WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde menfi tespit istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm yanlar tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, davacı belediyeye devredilen ... Belediyesine davalı tarafından satılan inşaat malzemeleri nedeniyle düzenlenen faturadaki alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takip nedeniyle davacının İİK'nun 72.maddesi gereğince borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali ve %40 kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %40 icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.Karar taraflarca temyiz edilmiştir.Davacının temyiz itirazlarının reddine....

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2004/361 Esas (yeni esası 2006/293) sayılı dosyasında dava açtıklarını, davanın derdest olduğunu, açıklanan nedenlerle söz konusu haciz ihbarnamelerinden dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, İİK'nun 89/3 maddesi gereğince haciz ihbarnamesine karşı menfi tespit davasının, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini, esas yönünden de davanın reddini savunmuştur....

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, takibe dayanak bononun yasanın aradığı şekil şartlarına haiz olmadığını, öte yandan davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu kesinleşmiş icra takibinin bulunduğunu, belirtmiş olduğu tahrifat nedeni ile senedin iptali edilmemesi halinde davalının alacağı nispetinde takas def'inin kabul edilerek,başlatılan icra takibi için borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankaya olan ipotek borcundan dolayı tarafına hem kambiyo takibi hemde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, mükerrir takip yapıldığından bahisle ipotek takibinin iptali için dava açtığını ve kazandığını, Samsun İcra Dairesinin .....E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla 02.12.2019 tarihinde takibe geçildiğini, Samsun İcra Dairesinin ...... E. Sayılı dosyasından borcun teminatı olarak verilen ipoteğin satışı amacı ile ilamlı ipotek talebine 06.12.2019 tarihinde başlandığını, alacaklı tarafından alacaklının tercih hakkını ..... E. Sayılı kambiyo takibinden yana kullanması gerekçe gösterilerek sonradan takibe geçilen ilamlı ipotek takibinin iptali amacı ile Samsun 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ........

Nitekim, borcun alacaklı tarafından icra takibine veya itirazın iptali ya da alacak davasına konu edilmesi halinde borçlunun zamanaşımı itirazını ödeme emrine itiraz süresi içerisinde veya ilk itiraz süresi içerisinde pekâlâ yapabileceğinden böyle bir durum söz konusu değilken açılan menfi tespit davasında da borcun zamanaşımına uğradığının ileri sürülmesinde hukuki yarar da bulunmamaktadır (bkz. Prof. Dr. ......, İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, s.308; ......, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali Davaları, s.595). Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, mahkemece; takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü hatalı olmuşsa da, davacıların doğan zararda bankanın ve davalı Kurumun da sorumlu olduğuna yönelik iddiaları olduğu anlaşıldığından, bu hususlar da değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Hukuk Dairesi'nin İş Bölümü alanı Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 12.02.2016 tarih ve 2016/1 sayılı kararında belirtilen işlerle sınırlıdır. İnceleme konusu karar, kıymetli evraktan kaynaklanan icra takibinin iptali ve menfi tespit taleplerine ilişkin olarak ilk derece mahkemesince genel hükümlere göre verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/2844 E. - 2015/14852 K. sayılı 16.11.2015 günlü bozma ilamı bulunduğundan, davanın niteliği ile bozma ilamı kapsamında yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (19). Hukuk Dairesi'nin iş bölümü alanı içine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı dava dosyasının Yargıtay (19.) Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 15/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı banka vekili davanın zamanaşımına uğradığını, girişilen icra takibine davacı dışındaki diğer borçlular itiraz ettiği için açılan itirazın iptali davasında borcun 4.228.873.570.TL olarak tespit edildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacı her ne kadar bu davada taraf değil ise de bu dava ile davacının kullanmış olduğu krediden doğan borç miktarının kesin hüküm niteliğinde tespit edildiğini ve müvekkili bankayı da bağlayacağını, davacı yönünden 8.000.000.000.TL üzerinden icra takibine devam edilmesinin söz konusu olmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

Yasal düzenleme dikkate alındığında, davacı tarafın bu yasal düzenleme kapsamında menfi tespit davası açabilmesi için, hakkında başlatılmış olan icra takibinin durması üzerine davalı kooperatifin itirazın iptali davası açmış olması, bu davayı kazanmış olması, hükmün kesinleşmiş olması, yahut hüküm kesinleşmemiş olsa dahi verilen mahkeme hükmü ile birlikte icra takibinin kesinleşmesi halinde borçlu olmadığının tespitine ilişkin yasanın yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılacak bir dava olması gerektiği anlaşılmaktadır....

Yasal düzenleme dikkate alındığında, davacı tarafın bu yasal düzenleme kapsamında menfi tespit davası açabilmesi için, hakkında başlatılmış olan icra takibinin durması üzerine davalı kooperatifin itirazın iptali davası açmış olması, bu davayı kazanmış olması, hükmün kesinleşmiş olması, yahut hüküm kesinleşmemiş olsa dahi verilen mahkeme hükmü ile birlikte icra takibinin kesinleşmesi halinde borçlu olmadığının tespitine ilişkin yasanın yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılacak bir dava olması gerektiği anlaşılmaktadır....

Yasal düzenleme dikkate alındığında, davacı tarafın bu yasal düzenleme kapsamında menfi tespit davası açabilmesi için, hakkında başlatılmış olan icra takibinin durması üzerine davalı kooperatifin itirazın iptali davası açmış olması, bu davayı kazanmış olması, hükmün kesinleşmiş olması, yahut hüküm kesinleşmemiş olsa dahi verilen mahkeme hükmü ile birlikte icra takibinin kesinleşmesi halinde borçlu olmadığının tespitine ilişkin yasanın yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılacak bir dava olması gerektiği anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu