WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Esas sayılı dosyası kapsamında derdest niteliğine haiz olduğunu, davaya konu edilen icra takibinin dayanağı olan bonoların keşidecisinin ve menfi tespit talebinine ilişkin husumetin şirket tüzel kişiliğine ait olabileceği fikriyle işbu davanın ikame edildiğini, muvazaalı şekilde ve gerçek bir borç ilişkisi bulunmaksızın tanzim edilen senetlere dayalı olarak başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına, yargılama neticesinde iptali ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, 07.01.2019 tanzim tarihli, 30.06.2019 vade tarihli 145.000,00 USD bedelli, 07/01/2019 tanzim tarihli, 30.07.2019 vade tarihli 110.000,00 USD bedelli, 07.01.2019 tanzim tarihli, 30.08.2019 vade tarihli 125.000,00 USD bedelli, 07.01.2019 tanzim tarihli, 30.09.2019 vade tarihli 120.000,00 USD bedelli, 07.01.2019 tanzim tarihli, 30.10.2019 vade tarihli 100.000,00 USD bedelli, 07.01.2019 tanzim tarihli, 30.11.2019 vade tarihli 75.000,00 USD bedelli, 07.01.2019 tanzim tarihli, 30.12.2019 vade tarihli...

Bu açıdan ihtiyati tedbir, yargılama ile elde edilmesi amaçlanan hakka kavuşmanın yarattığı sakıncaların giderilmesi açısından alınacak en önemli geçici hukuki koruma tedbiri olarak karşımıza çıkmaktadır. 1965 yılına kadar, maddi hukuk bakımından gerçekten borçlu olmadığını iddia eden borçlunun sadece takip konusu borcu icra dairesine ödedikten sonra istirdat davası açma hakkı varken 1965 yılında 538 sayılı Kanunla İcra ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesinde yapılan değişiklikle menfi tespit davası açma hakkı ve bu davaya bakan mahkemeye icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verme yetkisi tanınmıştır (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, önsöz, Yetkin Yayınları, Ankara, 2003). 1965 yılında yapılan yasal düzenleme ile hukukumuza giren menfi tespit davası, İİK 72/2. Maddesinde takipten önce açılan ve İİK 72/3. Maddesinde de takipten sonra açılan olmak üzere iki şekilde düzenlenmiştir....

Bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir....

İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasından icra takibine girişildiğini, icra takibine dair ödeme emrini yeni tebliğ aldıklarını, bu yüzden icra takibine karşı itirazları icra hukuk mahkemesi nezdinde ileri süremediklerini, ve iş bu menfi tespit davasını açtıklarını, icra takibine dayanak teşkil eden çekler incelendiğinde çeklerin ödenmeme sebebinin açıkça çeklerin arkasına derç edildiğini, bu çek keşide edildikten sonra diğer hamiller tarafından kullanılmakta iken çalındığını ve bu çeklere dair ödeme yasağı konulduğunu, buna rağmen davalı tarafın iş bu çekler ile ilgili olarak icra takibi başlattığını, takibe dayanak teşkil eden çeklerin çalıntı olduğunu, ayrıca takibe dayanak çeklerin zaman aşımına uğradığını, süresi içerisinde icra takibi yapılmadığından eksik borç niteliğinde olduğunu, takibe konu borcu kabul etmediklerini, davalı tarafın iş bu çeklerin arka tarafındaki şerhe rağmen icra takibine konu ettiği için kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle icra takibinin takdir olunacak...

"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine alt yapı haberleşme ağının lisans olmadan kullanımı nedeniyle kullanım bedelinden doğan alacağı olduğundan bahisle icra takibine başladığını ancak davacının telekomünikasyon ruhsatı bulunduğu gibi yaptırılan tespitin de eksik saptamaya dayalı olduğunu belirterek, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/4072 nolu takibinin iptaline, davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı (Temlik alan Birleşik ... Bankası AŞ.)-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili bankanın kapanan ... Şubesi ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 1997/16656 sayılı dosyası ile takibe geçilip, takibin kesinleştiğini ancak sözkonusu icra takibinin semeresiz kaldığını ve 01.03.2001 tarihli memurluk kararı ile müvekkili bankanın 26.116.17 alacağı için aciz belgesi düzenlendiğini, bu aciz belgesine istinaden İstanbul 13....

İcra Müdürlüğünün 2022/20793 Esas sayılı icra takibinin bütün asıl ve ferileri ile birlikte kaldığı yerden devamı ile yapılan haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/18 Esas sayılı menfi tespit dava dosyası ile işbu davanın usul ekonomisi ilkesinin bir gereği olarak birleştirilmesi yönünde karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, taraflar arasında aynı hukuki ilişkiye dayalı olarak açılan bir menfi tespit davasının varlığı da ileri sürülerek, bu davanın daha önce açılmış bulunan ve halen ... 6....

Davacı, babası olan muris ... aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı icra takibinin iptali istemiyle menfi tespit davası açmıştır. Davaya konu icra takibine dayanak yapılan çekte ...'ın keşideci olduğu, ... ile diğer davalı ... Amb. Tem. Ürn. İth. İhr. ve Tur. San. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığı, ...'ın dava tarihinden önce 24.01.2010 tarihinde öldüğü ve davacı ile birlikte başka mirasçıların da bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacıya intikal eden miras iştirak (elbirliği) halinde bulunduğundan, miras şirketine mümessil tayin edilerek ya da tüm mirasçıların katılımı sağlanarak davaya devam edilmesi gerekirken, sadece mirasçı ... tarafından açılan davada, aktif dava ehliyetinin varlığı kabul edilerek davaya devam edilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ......

A.Ş. tarafından da, menfi tespit davası için arabuluculuk süreci başlatıldığını, suç duyurusunda bulunulduğunu ve Biga İcra Hukuk Mahkemesinde takibin iptali davası açıldığı bilgisinin edinildiğini, dava ve soruşturma numaraları öğrenildiğinde mahkemeye bildirileceğini, çekte ...'nın kaşesinin ve imzasının sahte olduğunu, ciro zincirinin kopuk ve davalıların yetkili hamil olmadığını, çekin kaybolduktan sonra birçok kez cirolandığını, bu zincirin en başındaki ... A.Ş.'nin kaşe ve imzasının sahteliğinin söz konusu olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk bulunduğunu, çeki uhdesinde kaybettiğinden çek iptali davası açmış olan davacının, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan çek iptali davasında da çekin arka yüzündeki imzanın kendisine ait olmadığını belirttiğini, dava dilekçesine ekli imza sirkülerinde ve örnek kaşe/imzalarda görüleceği üzerine ...'nın çift imza ile temsil edildiğini, dava konusu çekte ise tek imza bulunduğunu ve ...'...

Mahkemece; takip konusu çeklerde davalının yetkili hamil olmadığı davacı hakkında icra takibi yapamayacağı, davalı takip alacaklısı ile şirketin tüzel kişiliklerinin farklı olduğu, davacının, davalıya borcunun olmadığı, icra takibinin iptaline ise karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının takip dayanağı çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının icra takibinin iptali isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu