WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava menfi tespit, birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Asıl davaya konu 10/07/2021 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından lehtar olarak davalıya keşide edildiği görülmüştür. Dayanak Eskişehir 4.İcra Müdürlüğünün 2021/3667 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 21/06/2021 tarihinde birleşen davada davacı alacaklı tarafından birleşen davada davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı bakiye alacak için 66.122,75 TL asıl alacak, 1.586,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.708,79 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır....

Davalı vekili, davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını bu nedenle davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında görülmekte olan Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/630 esas sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu menfi tespit davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili istinafa başvurmuştur....

Menfi tespit davasından sonra ‘karşılık dava’ veya ‘ayrı bir dava’ olarak “itirazın iptali davası’’ açılması ya da alacaklı tarafından bir ‘alacak davası’ açılması mümkündür. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2017/19-892 ESAS 2020/305:"İtirazın iptali davası, menfi tespit davasından daha geniş talepli bir dava olduğu için aralarında derdestlik anlamında bir ilişki bulunmamaktadır. Ancak menfi tespit davası ile itirazın iptali davasında alacağın var olup olmadığı, yani aynı vakıa tartışılacağı için farklı sonuçlar çıkmaması amacıyla iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesi mümkün olmazsa duruma göre davalardan birinin bekletici mesele yapılması gerekir."...

Bu sebeple itirazın iptali davası açıldıktan sonra takip konusu borçla ilgili olarak borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira menfi tespit davasında ileri süre- bileceği borçla ilgili iddiasını itirazın iptali davasında savunma sebebi yapabilmekte ve savunmayla ilgili tüm delillerini gösterebilmektedir. (Yargıtay 19 HD'nin 2016/15783 E.- 2018/527 K. nolu 12.02.2018 tarihli, 2016/16979 E.- 2017/3718 K. nolu 11.05.2017 tarihli ve 2015/9828 E.- 2016/3214 K. nolu 26.02.2016 tarihli ilamları) Somut olaya gelindiğinde, davalı ...'ın dava konusu faturalarla ilgili olarak davacı borçlu aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe giriştiği, borçlunun itirazı nedeniyle takip durduğundan takip alacaklısı durumundaki ... tarafından davalı borçlu aleyhine, 26.10.2023 tarihinde İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahke- mesi'nde 2023/693 E. Sayılı itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır....

M. 141) ( Yargıtay Üyesi ... ; İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları, Genişletilmiş 4. Baskı).) Mahkememiz dosyası arasına celp edilen İstanbul CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasının iddianamesinin incelenmesinde; davalı ...'nın sanık olmadığı anlaşılmakla dolaysıyla iyi niyetli 3. Kişi konumunda olduğu, davacılar tarafından "bilerek borçlunun zararına hareket ettiği" hususuda ispat edilemediğinden davacının davasının reddine karar verilmiştir. Davalı yan icra inkar tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak yukarıda açıklamasını yaptığımız gibi icra inkar tazminatı itirazın iptali davasında talep edilebilecek bir husustur. Eldeki dava menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında icra inkar tazminatı gibi bir talep olmayacağından 6100 sayılı HMK'nın 26....

Vek.Av.... aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 12.5.2010 gün ve 435-271 sayılı hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Davacı yanca davalı aleyhine açılan ana davada (menfi tespit) davasının reddine, davalı tarafından davacı aleyhine açılan birleştirilen itirazın iptali davasında ise davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmektedir. Her iki hükmü de temyiz eden davacı (birleşen davanın davalısı) vekiline redddilen menfi tespit davası ile ilgili maktu temyiz harcı yatırılmış ise de birleşen dava ile ilgili ödenmesi gerekli nisbi temyiz harcının yatırılmadığı dosya arasındaki harç alındı belgesinin tetkikinden anlaşılmıştır....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Tarih : 15/07/2008 Nosu : 249/239 Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılardan ... AŞ.vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... Varlık Yönetim AŞ.vek.Av.Nilüfer Bahar gelmiş, diğer davalı ile davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl dava, takipten önce açılan menfi tespit davası, birleşen dava ise itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yalnızca asıl dava hakkında hüküm kurulmuş, birleşen dava ile ilgili hüküm kurulmamıştır. Hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....

Mahkemece aynı bonolara dayanarak açılan itirazın iptali davası ile menfi tespit davasının taraflarının aynı olduğu, derdestlik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... 30.01.2003 vadeli 20.000 TL, 28.02.2003 vadeli 20.000 TL bedelli bonolara dayanarak 08.09.2003 tarihinde 2003/3251 sayılı dosyadan takibe geçmiş, 23.02.2005 tarihinden takip şeklini iflasa çevirmiş, iflas ödeme emri borçlu kooperatife 08.03.2005 tarihinde tebliğ edilmiş, İİK.nun 156.maddesinde öngörülen 1 yıllık sürede iflas davası açılmadığı gerekçesiyle yenileme muhtırası tebliği reddedilmiştir. Davalı Kooperatif takip konusu aynı bonolardan dolayı ... ve ...A.Ş aleyhine menfi tespit davası açmıştır....

Yargıtay içtihatlarında defaatle değinildiği üzere menfi tespit davası bir tespit hükmü kurulmasına ilişkin olduğundan, tek başına takibin devamı için yeterli değildir. Dolayısıyla alacaklının menfi tespit davası üzerine itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı olduğu kabul edilebilir. Fakat itirazın iptali davasının reddi kararı üzerine menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Çünkü alacağın varlığı yahut yokluğu yönünde araştırma zaten itirazın iptali davasında yapılmış ve bu konuda menfi tespit davasında yeniden aynı araştırmanın yapılmasına lüzum bulunmamaktadır. İtirazın iptali davası pasif husumet yokluğundan, davacının ilgili abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığı da mahkeme gerekçesinde ve hükmünde kabul edildiğinden, davalının ilgili takibe devam edebilme olanağı kalmamıştır. Davacının ilgili takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararı yoktur....

Mahkemece, toplanan delillere göre davacının taraflar arasındaki daha önceden görülen menfi tespit davası sırasında 4.500 YTL’lik senede karşılık 6.000 YTL değerindeki ineklerini rızasıyla verdiği ve o davada alacaklı olduğunu ileri sürmediği, davacının menfi tespit davası kesinleştikten sonra alacaklı olduğunu düşünerek takip başlatıp itirazın iptali davası açmasının hakkaniyete uygun olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 01.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu