Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146)....
Sayılı dosyası ile tedbiren icranın durdurulması talepli menfi tespit davası açıldığını ve mahkeme tarafından takipten önce davanın açıldığından bahisle İİK 72/2 uyarınca icra takibinin başlaması ve talep ile %15 teminat karşılığında tedbir kararı verildiğini, itiraz konusu çek muhatap bankaya dava dışı ... tarafından ibraz edilmiş ve muhatap banka tarafından keşideci imzalarının uyuşmaması nedeniyle ödeme yapılmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden ...' nin kötü niyetle hareket ettiğini, ihtiyati haciz talep edenin müvekkilinden alacaklı olmadığını ileri sürerek müvekkilinin zarara uğraması sebebiyle, 30/09/2024 tarihli 2024/160 D.İş 2024/160 K. Sayılı ihtiyati haciz kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasına ve reddine karar verilerek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Talep eden vekili dilekçesinde; ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nın 72.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Somut uyuşmazlıkta, ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...)...
Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir talebi mahkememizin ara kararı ile değerlendirilmiştir. Buna göre 2004 Sayılı İİK.'nun 72. maddesinde, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır....
Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Bir adi senedin kendisi tarafından vücuda getirildiği iddia edilen kişi, kendisine karşı adi senede dayanarak dava açılmasını bekleyebilir ve bu davada, senet altındaki imzayı inkar etmekle yetinebilir. Bununla birlikte bir adi senedin kendisi tarafından vücuda getirildiği iddia edilen kişi (borçlu), bu adi senede dayanarak dava açılmasını beklemeden imzanın kendisine ait olmadığının ya da senedin sahte olduğunun tespiti için ayrı bir sahtelik davası da açabilir (HMUK m.314, HMK m.208/3). Bu sahtelik davası, hukuki niteliği bakımından bir menfi tespit davasıdır....
Davacı vekili tarafından icra dosyasına yapılan ödemelerin davalıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edildiği, mahkememizin 24/01/2022 tarihli ara kararı ile; "Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin İİK'nun 72/3.maddesi gereğince kabulü ile İzmir 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra veznesine GİRECEK PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE" karar verildiği, ve icra dairesince borcun ödendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Dava, İİK 72. maddesi uyarınca, icra takiplerine konu edilen senetler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir....
---- bedelli ve ---- bedelli senet hakkında ihtiyati haciz kararına ve icra takibine konu edilmemesi ve üçüncü şahıslara ciro devir ve temlik edilmemesi amacıyla henüz icra takibinin başlatılmamış olması da gözetilerek senetler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, söz konusu hukuki olarak geçersiz belge üzerine kurulu içerik olarak eksiksiz ödeme sonucu bedelsiz kalmış belge yönünden müvekkili tarafın borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez....
Sarıyer/İstanbul adresinde bulunan müvekkiline ait iş yerinin elektrik enerjisinin, müvekkilinin davalı kuruma bir borcunun bulunmaması nedeniyle elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak icra takibine başlayan ve menfi tespit davası açıl- masına sebebiyet veren davalı kurumun %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili 26.05.2025 tarihli beyan dilekçesinde netice-i talebini;" Öncelikle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacı müvekkilinin usulsüz elektrik kulla- nıma dayalı olarak kusurunun bulunmadığının tespit edilmesini, Davalı ...'...
Somut uyuşmazlık yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, talep edenin icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmektedir. İİK 72/3 maddesi hükmüne göre takipten sonra açılan menfi tespit davalarında teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verilebilir. Talep eden vekilince de menfi tespit davası öncesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunduğu dikkati alınarak talep edenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, takip konusu olan 13.339.392,12 Euro karşılığı olan 506.208.587,92-TL'nin %15'i oranında nakdi teminat veya teminat mektubu karşılığında icra veznesindeki paranın davalı alacaklıya ödenmemesi talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir....


