WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

alacaklı olduğunu, bununla birlikte bazı durumlardan ispat yükü alacaklıya geçebileceğini, tüm bu nedenlerle öncelikle, daha fazla zarara sebebiyet verilmemesi açısından, icra takibinin müvekkili yönünden teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, sonrasında da, Menfi tespit davalarının müvekkili ... yönünden kabulü ile takibin müvekkili .... yönünden iptali, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, takibin haksız ve kötüniyetli olması sebebi ile de %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....

-TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, müvekkilinin açtığı menfi tespit davasının kabul edilerek davalıya borçlu olmadığına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin bu davanın devamı sırasında davalıya yukarıda anılan dosyanın borcunu ödemek zorunda kaldıklarını, davalıya ödenen bu miktarın tahsili için İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün 2007/15825 sayılı dosyasında yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının daha önce aynı bonodan dolayı menfi tespit davası açtığını, davacının müvekkiline borçlu olmadığına dair verilen kararın kesinleştiğini belirterek, kesin hüküm itirazında bulunmuş, davacının icra takibinde asıl alacağı göstermediğini, fahiş faiz talebinde bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıya 22.07.2003 vade tarihli 2.800.00....

Menfi tespit davasından sonra karşılık dava veya ayrı bir dava olarak itirazın iptali davası açılması mümkündür (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 87-88, 119). İtirazın iptali davası, menfi tespit davasından daha geniş talepli bir dava olduğu için aralarında derdestlik anlamında bir ilişki bulunmamaktadır. Ancak menfi tespit davası ile itirazın iptali davasında alacağın var olup olmadığı, yani aynı vakıa tartışılacağı için farklı sonuçlar çıkmaması amacıyla iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesi mümkün olmazsa duruma göre davalardan birinin bekletici mesele yapılması gerekir (Kuru, s.88, Akkan, M.: İcra Hukukunda Menfi Tespit ve İtirazın İptali Davası Arasındaki Derdestlik ve Kesin Hüküm İlişkisi, DEÜHFD 2010, Cilt 12, Sayı 2, s. 1-41)..." şeklinde tespit değerlendirmeler bulunduğu görülmüştür. Dosya kapsamı ve ... 8....

Tüketici Mahkemesine açtıkları 2004/2319 esas sayılı menfi tespit ve takibin iptali davası sonucunun beklenmesi gerektiğini savunmuşlar ise de borçlular hakkındaki icra takibinin kesinleştiği ve menfi tespit davasının tasarrufun iptali davasıdan sonra açıldığı anlaşıldığından bekletici mesele yapılması konusundaki talep yerinde değildir. Bu nedenlere ve kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin yerinden görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 164.25 YTL kalan onama harcın temyiz eden davalılardan alınmasına 30.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Esas sayılı dava dosyası UYAP sistemi üzerinden celp ve tetkik edilmiştir. Celbi talep edilen ve davacı yanca birleştirilmesi talep edilen dava dosyasının huzurdaki davada davalı konumunda olan kişi tarafından açılmış menfi tespit davası niteliğinde olduğu; huzurdaki davanın ise sonra açılan itirazın iptali davası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davası ile itirazın iptali davası arasındaki hukuki ilişkinin ortaya konulmasına yönelik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-892 Esas, 2020/305 Karar sayılı ilamında, "...İtirazın iptali davasından önce menfi tespit davası açılması durumunda sonra açılacak itirazın iptali davasında hukuki yararın var olduğu kabul edilmektedir. Menfi tespit davası sonucunda (davanın reddi) alınan kesin hüküm itirazın iptali davası açılmaksızın icra takibinin devamını sağlamayacaktır....

Somut olayda davacı vekili, davacı aleyhine ... 6.İcra Dairesinin 2012/733 Esas sayılı dosyası ile 40.000,00 TL bedelli ilamsız icra takibinin ... tarafından ikame edildiğini, bu takibin MERNİS adresinde muhtara yapılan tebligatlar sonucunda kesinleştiğini, dayanak olarak hiçbir belge ve döküman olmaksızın yapılan haksız takibe karşı davacının hiçbir borcu olmaması sebebiyle menfi tespit davasının ikame olduğunu, dava devam ederken davalı vekili tarafından davanın kabul edildiğini, ... 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/397 Esas 2013/464 Karar 09/10/2013 tarihli karar ile alacaklıya bu şekilde borçlu olmadığının tespit edildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini, alacaklı ...'a karşı açılan menfi tespit davası devam ederken ...'ın icra takibini alacağın temliki yoluyla davalı ...'e temlik ettiğini, temlik sonucunda ...'...

İNCELEME VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibinde borçlu olmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur. ------- sayılı dosyası celp edilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın------- dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin açılmış olan menfi tespit davası olduğu, davanın dava dilekçesi ile şimdilik--- dava değeri gösterilerek açıldığı, davaya konu icra takibinin ---- asıl alacak olmak üzere, toplam--- üzerinden başlatılmış olduğu, icra takibine konu bononun ---- olduğu, davacı tarafa --- tarihli duruşmada verilen ara karar gereğince, davacı tarafın ---- beyan dilekçesi ile kısmi dava açtıklarını bildirmiş oldukları, daha sonraki------- tarihli dilekçesi ile beyanını icra takibinin tamamı hakkında borçlu olmadığının tespiti olarak düzelttiği görülmüştür....

İcra Müdürlüğünün 2017/19381 sayılı dosyası ile yapılan takibinde 19.240,41 TL üzerinden icra takibine girişilmiş olup idarenin 19.240,41.TL icra takip talebi konusunda, 1104 m3 su ve atık su bedelleri ile gecikme zamanı ve KDV.si dahil hesaplamanın 11.937,45.TL lik bölümünde haklı olduğundan, 11.937,45.TL lik bedel üzerinden icra takibinin devamı gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, davacı tarafın su abonesi olduğu davalı ...'ye karşı açtığı su aboneliği borçlu bulunmadığına dair menfi tespit davası olup birleşen dosya ise birleşen dosyanın davacısı ... tarafından, birleşen dosyanın davalısına karşı su aboneliğinden kaynaklanan borcuna karşı başlattığı icra takibine karşı borçlunun itiraz etmesi üzerine duran icra takibinin devamı için açtığı itirazın iptali davasına ilişkindir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çek dayanak yapılarak icra takibine giriştiğini, ancak çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, çekin ve icra takibinin iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

Ödeme emrine süresinde itiraz etmiş borçlunun da menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.Çünkü ilamsız takibe itiraz halinde yalnızca takibin durmasını sağlamakta olup icra takibini ortadan kaldırmamaktadır.Takibin iptali ise menfi tespit davasının sonunda hüküm altına alınacak bir sonuçtur.Aksinin kabulü borçluyu,itirazın iptali davasının açılmasını beklemeye zorlamak ve alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılana dek sürüncemede kalmış --- altında tutacak olup borçlunun hukuki yararı var kabul edilmelidir.Hukuk Genel Kurulu da bu görüşte olup,Yargıtay dairelerinin eski tarihli kararlarında aksi görüşte kararlar mevcut olsa da güncel kararları da bu yöndedir....

UYAP Entegrasyonu