Ancak menfi tespit davasında davanın kabulü halinde icra takibinin ayrıca iptaline karar verilmesi gerekmediğinden mahkemenin takibin iptali istemini ayrı bir dava gibi nitelendirerek görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz ise de bu konu temyiz sebebi yapılmadığından göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi 2014/35129 E. 2015/3005 K. 17.02.2015 tarihli kararında"borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında, alacaklı bu davaya katılmış ve alacak iddiasını ileri sürmüş ise, borçlunun açtığı menfi tespit davası da zamanaşımını keser....
Fakat bu halde borçlu kiracı icra dairesine ödemiş olduğu paranın kiralayana ödenmesine muvafakat etmediğinden ve böylece temerrüde düşmüş olacağından icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verir. Borçlu kiracının ilamsız tahliye talebinden sonra menfi tespit davası açması icra mahkemesinin İİK 269/c maddesi hükmüne göre alacaklı kiralayanın tahliye talebini incelemesine ve tahliye kararı vermesine engel değildir. Ancak menfi tespit davasına bakan mahkeme, borçlu kiracının talebi üzerine ve teminat karşılığında, tahliye kararının icrasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir. Kaldı ki borçlu kiracı icra mahkemesinin tahliye kararının kesinleşmesinden sonra da menfi tespit davası açabilir zira icra mahkemesi kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. İİK'nun 72/V.maddesi gereğince menfi tespit davası borçlu kiracı lehine hükme bağlanırsa ilamsız tahliye takibi derhal durur. Bundan sonra artık icra mahkemesi tahliye kararı veremez....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/834 Esas sayılı menfi tespit davasına ilişkin dosyasında verilen 29.09.2021 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile "icra takibinin 28.09.2021 tarihinden önce açılmamış olması kaydıyla talebe konu bonolar hakkında icra takibinin borçlu yönünden yapılmasının tedbiren durdurulmasına karar verildiği, takipten önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemece, 29.09.2021 tarihli ara kararı ile davacı hakkında menfi tespit davasına konu beş senet hakkında yeni takip yapılmamasına karar verildiği, anılan tedbir kararı nedeniyle tedbire konu senetler hakkında icra takibine başlanılması mümkün olmadığı, bu tedbir kararına rağmen yapılan takibin iptal edilmesinin gerekli olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile yapılan takibin iptaline karar verilmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2013/22509 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalı işverenlik tarafından alınan senetler niteliğinde olduğunu, Mahkemece söz konusu bonoların iptali ve haksız şekilde kesilen tutarların iadesi amaçlı menfi tespit davası açılmasının zorunlu olduğunu, iddia ederek davalı tarafından icraya bonoların davacının davalıya herhangi bir nam ve bedel adı altında borçlu olmadığından iptal edilmesi amacı ile borçlu olmadığının tespiti taleplerinin kabul edilmesini, haksız yapılan icra kesintilerinin iadesini yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı işveren üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekilince cevap dilekçesinde özetle; davacıdan alınmış bir yada takibe konulmuş bir senetin olmadığını, davaya konu edilen icra takibinin örnek 7 ilamsız takip olarak açıldığını davacı tarafça itiraza uğramayan takibin kesinleştiğini, davacıdan alınan İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2013/22509 E....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/560 Esas KARAR NO : 2022/836 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2022 KARAR TARİHİ : 22/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin,----- çeke dayanarak----esas sayılı dosyası üzerinden kötü niyetli bir şekilde ---- senetlerine özgü icra takibi başlattığını, hal böyle olunca işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, icra takibinin dayanağı olan çeki müvekkili ---- adresine --------- ------ ----- ile gönderildiğini fakat çekin adrese ulaşmadığını, başka bir ifade ile çekin kaybedildiğini, hal böyle olunca taraflarınca ---------- Ticaret Mahkemesi'nde ihtiyati tedbir talepli çek iptali davası açıldığını, açılmış olan bu davaya ilişkin yargılamanın halihazırda ------ esas sayılı dosya üzerinden devam ettiğini, tedbir talebinin de mahkeme tarafından...
Bu nedenle, davacının icra takibinin durdurulması yönünde dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak, davacı icra takibinin durdurulması talebi dışında, icra takibinin ve ödeme emrinin iptali yönünde de talepte bulunmuştur. Bu son talebin, "davalı kamu kurumuna borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi..." şeklinde değerlendirilmesi ve davaya menfi tespit davası olarak bakılıp, sonuçlandırılması gerekmektedir. Mahkemenin, davacının tüm taleplerini kapsar şekilde, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki gerekçesi isabetli değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı temyiz dilekçesi ile; şikayete konu menfi tespit kararının kesinleşmeden icraya konulmasının mümkün olmadığı beyanıyla anılan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı borçlular tarafından genel mahkemelerde açılan ve lehlerine sonuçlanan menfi tespit davasının kabulü kararından sonra icra takibinin durdurulması gerektiğine yönelik şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 72/5. ve sair ilgili mevzuat 3....
İcra Müdürlüğü'nün 2011/5658 E sayılı dosyası ile haksız olarak takip başlatıldığını ileri sürerek; müvekkilinin davalıya 11.945,76 TL borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile, Kayseri 6. İcra Dairesi'nin 2011/5658 E sayılı icra takibinin kısmen iptali ile 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibinin devamına; davacı vekilinin kötü niyet tazminatı ve davalı vekilinin icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasındaki taşınmaz satım sözleşmesinden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/11/2014 NUMARASI : 2013/340-2014/403 Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 16.09.2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit, icra takibinin iptali ve kötüniyet tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; icra takibinin iptaline, tazminat talebinin reddine dair verilen 18.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 22.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


