirliği mülkiyetin esasında, iştirak halinde mülkiyeti meydana getiren kişilerin hepsinin bir arada hak sahibi olmaları yer alır. Bu mülkiyette malikler paydaş değil, ortaktır. Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu ortaklıkta, hakkın süjesi ortaklık olmayıp bir bütün halinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır (MK. md. 640/1). Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. TMK’ nun 640/2.maddesine göre “mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.”...
Davalı ... adına kayıtlı olan dava konusu 38927 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalının yapı inşaa ettiğini, yapının değerinin arazi değerinden fazla olduğunu, TMK’nın 724. maddesine göre ileri sürdüğü defi hakkında karar verilmediğini, davalı-karşı davacı ... ile ...’nin karşı davalarının reddinin doğru olmadığını belirterek, istinaf kararının bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir....
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanunun 5754 sayılı Kanunun 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre; ”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.” 5997 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 3201 sayılı Kanunun 6/B maddesi değiştirilerek “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk Türk Borçlar Kanunu'nun temsil ve vekalet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. 6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/975 KARAR NO : 2022/488 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/10/2018 KARAR TARİHİ : 16/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın sahip olduğu "..." şahıs şirketi ile çeşitli firma ve kurumlara yemek hizmeti verdiği, davalı ...'...
Davacı vekilinin 22.08.2016 tarihli replik dilekçesinde; davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olmadığını, davanın haksız rekabet veya haksız fiilden kaynaklanan bir dava olmadığını, 21.07.2003 tarihli sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın tahsiline ilişkin açılan bir itirazın iptali davası olduğunu, 818 sayılı BK m.125'e göre her davanın 10 senelik zamanaşımına tabi olduğunu, 21.07.2003 tarihli sözleşmenin uygulanma süresinin 5 sene olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresinin 21.07.2008'de başlayıp 21.07.2018'de dolacağını, zamanaşımı definin reddinin gerektiğini, derdestlik iddiasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, 1.000.000 USD'lik cezai şartın 50.000 USD'lik kısmının İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ......
K. sayılı veraset ilamında müteveffanın mirası 4 pay itibar edilerek; payı davacı eşi ... ...'e, birer paydan toplam 3 pay ise, eşit oranda evlatlarına intikal ettiğini, ancak Muris ... ... ...'...
nun mirasın gerçek reddi yaptığını beyan ederek davalının mirası reddettiğine ilişkin 12/10/2020 tarihinde kesinleşmiş İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06/10/2020 tarihli, 2020/562 esas ve 2020/668 karar sayılı ilamını sunduğu, ayrıca murisin terekesinin borca batık olduğunu ve hükmen reddedildiğini belirtmiştir....


