kapsamı dışında kalan sair, karşı- davacı bankanın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Karşı davacı bankanın aleyhine açılan itirazın iptali davasında alacağa yönelik itirazlarını ileri sürme olanağı mevcut iken, aynı alacakla ilgili olarak, itirazın iptali davası açıldıktan sonra menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, karşı dava olarak açılan menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddiyle, karşı davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı kredi borçlusu şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde diğer davalıların kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğunu asıl kredi borçlusunun yurt dışındaki ... şirketi lehine açılan 200.000 DEM tutarlı ithalat akreditifine ilişkin harici garanti kredisi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhinde takibe geçildiğini ancak itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve menfi tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit ve itirazın iptali davasına dair karar, davalı-k.davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava; Kiraya veren tarafından açılan ve kiracı tarafından faydalı giderlerin tahsili istemiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava; kiracı tarafından kiralanana dikilen kiraz ağaçı bedellerinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalı kiraya veren tarafından süresinde yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl davada menfi tespit, ipoteğin fekki ve tazminat, birleşen davada itirazın iptali davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. - KARAR - Asıl dava, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit, ipoteğin fekki ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Birleşen dava, genel kredi sözleşmesinden doğan banka alacağının tahsiline dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/312 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve borçlunun itirazının iptaline karar verildiğini, kesinleşen mahkeme kararına karşı menfi tespit davası açılamayacağını beyan ederek, davanın reddini istemiştir . Mahkemece, davalı tarafından başlatılan 2007/2370 Esas sayılı takipte senedin davacı borçluya iade edildiği ve bunun borcun ödendiğine karine teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davaya konu ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2800 Esas sayılı takibi ilamsız icra takibi olup itiraz üzerine durmuştur. Davalı alacaklı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/312 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açmış ve mahkemece itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiş, 08.07.2008 tarihli karar kesinleşmiştir. Bu durumda itirazın iptali davası sonucu kesinleşmiş bulunan icra takibine karşı menfi tespit davası açılamaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, ipotek konusu borcun belge karşılığında 4000 YTL nın ödendiğini, başkaca ödeme yapılmadığını, itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı davacıya oğlu ve şirketi aracılığı ile ipotek bedelinin üstünde ödeme yaptıklarını, dava konusu ipotekle ilgili menfi tespit ve ipoteğin fekki davası açtıklarını, davacının tefeci olup hakkında suç duyurusunda bulunduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/18 Esas sayılı dosyası ile Menfi Tespit davası ikame ettiğini, her ne kadar davalı tarafça açılan menfi tespit davası ile işbu dilekçemizle ikame ettikleri dava, aynı hukuki ilişkiden kaynaklı olarak davalı tarafın borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin olsa da davalı tarafça açılan dava mahiyeti itibariyle bir tespit davası olup verilebilecek hüküm menfi tespit davasının reddi, davalının borçlu olduğu yönünde verilse dahi işbu hükmün yöneltmiş oldukları ilamsız icra takibi üzerindeki itirazın kaldırılması ve takibin devamı yönünde herhangi bir nitelik ihtiva etmeyeceğinden davalı tarafın açmış olduğu menfi tespit davası ile işbu itirazın iptali davasının herhangi bir şekilde derdestlik ilişkisi teşkil etmediğini ve işbu davayı ikame etmekte hukuki yararları olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen mal satımı ilişkisi sonucu teslim edilen malların bedellerine ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından 2022 yılı içerisinde farklı...
K. sayılı ilamında da belirttiği gibi; İtirazın iptali davası açılıp görülmekte iken aynı icra dosyasındaki borç nedeniyle, borçlunun ileri sürebileceği itirazlarını, davalı sıfatıyla itirazın iptali davasında ileri sürme imkanı bulunduğundan ayrı bir menfi tespit davası açmada hukuki menfaati yok ise de somut olayımızda asıl dosya davacı tarafınca menfi tespit davası açıldığında henüz birleşen dosya kapsamında görülen itirazın iptali davası açılmamış olması nedeni ile yani menfi tespit davasının itirazın iptali davasından evvel açılmış olması nedeni ile asıl dosya davacısının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu hususun esası yönünden yapılan yargılamada ise; asıl dosya davacı tarafınca, asıl dosya davalısı banka tarafından dava dışı 3. kişiye kullandırılan kredi sözlemesine kefil olunmuştur....
Bu doğrultuda, öncelikle uzman bilirkişiden, davacının zararının doğup doğmadığı, doğdu ise miktarı hususlarında yukarıda değinilen icra takibi, itirazın iptali ve menfi tespit dosyaları da incelenmek suretiyle rapor alınmasının sağlanması ve vekilin özensizliği (menfi tespit dosyasının temyiz edilip edilmemesi) arasında illiyet bağı ile davalı avukatın kusuru bulunup bulunmadığı değerlendirildikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacının talebi adli yargının görev alanına giren menfi tespit, itirazın iptali veya alacak değil; davalı kurum tarafından verilen abonelik başvurusunun reddine dair kararın iptali ile abonelik işleminin yapılmasıdır. Dolayısıyla davalı kurum tarafından yapılan işlemin denetimi ve yargılaması idari yargının görev alanına girmektedir. HMK md. 115 “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.” şeklindedir. Somut olayda da ön inceleme duruşmasında dava şartlarının incelenmesi aşamasında davalının dava şartı itirazı ve mahkememizin re’sen yaptığı inceleme ile dava konusu itibariyle davanın idari yargının görev alanına girdiği, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartının bulunmadığı kanaatiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir....


