WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Davalı vekili, davacı ve annesi hakkında başlatılan icra takibine davacının itiraz ettiğini, itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece davacının itirazının iptaline karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, aynı icra takibine ilişkin menfi tespit davası açılmasının kesin hüküm nedeniyle mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının kendisi ve annesi ... hakkında başlatılan icra dosyasına itiraz edildiği, itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verildiği, kararın kesinleştiği, aynı icra takibi ile ilgili tekrar menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığı, icra takibine ilişkin olarak verilmiş kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....

İcra Dairesinin --------- Esas takip tarihi sonrası ibra niteliğinde olan ve borcun fazlasıyla ödendiğine ilişkin ------ tarihli davalı tarafından karar alındığını, ihtarnamedeki borç miktarını çıkarma kararından sonra ödendiğinden yönetim kurulunun --- ---- ile ortaklıktan çıkarma kararı kaldırılmış olup ortaklığın devam ettiğini, davacının --------- tarihinde borcunun olmadığının gözüktüğünü, İstanbul Anadolu -----. İcra Dairesinin -------- Esas sayılı dosyadan dolayı herhangi borcun olmadığının menfi tespitine, takibin iptalini, davalının kötü niyetli olduğu gözetilerek İİK 170.madde dahilinde dava değerinin %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme ve dava dilekçesi içeriğine göre; menfi tespit davası ile iptali istenilen İstanbul Anadolu ------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali davasının, İstanbul Anadolu -----....

İcra Hukuk Mahkemesi' nde açtığı davanın çek iptali davasına taraf olmayan müvekkili bakımından çekle ilgili olarak takip yapılmasına engel olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, davacının bu kez de işbu menfi tespit davasını açtığını, ancak her ne kadar dava dilekçesinde menfi tespit olarak nitelendirilmişse de, dava dilekçesinde talep edilenin takibin iptali olduğunu, bu talebin icra mahkemelerinde görülebileceğini ve zaten davacının bu yönde açtığı ve reddedilmiş bir davanın olduğunu, davacının dilekçesinde borcu olmadığına ya da ödediğine dair hiçbir beyanının da olmadığını, ciro silsilesine göre davacının borçlu olduğunu, davacının müvekkili davalının kötü niyetini ya da çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu ispatlamadıkça müvekkilinin yetkili hamil olduğunu belirterek, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/426 Esas KARAR NO : 2022/537 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2022 KARAR TARİHİ : 01/08/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... 25. İcra Müdürlüğü' nün ...esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını, ... 14 İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrillmesi yoluyla takip başlattığını, takiplerin iptali için davanın kabulüne karar verildiğini, dosyanın istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemsi 20....

Davalı vekili, iş bu davanın konusu ile ilgili olarak Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/372 Esas sayılı itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu, bu davada ileri sürülen iddiaların itirazın İptali davasında da savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, borçlunun davacı sıfatıyla menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının menfi tespit davasında ileri sürdüğü iddiaların daha önce açılmış bulunan ve davacının bilgisi bulunan itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden davacı borçlunun iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....

Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır .... Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde.....ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler....... K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. İtirazın iptali davasından önce menfi tespit davası açılması durumunda sonra açılacak itirazın iptali davasında hukuki yararın var olduğu kabul edilmektedir. Menfi tespit davası sonucunda (davanın reddi) alınan kesin hüküm itirazın iptali davası açılmaksızın icra takibinin devamını sağlamayacaktır....

Dava açan kişinin ayrıca dava açmakta hukuki bir yararı bulunmalıdır.Tespit davalarında bu arada menfi tespit davasında davacının davanın açılmasında hukuki yararı bulunmalıdır. Davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu bildirmeli, açıklamalı ve ispat etmelidir. (Kuru Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, c.II.s.1368) Yapılan bir icra takibine itiraz üzerine, alacaklı tarafından “itirazın iptali” davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar, itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadığı bir evrede menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Elde ki dava itirazın iptali davasının kabulüne karar verildikten sonra açılmıştır....

Bu durumda, davacı, ödeme nedeniyle İİK.nun 71/1.maddesi gereğince icra takibinin iptali talep adilen uyuşmazlığın, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Anamur İcra Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 28.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İİK.nun 150. maddesine göre icra takibinden sonra ipoteğin iptali (fekki) davası açılması halinde İİK.nun 72. maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılabileceğine (İİK md. 72) göre icra takibinin yapıldığı Adana Mahkemeleri yetkilidir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek deliller değerlendirilip varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTAL, TESCİL, ALACAK VE MENFİ TESPİT Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ... ili ... ilçesi ... Köyünde oturduğunu, ...'a gitmediği ve kredi kartının bulunmadığı halde sahte kimlik kullanılmak suretiyle davalı bankadan kredi kartı alınıp kredi çekildiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hakkında icra takibi başlatıldığını, icra takibinin bilgisi dışında kesinleştirilerek kayden malik olduğu 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazın alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edildiğini, icra ve satışa ilişkin tebligatların sahte kimlik kullanan kişinin kredi kartı sözleşmesi düzenlenirken verdiği adrese gönderildiğini, kendisine tebligat yapılmadığını, arsanın üzerindeki satılık yazısı üzerine 26.01.2009 tarihinde haberdar olduğunu, davalı bankanında taşınmazı 15.01.2009 tarihinde diğer davalı ...'...

UYAP Entegrasyonu