Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2023/632 Esas (derdest) ARA KARAR TARİHİ: 17/10/2023 DAVA: Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil DAVA TARİHİ: 19/09/2023 KARAR TARİHİ: 05/02/2024 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen ara karar davacı vekilince yasal süre içerisinde istinaf edilmiş olmakla Dairemizce öncelikli olarak ( elektronik) dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli olarak tüzel kişiliğe sahip davacı şirket tarafından tüzel kişiliğe sahip davalı şirket aleyhine açılan işbu davada, davalının müşterek ... Mah. ... Cad. ... Merkezi ... Blok No: ......
tanımlanarak, bu ilişkide asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu bildirilmiş, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 12’nci maddesinin son fıkrasında da; asıl işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişi olarak tarif edilmiştir....
Açıklanan bu ilkeler doğrultusunda, davacının davalı apartmanda ne kadar süre ile çalıştığı, başka apartmanlara veya evlere temizliğe gidip gitmediği, kocasının aynı apartmanda kapıcılık yapıp yapmadığı,yapmış ise kapıcılık faaliyetinde eşine yardım şeklinde çalışması olup olmadığı, oturduğu meskenin elektrik ve su aboneliğinin ne zaman başladığı ve aboneliğin kimin adına yapıldığı, apartman yönetiminin ne zaman teşekkül ettiği, davacıdan sorularak ve ilgili kurumlardan kayıtlar getirtilerek belirlenmeli, ayrıca davacının eşinin, dava dışı Orhan Zaim İşcan aleyhine açtığı dava dosyaları celbedilerek davacının çalışma iddialarına ilişkin deliller ve alınan tanık beyanları değerlendirilmeli, davacının çalışma başlangıcı net olarak ortaya konulmalı, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir....
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan ve dava, miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyette bulunduğunu, "......
Sulh Hukuk Mahkemesince karara bağlanarak, anılan mahkemenin 2003/874 Esas, 2004/217 Karar sayılı kararı ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, mahkemece, intifadan men koşulu sağlanmadığı gerekçesiyle 403, 226, 448, 450, 545, 980 ve 1395 parseller ilişkin olarak davacılar ..yönünden davanın reddine, intifadan men koşulunun oluştuğu gerekçesi ile 1543, 303, 1432, 1308, 1338, 1399, 1422 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak tüm davacılar, 1543, 303, 1432, 1308, 1338, 1399, 1422 ve1395 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak davacı ... yönünden ecrimisile hükmedildiği, temyiz konusu yapılan kararda, davacı ... yönünden 2011-2013 yılları arasına yönelik olarak ecrimisile hükmedildiği belirtilmesine rağmen, diğer davacılar bakımından hangi tarihler arasına yönelik olarak ecrimisile hükmedildiğine yönelik açıklama bulunmadığı anlaşılmaktadır....
Almanca dilinde Uluslararası Karayolu Taşımacılığında kullanılan TIR ifadesinin Almanca kısaltılması olduğunu, genel geçer bir ifadenin marka hakkı kapsamında münhasıran kullanılmasının zaten olanaksız olduğunu, Tır yedek parçası satan her dükkandaki değişik markaların kutularında bu kelimenin yer aldığını, çünkü ... yedek parçası satılan ağır arazi taşıtı olan ve dilimize TIR olarak geçen aracın Almancası olduğunu, MarkKHK m. 12 hükmü uyarınca kullanımın dürüst kullanım olduğunu, ticaret unvanının, markasal olmayan ve tescilli olduğu biçimde unvan olarak kullanıldığını bu sebeple marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, Davacının bir diğer talebi olan ... sitesinde tabela, reklam, katalog gibi yerlerde marka kullanımı gibi bir olgunun zaten hiçbir zaman olmadığını, Bu sayılan mecralarda ... isminin ticaret ünvanı olarak kullanıldığını, Markalaştırılmış bir görselin olmadığını, Mevcut hukukî durumda, tescilli bir ticaret unvanının, ticaret unvanı olarak kullanılmasının...
Tanınmış markanın aynı veya benzerinin tanınmış markanın tescilli olmadığı mal ve hizmetlerde markasal olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi için 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki ve aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendindeki şartların gerçekleşmesi gerekmekte olup bu hususu ispat külfeti tanınmış marka sahibine aittir....
Ancak dosya kapsamından, konunun insan sağlığı üzerindeki etkisi ve önemine binaen söz konusu cihazların tıbbi amaçlı epilasyon cihazı gibi üretilip üretilemediği, bu nitelikte üretilen bir cihazın Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamı dışında kalıp kalmayacağı, cihazın yoğunlaştırılmış ışık enerjisi vermesi nedeniyle konunun uzmanı doktor tarafından kullanılmasının zorunluluk arz edip etmeyeceği, bu cihazların uzman doktorlar dışındaki kişiler tarafından kullanılmasının sağlık açısından bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı, bu cihazlarla yapılan işlemlerin tıbbi müdahale niteliğinde olup olmadığı hususlarının tıbben ve bilimsel olarak belirlenmediği ve Sağlık Bakanlığınca hukuken geçerli, somut bilgi ve belgelere dayanan bilimsel bir çalışma yapılıp yapılmadığı, hangi tıbbi ve bilimsel gerekçelerin dikkate alındığı, konuya ilişkin komisyon kurulup kurulmadığı, belirleme yapılırken hangi ölçütlerin göz önüne alındığı gibi hususların objektif, net ve anlaşılır şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır...
Somut olayda ... ili Merkez ilçesi Kavgaz Mahallesi 2484 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan ve kat irtifakı tesis edilen binada 13 nolu bağımsız bölümün işyeri niteliği ile davalı ... adına kayıtlı olduğu, tapu kaydına 27.06.2011 tarihli yönetim planının işlendiği, “bodrumda e-1 depo” şeklinde eklenti bilgisinin bulunduğu, keşifte yapılan gözlemde depo olarak belirtilen bölümün ... tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. 21. Dosya kapsamı ve tüm bu nedenlere göre, işyeri niteliğindeki 13 nolu bağımsız bölümün eklentisi niteliğinde bulunan deponun, bağımsız bölümün mülkiyetine tabi olacağı anlaşılmakla, bağımsız bölümden ayrı olarak kullanılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile sadece gizli fuhşu cezalandırmak değil, aynı zamanda fuhuş yapılan mekanlarda ortaya çıkabilecek zührevi hastalıkların önlenmesi de amaçlanmaktadır. Tüzüğün 96. maddesinde sayılan işyerlerinin yine aynı maddede belirtilen şekilde kullanılmasının önlenmesi bakımından işyeri sahibi ve çalışanlarının gerekli dikkat ve özeni göstermekle yükümlü oldukları açıktır....


