Dolayısıyla davanın açıldığı tarihte henüz girişilmiş bir icra takibi bulunmadığına ve dava konusu çekte keşide yeri olarak Balıkesir yazılı olduğuna göre(Dairemizin 2005/6733 E.,2005/8791 K. ve 19.09.2005 T. sayılı ve benzer mahiyetteki kararları için Seyit Çavdar İtirazın İptali,Borçtan Kurtulma ve Menfi Tespit Davaları,2007,s.747). Balıkesir Mahkemelerinin de yetkili olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili – kiralayan ile davalı- kiracı ... arasında 09.11.2006 tarihli "Finansal Kiralama Sözleşmesi" bağıtlandığını, diğer davalıların da bu sözleşmeyi müşterek borçlu – müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, sözleşme ile yükümlülüklerinde bulunan teslim edimini yerine getirdiklerini, davalı yanın ise yükümlülüğünde bulunan “kira borcu ödeme edimini" yerine getirmediğini, ödenmesi yönünde keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine tahsili için girişilen icra takibinin davalıların itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, ... icra dairelerinin yetkili olduğunu, işbu dava dosyasının ......
Asliye Hukuk mahkemesinin 2008/777 E. 2009/571 K sayılı itirazın iptali davasına konu olan bonolar nedeni ile itirazın iptali davasında verilen karar henüz kesinleşmeksizin davacının davalı hakkında 24.08.2009 tarihinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, zira itirazın iptali davasında borçlu olmadığına ilişkin iddia ve savunmalarını ileri sürme imkanına sahip olduğu, ayrıca menfi tespit davası devam ederken itirazın iptaline ilişkin verilen kararın kesinleşmiş olması karşısında davacı ve davalı ... arasındaki uyuşmazlıkta kesin hüküm olarak değerlendirmek gerektiği, öte yandan 48.000 USD harici ödeme iddiasının davalı ...'ın oğlu olduğu beyan edilen ...'ın isim ve imzasını içeren adi yazılı belgeye dayandırıldığı, takip alacaklısı davalı ...'...
-YTL ödeme yapıldığı, davalı bankanın ana para ve faize ilişkin başkaca hak ve alacağının kalmadığı (feragat edildiği), ancak icra takibinde avukatlık ücreti ve masrafa ilişkin alacaklarının devam ettiğini" bildirildiği, icra mahkemesince bu feragat beyanı doğrultusunda 28.12.2007 tarihinde davanın kısmen kabulüne takibin kısmen iptali ile 1.226.00.-YTL icra vekalet ücreti ve 38.00.-YTL icra masrafı üzerinden icra takibinin devamına karar verildiğini, 28.12.2007 feragat tarihine kadar davacının icra dosyasındaki ödemelerin dışında kalan borç miktarından sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller , benimsenen bilirkişi raporuna göre genel kredi borcu ödenmeyince davacı kefil, asıl borçlu şirket ve diğer kefiller aleyhine icra takibine girişildiği, borcun bir kısmı davalı bankaya haricen ödenmesine rağmen ödenen miktarın icra dosyasına bildirilmediği, 16.11.2007 tarihli yazı uyarınca ......
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından düzenlenen 89/3. haciz ihbarnamesine karşı borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davaya konu icra takibinin Ankara ...İcra Müdürlüğünden başlatıldığı, davalının ikametgah adresinin Ankara olduğu, davalı tarafından süresi içinde yetki itirazında bulunulduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilerek dosya Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İİK 89/3. fıkraya göre haciz ihbarnamesinin iptali davası bu bildirimi alan 3.şahıs icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yasal süresi içinde icra dairesine bildirdiği takdirde cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/43 Esas KARAR NO : 2022/45 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2022 KARAR TARİHİ : 24/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Basiretli bir tacir olan müvekkili ...'ın 13.09.2021 tarihinde, saat 15:00 civarında gönderilmek üzere 6 yaprak çek keserek, ... Kargo ... Şubesi'ne davaya konu çekleri teslim ettiğini, 15/09/2021 tarihinde çeklerin bulunduğu kargonun ...'nden ... şubesine teslim edilmek üzere çıkışı yapıldığını fakat kargonun kaybolduğunu, Müvekkili tarafından savcılığa başvurulmasına ve çek iptali davası açılıp ödeme yasağı alınmasına rağmen, davalı ... tarafından, 21.12.2021 tarihinde müvekkil ... aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla kaybolan çeklerden biri olan, ......
İcra Müdürlüğünün 2015/12795 Takip sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarın 71.009,60 TL olduğu belirlendiğinden 23.568,50 TL'lik kısım yönünden takibin iptaline, icra takibinin 71.009,60 TL üzerinden devamına, takibin iptal edilen kısmı üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yoksulluk nafakası ve maddi tazminattan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. 1- İcra İflas Kanunu'nun 72/1. maddesinde “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu dava ile, davacının borçlu olmadığı kesin hükümle tespit edilmiş olur....
Alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmamış olduğu durumda ise böyle bir imkan söz konusu olmadığından, borçlunun itirazın iptali davasının açılmasını beklemeden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Zira yapılan itiraz üzerine takip durmuşsa da, takibe itiraz sadece takip hukuku ile ilgili bir sonuç olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz. Bu itibarla borçlu, itirazın iptali davası için alacaklıya tanınan bir yıl gibi uzun bir süreyi beklemeden maddi hukuk anlamında, borcun bir an önce ve kesin olarak ortadan kaldırılmasını istemek hakkına sahip olup, böyle bir durumda dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını kabul etmek mümkün değildir....
İcra Dairesi ... Esas sayılı takip başlatıldığını, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'...
Mahkemece, davanın menfi tespit davası olduğu, davacı hakkında icra takibi yapılmış isede icra takibinin itiraz üzerine durduğu, davalı bankanın itirazın iptali davası açmadığı gibi dava açma süresinide geçirdiği, davacının bu nedenle dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden, davalının kredi sözleşmelerine dayanak davacı aleyhinde icra takibi yaptığı, davacının icra takibine itiraz ettiği ve akabinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki, davacının icra takibine itiraz etmesi sonucu takibin durması ve davalının süresi içinde itirazın iptali davası açmamış olması davalının daha sonra alacağın tahsili için dava açmasına engel değildir. Nitekim davalıda cevap dilekçesinde davacının kefil olarak sorumluluğunun bulunduğunu belirtmiştir....


