İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2007/516 E. 2008/291 K. sayılı dosyasındaki dava konusu aynı olmakla kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı yan, davalı ile aralarında bir ticari ilişki bulunmadığını ve dava konusu çekten kaynaklanan herhangi bir borcunun olmadığı iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunmuştur. İcra takibinin iptali istemli icra hukuk mahkemesine başvurulması ve istemin reddine karar verilmiş olması genel mahkemelerde menfi tespit davası açılmasına engel değildir. Zira dar yetkili ve şekli inceleme yapan icra hukuk mahkemesi kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Kaldı ki, mahkeme kararında kesin hüküm olarak belirtilen Kartal 1. İcra Hukuk Mahkemesi dosyası dava konusu çekteki imzaya itiraz davasıdır ve mahkemece imza incelemesi yapılmak suretiyle karar verilmiş olup, işbu davada davacı çekin dayanağı borç ilişkisinin bulunmadığını iddia etmektedir....
Mahkemece icra takibinin durdurulmasına karar verildiğinden ve icra hâkimi de mahkemenin vermiş olduğu bu kararı yorumlayamayacağından, mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile......
Yukarıda belirtilen kanun maddesi doğrultusunda yapılan değerlendirmede her ne kadar Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülmekte olan menfi tespit davasının mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davası yönünden bekletici mesele yapılabileceği gerekçesi ile birleştirme talebinin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de; her iki davanın taraflarının aynı olduğu gibi itirazın iptali ve menfi tespit davasının aynı kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerinin sonucunu ortaya çıkaracağı, itirazın iptali davasının menfi tespit davasının sonucunu beklemesinin açıkça usul ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmaması ilkelerine ters düştüğü, mahkemece itirazın iptali ve menfi tespit talepleri yönünden aynı dosyada karar verilmesinin usul ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmaması ilkelerine uygun olduğu anlaşılmakla Mahkememizde açılan işbu dava ile daha önce açılan...
Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, birleşen alacak ve birleşen menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen alacak davasının reddine, birleşen menfi tespit davasının kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen alacak davasında davacı- birleşen menfi tespit davasında davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili asıl davada, davalı ile aralarındaki üye işyeri sözleşmesinden doğan alacaklarının tahsiline yönelik icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı hakkında icra inkar tazminatına kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davada, davacı bankanın kredi kartı müşterinden tahsil edemediği tutarları davalıdan talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir....
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 72 maddesinin 5.fıkrası uyarınca; “...Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Buna göre; alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması ve takip nedeniyle borçlunun zarara uğramış olması koşullarına bağlanmıştır....
Bu karar üzerine borçlu icra müdürlüğüne başvurarak, borcun tamamının ve %15 teminatın, sunulması sebebiyle hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, müdürlükçe istemin reddi üzerine, memur işleminin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece; menfi tespit davasına ilişkin mahkeme kararında hacizlerin durdurulacağına dair herhangi bir kararın bulunmadığı ve icra dosyasına yatırılan teminatların bu dosya ile sınırlı olarak yatırıldığından bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kural olarak, borçlu tarafından İİK’nun 72/3. maddesi kapsamında menfi tespit davası açılması halinde, alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir....
İİK.nun 72/3. maddesi gereği %115 oranında teminat karşılığında davacı vekilinin tedbir talebinin kabulüne, ...’nün 2014/25148 Esas sayılı dosyasındaki takibin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına” karar verilmesi üzerine, borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak, menfi tespit davasında mahkemece verilen ara karar gereği teminat mektubunun icra dosyasına alınmasını ve takibin durdurularak hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, müdürlükçe istemin reddi üzerine, memur işleminin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; (takip dosyasına yatırılan) teminat borcun ödenmesine yönelik olmadığından hacizlerin kaldırılmaması gerektiğinden bahisle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Kural olarak, borçlu tarafından İİK’nun 72/3. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılması halinde, alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir....
İcra Müdürlüğü... Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının itiraz etmeyip itiraz süresi geçinde menfi tespit davasını ikame ettiğini, sigortalı ......
A.Ş.' nin müvekkili bankadan kullandığı kredilerin teminatı olarak dava konusu taşınmazın ipotek tesis edildiğini, borçlu firmanın ödeme yapmaması üzerine hesapların kat edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinin hukuka uygun bir şekilde yürütüldüğünü, satışı engelleyen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde menfi tespit talebinde dahi bulunmadığından bahisle davanın reddi ile davacının alacağın %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dava; davalı tarafından başlatılan icra takibinin iptali ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır....
İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir. Menfi Tespit Davasında Borçlunun (davalı - alacaklının lehine) Tazminata Mahkum Edilmesinin Şartları a-İcra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir. b-Alacaklının bir talebi olmasa bile Mahkeme, durdurulan icra takibi konusu alacağın %20’si oranında tazminata mahkum etmekle yükümlüdür. c-Alacaklı lehine hükmedilen tazminatı borçlunun ihtiyati tedbir kararı alırken yatırdığı teminattan alabilir.(... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı)....


