WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Bu ilke 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Kanunla fıkraya eklenmiştir. 04.12.1998 tarih ve 1996/4 Esas, 1998/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı'ndan önce 743 sayılı TKM'nin 639 (TMK 713). maddesine dayalı olarak açılan davalarda mülkiyetin hangi tarihte doğacağı ve kazanılacağı konusu gerek uygulamada gerekse de doktrinde oldukça tartışmalı idi. 04.02.1998 tarih ve 1996/ 4 Esas, 1998/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı ile; "kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tapusuz taşınmazların edinilmesine ilişkin TKM'nun 639/1 maddesine göre verilen tescil kararları İnşai-ihdasi (yapıcı-kurucu- yenilik doğurucu) nitelikli kararlardır. Mülkiyet hakkı bu kararların kesinleştiği anda kazanılır.'' görüşü benimsenmişti....

Yine Anayasa’nın “mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağını” içeren 35. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesi (mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 618) hükümlerinin birlikte incelenmesinden varılan sonuç, Türk hukukunda mülkiyet hakkının sosyal (modern) mülkiyet anlayışıyla düzenlenmiş olduğudur. 33. Türk Kanunu Medenisi ve bu Kanunu ilga eden TMK’nın Dördüncü Kitabında ilkin, mülkiyet hakkı düzenlenmiş; ne var ki 683. madde (Türk Kanunu Medenisi m. 618) ile bir tanım verilmemiş, sağladığı yetkilerin belirtilmesiyle yetinilmiştir. 34. Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesine göre; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.” 35....

Yine Anayasa’nın “mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağını” içeren 35. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesi (mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 618) hükümlerinin birlikte incelenmesinden varılan sonuç, Türk hukukunda mülkiyet hakkının sosyal (modern) mülkiyet anlayışıyla düzenlenmiş olduğudur. 33. Türk Kanunu Medenisi ve bu Kanunu ilga eden TMK’nın Dördüncü Kitabında ilkin, mülkiyet hakkı düzenlenmiş; ne var ki 683. madde (Türk Kanunu Medenisi m. 618) ile bir tanım verilmemiş, sağladığı yetkilerin belirtilmesiyle yetinilmiştir. 34. Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesine göre; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.” 35....

Diğer yandan dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış olup, bilindiği gibi 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması hâlinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanununun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni Kanunun 507 ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili olmayacağına” hükmedilmiştir. 22. Kanun gereğince mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kazanırlar (TMK m. 599/1)....

Sonuç itibariyle yukarıda belirtilen ilkeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 22 nolu taşınmaz için davanın reddi doğru olmakla birlikte, 6 nolu bağımsız bölüm açısından kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın tümden reddinin doğru olmadığı vicdani kanaat ve sonucuna vardığımdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum....

Şti. ... ve eşinin de ortağı ve şirketin temsili yetkili müdürü olduğunu, 04.02.1998 tarihinde tüm hissesini 1000 TL bedelle ...’a devrettiğini, noter huzurunda hisse devrinin ... kayıtlarına göre tesciline karar verilmesi talep ettiğini, bu yönde karar verilmesiyle karar verildiği davalı ... vefat ettiğini mirasçılarını mirası reddettiklerini, davanın konusunu kalmadığını karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini beyan etmiştir. Davalılardan ... 13.11.2019 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak, ...’u bıraktığı ve mirasçı ...’un İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı 25.11.2019 tarihli kararla mirasını reddettiği ve TMK m. 605’e göre miras reddinin tesciline, TMK m. 612’ye göre terekenin tasfiyesine karar verildiği, Terekenin tasfiye memurunun davada bu davalıyı temsilen davada bulunması gerektiği belirlendi. Bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme de; İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin .../... E .../......

GEREKÇE : Dava, FSEK'e dayalı maddi tazminat, vaki tecavüzün durdurulması ile kişilik haklarına yapılan saldırıların önlenmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacıya ait vesikalık fotoğrafın davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti.'ye ait ürün/katalog fotoğrafı içerisinde ticari nitelikte kullanıldığı, dosya kapsamında söz konusu fotoğrafın, davacının izni dahilinde kullanıldığında dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumun 5846 sayılı FSEK'in 86. maddesine aykırılık teşkil ettiği mahkemenin de kabulünde olup davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti. tarafından gerçekleştirilen tecavüzlerin durdurulmasına ve internet sitelerinden yaptığı satışlara ilişkin tecavüze esas fotoğrafların kaldırılmasına karar verilmesi isabetlidir. Ne var ki, davacının fotoğrafının davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti.'...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2021 KARAR TARİHİ : 01/02/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı 078139 Nolu 23.12.2021 tarihli 11.961,66 TL tutarında ve 078174 Nolu 30.12.2019 tarihli 10.326,89 TL tutarında 2 adet fatura kesildiği, 2019 yılı muavin defter dökümlerinde bu faturaların görüleceği, davalının davacı yana 22.288,55 TL'lik borcunun bulunduğu ve faturalara ilişkin bir ödemenin yapılmadığı, davalıya karşı 2 adet fatura bedelinin zamanında ödenmemesi sebebi ile takip başlatıldığını, Ankara ....İcra Müdürlüğü’nün 2020/8904 E sayılı dosyasında 23.908,48 TL tutarında icra takibine itirazda bulunulduğu, yapılan bu itirazın sonucu olarak takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek davanın kabulüne, takip...

HD .... esas ..... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ihtilafın muvazaa nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğu, dolayısıyla mahkememizce de iş bu davanın konusunun muvazaa nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğu değerlendirilmiştir....

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, tebligat adresinden de anlaşılacağı üzerine tarafının adresinin ......

UYAP Entegrasyonu