WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Menfi Tespit ve İstirdat Davalarını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Menfi Tespit ve İstirdat Davaları" başlıklı 72. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını isbat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (4) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalıya borcu olmamasına rağmen paydaşı olduğu 2346 ada 17 parseldeki davacının 1/4 payı üzerine haciz konulmasının ardından taşınmazın Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6202 sayılı dosyası üzerinden yapılan takip sonucu alacağına karşılık davalıya ihale edildiğini, borçlu olmadığına ilişkin açtığı menfi tespit davasının reddine karar verildiğini, ancak kararın temyiz edildiğini, bahse konu menfi tespit davasının kabulü halinde davalı adına oluşan kaydın yolsuz hale geleceğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiş, aşamada taşınmazın satışı üzerine HMK'nın 125. maddesi uyarınca taşınmazı satın alan şirket ve davacının ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir....

İcra Müdürlüğü nezdinde bulunan 2017/... esas numaralı icra takibinin hukuka uygun olarak başlatıldığını, söz konusu icra takibi dosyasının Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Takip usulü ile icraya konu edildiğini, bahse konu icra dosyasında bulunan senedin bir kambiyo senedi olduğunu, dolayısıyla ticari iş ve işlemler çerçevesinde kullanılan bir ödeme aracı olduğunu, icra takibi konusu olan kambiyo senedinin illetten mücerret sıfatını haiz olması nedeniyle menfi tespit davasının konusu olamayacağını, davacı tarafından işbu menfi tespit davası kapsamında öne sürülen borca itiraz veya borçlu olunmadığına dair iddianın son derece kötü niyetli olarak öne sürüldüğünü beyanla davanın reddine, davalı tarafın talep konusunun yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir....

haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürmüş ve itirazın iptali ile % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde kaçak tahakkuku 32.010,40 TL ve ek kaçak tahakkuku 24.120,60 TL haricinde endeks esaslı olmayan ve otomatik dönem tahakkukları olmak üzere toplam 68.138,25 TL asıl alacak talep edildiği, bozma ilamına konu edilen kaçak ve tahakkuklarına ilişkin menfi tespit davalarında ise davalının tamamen borçlu olmadığına hükmedilmediği, davaların kısmen kabul edildiği görülmektedir. O halde, mahkemece; bekletici mesele yapılan asıl ve birleşen dosyalardaki menfi tespit taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, davacı tarafın kaçak ve ek kaçak tahakkuku haricinde diğer taleplerinin de bulunduğu görülmekle, davanın tümden reddinin doğru olmadığı anlaşıldığından, bakiye talep ve menfi tespit davalarındaki kısmen kabul kararı dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

görüşmeleri neticesinde anlaşılmamasına rağmen ---- tarihi itibariyle davacı şirket aleyhinde itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası ikame etmemesi, davacı şirketin dava konusu icra takibinden kaynaklanan herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi, davacı şirketin itirazı sonrası duran icra takibinin halen açık olması ve bu sebeple davacı şirketin ticari itibarının daha fazla zedelenmemesi nedeniyle işbu dava ikame edildiğini, Yargıtay benzer davalarda, "...Yapılan bir icra takibine itiraz üzerine, alacaklı tarafından "itirazın iptali” davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar, itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmamış olduğu durumda ise böyle bir imkan söz konusu olmadığından, borçlunun, itirazın iptali davasının açılmasını beklemeden menfi tespit davası açmakta...

Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir. Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir. Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir....

İcra Müdürlüğü'nün 2008/22729 Esas sayılı dosyasından yeniden icra takibi yaptığını, itiraz üzerine bu icra takibinin de durduğunu, daha sonra davacının davalıya adi yazılı ihbar göndererek 15.549,82 TL alacak talep ettiğini, borcun kaynağı olarak elinde bulunan senetleri gösterdiğini, bunun üzerine davalının davacı aleyhine açtığı menfi tespit davasının kabul edildiğini, davalının davacıya borcunun bulunmadığını, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir....

Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan ve icra takibi kesinleştirilmeden haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda; dava dışı kooperatif hakkında 2011/1-2013/5 dönemleri ve arasına ait prim ve ferilerine ilişkin borçlarını içeren ödeme emirlerinin dava dışı kooperatif adına düzenlendiği ancak davacıya tebliğ edildiği anlaşılmakla, 6183 sayılı Yasanın 55. maddesi kapsamında davacı adına düzenlenmiş ve anılan Yasanın 58. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin ya da başlatılmış bir icra takibinin bulunmaması, yapılan bu tebliğatın ödeme emri niteliğinde olmayıp borç bildirim yazısından ibaret bulunması karşısında, davanın menfi tespit davası olarak kabul edilip esastan karara bağlanması gerekirken, yazılı biçimde hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....

- KARAR - Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilen ve ciro yoluyla davacıya geçen 4 adet çeke dayalı başlattığı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin İcra Hukuk Mahkemesince çeklerin ibraz şerhinde tarih bulunmadığından iptal edildiğini, söz konusu çekler nedeniyle davalı tarafından çeklerin zayi nedeniyle iptali kararı alan dava dışı 3. kişiye ödeme yapıldığı gerekçesiyle açılan menfi tespit davasının, son aşamada davalının imza inkarında bulunmasının çelişkili davranış yasağının ihlali niteliğinde görüldüğünden imza incelemesi dahi yapılmaksızın reddedildiğini, bunun üzerine bahse konu çeklere dayalı olarak ilamsız takip başlattığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu