Dosya içeriğinden, davalı kooperatifin, aidat alacağının tahsili amacıyla davacı ortakları aleyhine takip başlattığı, davacıların itirazı üzerine duran takiplerin canlandırılması amacıyla eldeki menfi tespit davasından önce davalı kooperatifçe davacı ...aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/98 Esas, davacı ... aleyhine aynı mahkemenin 2009/100 Esas sayılı dosyalarında itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Davacılar, eldeki itirazın iptali davasında, takip konusu dosyalardaki borç nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini istemektedirler. İlamsız takibe karşı süresinde itirazda bulunan borçlunun itirazı üzerine takibin durmuş olması nedeniyle buna rağmen menfi tespit davası açmada hukuki yararı yoktur. Keza, alacaklının itirazın iptali davası açmasından sonra da borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Çünkü, borçlu açılacak veya açılmış olan itirazın iptali davasında borçlu olmadığına dair savunmalarını ileri sürme olanağına sahiptir....
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, cari hesaptan kaynaklanan 6.100 TL.alacak gözükse de İcra takibine konu alacağın açıkça 16.02.2007 tarihli 865432 nolu faturaya dayandırıldığı, bu faturadan sonra da mal alış verişinin devam ettiği 7 adet fatura daha kesildiği menfi tespit davasının davacısı, birleşen itirazın iptali davasının davalısının yaptığı ödemeler nazara alındığında takibin Dayanağı fatura bedelinin fazlası ile ödendiği gerekçeleri ile menfi tespit davasının kabulüne, icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, birleşen itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı vekilince temyiz edilmiştir....
Ticaret Mahkemesi’nin 2001/537 Esas, 2002/954 Karar sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığını ve davalının menfi tespit davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, feragatın kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağından ve davalının borcunun tanık Halil İbrahim Yener’in beyanı ile de doğrulandığından davalının çekten dolayı borçlu olduğunun kabulüne, itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren % 43 ve değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2006/4625 Esas, 2006/11739 Karar Sayılı 08.12.2006 tarihli ilamında belirtilen nedenlerle bozulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit, itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-birleşen davalı tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 28.03.2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı-birleşen davacı vekili adına gelen olmadı. Karşı taraf davalı-birleşen davacı vekili Av.....Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; .......
Alacaklı itirazı gidermediği sürece borçlunun üzerine gidemeyeceğinden itirazın giderilmesi için sadece itirazın iptali davası yoluna başvurabileceğinden, bu yola başvurması halinde borçlu savunma sebeplerini ileri sürebileceğinden bu aşamada menfi tespit davası açmakta korunmaya değer hukuki yararının bulunduğu kabul edilemez. Kaldı ki, alacaklı banka dava dilekçesi tebliğ edilmeden takipten feragat ettiğine ilişkin bir dilekçe sunmuştur. Açıklanan nedenlerle menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun (1) nolu benddeki temyiz itirazlarının reddine ilişkin gerekçesine katılmıyorum....
Davalı vekili, dava konusu icra takibine ilişkin tarafları ve konusu aynı olan itirazın iptali davasının derdest olduğunu , dolayısıyla davacı tarafından ileri sürülen taleplerin yeniden dava konusu yapılamayacağını,müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmede davacıların müşterek ve müteselsil kefil olduklarını ,ayrıca davacı ... 'ın ipotek verdiğini ,dava dışı şirketin kredi borcunun ödememesi üzerine , hesabın kat edilip ,takip yapıldığını savunarak davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın derdestlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiş , hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava itirazın iptali davası açıldıktan sonra aynı konu ile ilgili açılmış menfi tespit davasıdır. Her iki davanın talep sonucu da farklı olduğundan derdestlikten bahsedilemez....
Davalı vekili, menfi tespit davasında ileri sürülen iddiaların itirazın iptali davasında da ileri sürülebileceğini, davacının dava dilekçesinin, itirazın iptali davasındaki savunma dilekçesi ile neredeyse birebir aynı olduğunu, bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, aynı alacak nedeniyle taraflar arasında ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/208 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının görüldüğü, dosyanın halen derdest bulunduğu, duruşmasının 20.06.2013 tarihine bırakılmış olduğu ve bu hale göre davacının ayrıca menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, HMK. m. 114/h ve 115. uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, yasal şartları bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair verilen karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
TTK'nın 5/A maddesinin birinci (1) fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. 12....
Taraflar arasında itirazın iptali davası açılmadan önce ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/184 E. sayılı dosyası ile 06.05.2014 tarihinde bu dava dosyasındaki cari hesap alacağına esas teşkil eden çekleri de kapsar şekilde davacı tarafından davalı hakkında davalının yapmış olduğu icra takibi nedeniyle menfi tespit istemini içeren dava açıldığı ve mahkemece karar verildiği fakat kararın halen kesinleşmediği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasından önce açılan menfi tespit davasının bu dosya sonucunu doğrudan etkileyeceği dikkate alınarak menfi tespit davasının bekletici sorun yapılması gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Esas sayılı dosyasının taraflarının aynı olması, her iki davada da 199.479,24TL kaçak tahakkuk bedeli ve 137.393,35TL kaçak ek tahakkuk bedeline ilişkin faturaların toplamı olan 336.872,59 TL bedelin yargılama konusunu oluşturduğu, mahkememizin işbu dosyasının aynı dava konusu borca ilişkin itirazın iptali istemine, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasının ise borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkilediği, dosyamızın diğer dosya ile hukuki ve fiili bağlantısı bulunduğundan ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca, yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/... Esas, 2020/... Karar Sayılı, 02.06.2020 Tarihli "... İtirazın iptali davası, menfi tespit davasından daha geniş talepli bir dava olduğu için aralarında derdestlik anlamında bir ilişki bulunmamaktadır....


