İncelenen dosya kapsamına göre: 1) Davacı Bıçakkışla köyü Tüzel Kişiliğinin kendi köylerine ait mera olduğunu iddia ederek dava açtığı taşınmazın bir bölümünün ......
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla ... Belediyesi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Kaldırma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2017/500 Esas 2017/478 Karar sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazlar mera vasfıyla sınırlandırılarak mahsus siciline yazıldığından meraların mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı ilgili köy/belediye tüzel kişiliğine ait olup, Hazine ile beraber ilgili köy tüzel kişiliğine davanın yöneltilmesi gerektiği, somut olayda ise davanın yalnızca Hazine ve ... Belediye Başkanlığına karşı yöneltilmiş olduğu, 6360 sayılı Yasa uyarınca ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 442 sayılı kanun gereğince Köy Gelişme Alanı Tespit Komisyonunun 02.07.1996 tarihli kararıyla 101 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 442 sayılı kanun gereğince Köy Gelişme Alanı Tespit Komisyonunun 02.07.1996 tarihli kararıyla 101 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ......
Köyü’nde 4342 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan mera tespit, tahdit ve tahsis çalışmaları sırasında 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, ancak anılan taşınmazın hukuken ve fiilen orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek mera sicil kaydının, mera tespit ve tahsis kararının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera sicil kaydı ile mera tespit tahdit ve tahsis kararının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Karara karşı Hazine temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur....
Mahkemece dava konusu yapılan taşınmazın davacı tarafça son 5-10 yıldır kullanılmadığı ve zilyetliğin kesintiye uğradığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine husumet yönelterek adına tespit edilen 111 ada 52 parselin yüzölçümü yaklaşık 50.000 metrekare olduğu halde 5717.25 metrekare olarak eksik tespit edildiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu ibraz edilen 2.10.2006 tarihli teknik bilirkişilerin krokili raporunda dava konusu edilen yerin (A) ile gösterilen 1935.27 metrekarelik kısmının Hazine adına ham toprak vasfı ile tespit edilip kesinleşerek Hazine adına tescil edilen 111 ada 218 parsel içerisinde ve (B) harfi ile gösterilen 24077.66 metrekarelik kısmının ise mera vasfı ile orta malı olarak tespit edilen 111 ada 201 parsel içerisinde kaldığı anlaşılmıştır....
Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 1. ... Köyü tüzel kişiliğinin, ... Valiliğinin 17.10.2019 tarih ve 2019/19 No.lu mera komisyon kararı ile kadimden beri davacı ......
Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ... tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da ...nin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir....
Köyü hudutları içinde ... tevzi komisyonu tarafından mera belirtmesi ile köy tüzel kişiliği adına mera tahsisi yapılmış, 2003 yılında yörede 4342 Sayılı Yasa gereğince çalışan mera komisyonu tarafından da aynı yerler mera olarak sınırlandırılmıştır. ... köyü muhtarı ... Deveci’nin ve azaların 1998 yılında ... Valiliğine ağaçlandırma başvurusu ve valiliğin 03/03/1998 tarihli oluru ile, maliye bakanlığı milli emlak genel müdürlüğü’nün 22.05.2001 tarihli kararı gereğince, ... köyünde çekişmeli taşınmazların da içinde bulunduğu devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliğinde 1.500.000 m2 yüzölçümünde taşınmazın, 178 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 13/d maddesi gereğince orman genel müdürlüğüne ağaçlandırılmak üzere 2 yıllığına tahsis edilmiş, 2 yıl içinde tahsis amacına uygun kullanılmadığı takdirde başka bir yazışmaya gerek olmaksızın tahsis işleminin kendiliğinden kalkacağının belirtildiği,amenajman planı üzerinde krokisi düzenlenmiştir....
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığı; davacı tarafından Hazine’ye husumet yöneltilmek suretiyle dava açıldığı, yargılama sırasında Köy Tüzel Kişiliğinin davaya dahil edildiği, meraların mülkiyetinin Hazine’ye, intifa hakkının ise taşınmazın bulunduğu Köy yada Belediye Tüzel Kişiliğine ait bulunduğu, davanın, malik Hazine aleyhine açıldığı, ancak intifa hakkı sahibinin yeni bir davaya taraf olmalarının engellenmesi için davanın Köy Tüzel Kişiliğinin de huzuru ile yürütülüp sonuçlanmasında bütün tarafların yararı bulunduğu; Köy Tüzel Kişiliği’nin davaya dahil edilmek suretiyle husumetin yaygınlaştırılmasını engelleyen bir hükmün mevcut olmadığı; Mahkemenin isteği üzerine davacı tarafın Köy Tüzel Kişiliğini davaya dahil edip bu suretle taraf teşkilini sağladığından taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri istenerek, işin esasına girilip gerekli değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine...


