Hal böyle olunca, mahkemece İİK.nun 72. maddesi hükmü gereğince menfi tespit davasının devamı sırasında yapılan fazla ödeme varsa bu ödemenin, menfi tespit davası yasa gereği istirdata dönüştüğünden, istirdatına karar vermek suretiyle bir hüküm oluşturulması gerekirken açıklanan bu yönler gözetilmeden menfi tespit, çeklerin iptali ve istirdat şeklinde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalılardan Pano İnşaat Ltd.Şti.nin müvekkilinden hazır beton satın alıp, karşılığında kendisinin lehdar, diğer davalı ... Ltd.Şti.nin keşideci olduğu, 30.05.2007 keşide tarihli 54.893.00.-YTL.bedelli çeki ciro edip verdiğini, davalıların çekten dolayı müvekkiline borçlu olmadıkları gerekçesiyle açtıkları menfi tespit davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiğini, çeke dayalı olarak yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Tartışılması ve Netice Dava, -----sayılı takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin ve kavramların açıklanmasında yarar vardır. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir -------- Menfi tespit davası,--------- düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının çalındığını ve şüpheli kişi hakkında takibat başlatıldığını, bankanın aleyhine hahsız olarak icra takibi yaptığını ve ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, takibin iptali ile ödemelerinin istirdadına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının icra dosyasına ödeme yapıp feragatname verdiğini, bu nedenle dava hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının icra dosyasındaki beyanı ve feragatname belgesi borç ikrarı olarak değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
E. sayılı icra takibinin müvekkil yönünden iptalini, tedbiren Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibinin durdurulmasını, Alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıların üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile görev itirazında bulunduğunu, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davacının genel ticari kredi kullandığını beyan etmiştir. GEREKÇE: Dava; banka tarafından kullandırılan ticari kredi dolayısıyla kefaletin iptali ve davacının borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25.11.2021 tarihli finans ile ilgili açılacak davalara bakacak ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi karar uyarınca işbu davaya bakmaya Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan gönderme karar verilmiştir....
Mahkeme, menfi tespit istemli davada davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiğini ve bu tespit ile birlikte kararın kesinleştiğini, menfi tespit davasında aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmeyen davalının, eldeki tazminat davasında da kötü niyetli kabul edilemeyeceğini, bu nedenle ortada bir haksız fiil olduğunun kanıtlanamadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Dosya kapsamından, davacının, davalı aleyhine Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/146 esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde; davacının davalıya Bozkır 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/99 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, bu kararın derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, eldeki tazminat davasında, aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olduğunu ve bu haksız eylem nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüştür....
Alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmamış olduğu durumda ise böyle bir imkan söz konusu olmadığından, borçlunun itirazın iptali davasının açılmasını beklemeden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Zira yapılan itiraz üzerine takip durmuşsa da, takibe itiraz sadece takip hukuku ile ilgili bir sonuç olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz. Bu itibarla borçlu, itirazın iptali davası için alacaklıya tanınan bir yıl gibi uzun bir süreyi beklemeden maddi hukuk anlamında, borcun bir an önce ve kesin olarak ortadan kaldırılmasını istemek hakkına sahip olup, böyle bir durumda dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını kabul etmek mümkün değildir....
Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir." şeklinde düzenlendiği, İİK'nın 89. Maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasında 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddesi uyarınca tedbir kararı verilemeyeceği, ihtiyati tedbir ve icranın durdurulması taleplerinin ilgili icra müdürlüğüne yapılması gerektiği, HMK’nın 390/3....
(Menfî Tespit Davası ve İstirdat Davası - , Ankara) İİK m.72/7 hükmüne göre, İcra ve İflas Hukuku anlamında istirdat davasını, kesinleşmiş icra takibi dolayısı ile cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs açabilir. Menfi tespit ve istirdat davası sonucu verilecek mahkeme kararı, kesinleşmeden infaz olunamaz. İİK.nun 72/6. maddesi gereğince menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmüş olması, bu ilamın infazı için kesinleşmesi koşulunu ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla davacının, takip borçlusu olarak ödediği paranın iadesi istemiyle gideceği hukukî yol, davalı takip alacaklısı hakkında yeni bir ilâmsız icra takibi başlatmak olmayıp, öncelikle genel hükümlere göre istirdat davası açması ve davayı kazanmasıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak sebebiyle başlatılan icra takibine konu alacakla ilgili açılan borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin iptali ve haczin kaldırılması isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (13.)...


