Ticaret A.Ş.nin davalı ...aleyhine açtığı birleşen menfi tespit davasına yönelik olarak davalı ...vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davalı ...nin davacı ...Ş. aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldıktan sonra davacı ...'nın aynı ticari ilişkiye ve delillere dayanarak borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Hukuki yarar, dava şartı olup, mahkemece resen nazara alınması gerekir. Menfi tespit davasında ileri sürülen iddialar itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, somut olayda eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında da hukuki yarar bulunmadığının gözetilmemesi de isabetsizdir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ......
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/94 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığını, davacının itirazın iptali davasından sonra aynı borç ile ilgili açtığı menfi tespit davasında hukuki yararının olmadığı gibi iki dava arasında da derdestlik ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin hafriyat ve nakliyat hizmeti verdiğini, davacının yapımını üstlendiği ... inşaatına malzeme temini sağlandığını, borçların ödenmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Davacı borçlunun aleyhindeki itirazın iptali davasında borçlu olmadığı yolundaki savunmalarını ileri sürebilmesi mümkün olduğundan itirazın iptali davası açıldıktan sonra aynı konuda menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartlarından olup mahkemece re’sen gözetilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden işin esasına girilip, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Takibe konu edilen senetle ilgili davacı tarafından menfi tespit davası açıldığı sırada aynı senetle ilgili Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davasında 2011/128 E.- 2012/32 K.sayılı kararın verildiği ve temyiz aşamasındaki bu kararın henüz kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında halen derdest bulunan itirazın iptali davasına karşı davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; somut olayda menfi tespit davası ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1 -H uyarınca usulden reddi gerektiğini, davacının da belirtmiş olduğu üzere huzurda görülmekte olan davanın konusunu oluşturan ve davacı şirket tarafından ödenmeyen 133.994,15-TL'lik borç icra takibine konu olan 679.485,84-TL'lik cari hesap bedeline dahil olduğunu, bu sebeple davacı tarafından itirazın iptali davasına konu olan aynı faturalar sebebi ile ayrıca menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, alacaklının itirazın iptali davası açmasından sonra borçlu tarafından menfi tespit davası açılamayacağını, çünkü bu davacı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerek doktrinde ve gerekse uygulamada tereddütsüz kabul edildiğini, davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu bildirmesi, açıklaması ve gerekirse ispat etmesi gerektiğini, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önceden açılmış ve...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit, itirazın iptali ve alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl ve birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/838 Esas, 2010/463 Karar sayılı davanın reddine, birleşen ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/387 Esas – 2009/420 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen dava davacı ve birleşen dava davalıs..... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-birleşen dosya davalı vek. Av. ... ile davalı birleşen dosya davacı vekili Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, birleşen alacak ve birleşen menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen alacak davasının reddine, birleşen menfi tespit davasının kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen alacak davasında davacı- birleşen menfi tespit davasında davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili asıl davada, davalı ile aralarındaki üye işyeri sözleşmesinden doğan alacaklarının tahsiline yönelik icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı hakkında icra inkar tazminatına kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davada, davacı bankanın kredi kartı müşterinden tahsil edemediği tutarları davalıdan talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir....
Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Daha önce...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/353 E., 2012/192 K. nolu dosyasında görülen davada.... tarafından... ve ... aleyhine itirazın iptali davası açılmış, sözkonusu davada alacağın temliki nedeniyle ... davacı Vakıfbank yerine davaya katılmıştır. Dairemizin 19.02.2014 tarihli, 2013/17044 E., 2014/3234 k. nolu kararı ile yukarıda anılan mahkeme kararı bozulmuştur. Aynı alacak sebebi ile açılan itirazın iptali davası görülmekte iken borçlunun ayrıca menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacı tarafın menfi tespit davasında ileri sürdüğü, temliknamenin muvazaalı olduğuna dair iddiasını görülmekte olan itirazın iptali davasında da defi olarak ileri sürme imkanı her zaman bulunmaktadır. Kaldı ki, anılan bozma kararında da temliknamenin var olup olmadığının, geçerli bir temliknamenin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir....
Dava, itirazın iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali isteminin kabulüne, menfi tespit isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, 15/05/2015 havale tarihli imzalı dilekçe ile davacı vekili Av. R.. Ö..'in iş bu defa temyiz talebinden feragat ettiği görüldüğünden, vaki feragat sebebiyle temyiz dilekçesinin REDDİNE, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Tüketici Mahkemesinin 2007/691 Esas sayılı dosyasıyla açtıkları menfi tespit davasının 07.05.2009 tarihinde sonuçlandığını ama kararın kesinleşmediğini, her iki davanın aynı nitelikte bulunması nedeniyle davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bu dosya talebi ile ... Tüketici Mahkemesinin 2007/691 Esas sayılı dava dosyasına konu edilen borçla aynı olduğu, aynı borç dönemlerini kapsadığı ve aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. ... Tüketici Mahkemesi’nin 2007/691 Esas sayılı davası, menfi tespit davası olup, menfi tespit davasında verilen hüküm, davacı alacaklının ilamsız icra takibine devamını sağlamaz. Bu nedenle davacı alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı vardır. Mahkemece davacının icra takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktar belirlenmelidir. Ayrıca ......


