(bozma sonrası 2012/278 K.) sayılı ilamı ile menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini ve kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, icra takibinin ve ihalenin yolsuz hale geldiğini ileri sürerek, tapunun iptali ile davacı adına tesciline; yargılama sırasında ise ıslah suretiyle olmazsa tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın husumete izin kararı alınmadan açıldığını, ... İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 13.03.2014 tarih 2014/79-1541 E. K. sayılı ilamı ile ihalenin feshi isteğinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, davacı vasisi .... ile davacının babası ....'nin isnat edilen dolandırıcılık eylemi nedeniyle ...... Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/160 E. sayılı dosyası üzerinden yargılandıklarını belirtip davanın reddini savunmuştur....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/864 Esas KARAR NO: 2022/75 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/12/2019 KARAR TARİHİ: 01/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ---- başlatılan icra takibine konu olan ---- bedelli bononun ----keşide edildiğini, ancak müvekkilinin ----- bulunmadığını, bu nedenle bonoyu onun imzalamadığını ve davalıyı da tanımadığını, aralarında herhangi bir borç ilişkisinin de bulunmadığını, bono üzerindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenlerle bahse konu takipten dolayı davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, icra takibinin ve bononun iptaline, davalı aleyhine %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir...
İcra Dairesince 2008/1290 sayılı 20.286,53 TL'lik icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile birlikte icra takibinin iptali, ayrıca davacının davalıdan fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 20.000 TL alacaklı olduğundan takas ve mahsup yapılmasını ve olmadığı takdirde 20.000 TL'nin davalıdan tahsili ve % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece menfi tespit isteminin kısmen kabulü, takas-mahsup ve alacak istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü....
nın 68. maddesinde belirtilen belgelerden olduğu, davacı tarafın dava konusu edilen kredi sözleşmesini ve içeriğini kabul etmiş sayıldığı,davacıların yıllardır süren iş bu kredi sözleşmesine ilişkin takipten de uzun süredir haberdar olduğu, ancak takip kesinleştikten sonra iş bu menfi tespit davasını açtığı, iptalini istediği kredi sözleşmesine süresinde itiraz edilmemesi sonrası kredi sözleşmesinin içeriğini kabul etmiş sayılmakla birlikte bu durumun aksini gösteren delil ve belge de ibraz etmeyerek davasını ispatlayamamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşmiş olan icra takibine karşı açılmış menfi tespit davasıdır. Alacağın ispatı ilamsız icra takiplerinde alacaklı bankaya ait olup davalının, dava tarihi itibariyle dava konusu edilen icra takibinden dolayı alacaklı olduğunu kanıtlamak ile yükümlüdür....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, ....İcra Müdürlüğü'nün 2013/7691 esas numaralı dosyası ile müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibinin dayanağı olan bononun teminat senedi olduğunu, bu bononun karşılığı olarak müvekkillerine davalı tarafından mal teslim edilmediğini, müvekkili ...'nın imzasının açıkça kötüye kullanılarak senette kefil olarak gösterildiğini, söz konusu bononun vade tarihi değiştirilmek suretiyle tahrifata uğradığını ve böylelikle kambiyo vasfını yitirdiğini belirterek icra takibinin iptali ile müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, süresi içinde bankaya ibraz edilmediği için kambiyo vasfı bulunmayan ve borç ikrarı içermeyen çekle ilgili yapılan ilamsız genel takipte takibin durdurulmasına karar verildiği, bu belge ile ilgili olarak borçlulara yönelik bir hukuki talep imkanı bulunmadığı, davacıların itirazın iptali davası açılmasını beklemek yerine menfi tespit davası açmalarında hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı taraf, aleyhine başlatılan icra takibine itiraz etmiş ve bu nedenle takip durmuş ise de, bu davanın açıldığı tarih itibariyle davalı tarafça henüz itirazın iptali davası açılmamıştır....
İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyasının ve takibe konu senet asıllarının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... esas sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Dava .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyasında menfi tespit istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir....
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin duruşmada davanın takip hukukuna yönelik olduğu şeklindeki beyanda bulunduğu, bu beyanla icra mahkemesinde de dava açıldığı, davacının talebinin maddi hukuka yönelik bulunmaması ve icra mahkemesinde de takip hukukuna ilişkin dava açılması nedeniyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı yan, aleyhinde başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunmuştur. Vakıaların sunulması taraflara, hukuki niteleme ve dilekçelerin yorumlanması görevi hakime aittir. Nitekim mahkemece karar gerekçesinde davanın menfi tespit davası olarak açıldığı belirtilmiştir. İcra takibinin iptali istemli İcra Hukuk Mahkemesine başvurulması ve istemin reddine karar verilmiş olması dahi genel mahkemelerde menfi tespit davasının açılmasına engel değildir....
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine çekten kaynaklı bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu, davalının hakkındaki karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapılan ceza yargılamasında ve ayrıca düzenlenen belgede borcu ikrar ve vadeler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Yapılan bir icra takibine itiraz üzerine, alacaklı tarafından “itirazın iptali” davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar, itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmamış olduğu durumda ise böyle bir imkan söz konusu olmadığından borçlunun, itirazın iptali davasının açılmasını beklemeden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Nitekim söz konusu bu halde, yapılan itiraz üzerine takip durmuşsa da, “takibe itiraz” sadece takip hukuku ile ilgili bir sonuç olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz....


