Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; maddi tazminata ilişkin tarafların anlaştıkları anlaşılmakla bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin, kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat konusunda davalılardan...AŞ ile davacı tarafın anlaşmaları göz önünde bulundurularak bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Dava dilekçesinde, manevi tazminat tüm davalılardan müteselsilen talep edilmiş olup talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir....
nun diğer temyiz itirazlarına gelince: Davacılardan ... ve ..., rogar kapağının yerleştirilmesi nedeniyle çıkan tartışma sonucu kendilerini silahla kasten yaralayan davalının maddi ve manevi tazminata mahkum edilmesini talep etmişlerdir. Davacılardan...'in eşi ve çocukları olan diğer davacılar ise ...in yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep etmişlerdir. Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece,davacılardan ...'nun maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne; davacı ...'nun manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne maddi tazminat talebinin reddine, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacı ...'nun yaralanması nedeniyle tedavi masraflarını da talep ettiği, ancak mahkemece bu istemle ilgili talebin hüküm altına alınmadığı anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Manevi tazminat talebinin reddi, 1.795 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı vekilinin 28.08.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu araca el konulduğunu, yapılan soruşturma sonunda üzerine atılı suçlarla ilgili olarak hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağı olan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 2011/1913 Soruşturma – 2013/12707 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; şüphelinin (davacının) sahibi olduğu araca, zimmet, resmi belgede sahtecilik ve...
Manevi tazminat davalarında ıslah yapılması veya davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına imkan tanınması da pek mümkün değildir. Zira karar verilmeden önce hakimin manevi tazminat miktarına ilişkin görüş bildirmesi mümkün değildir. Yukarıda değinildiği üzere manevi tazminat miktarı tamamen Hakimin takdirindedir. Hakim dahi kararı verinceye kadar manevi tazminat miktarının ne olacağını bilememekte, manevi tazminat miktarının belirlenmesine dair somut ve objektif hesap yöntem ve metodu bulunmamaktadır....
Mahkemece, davacı sigortalı, eş ve çocukların maddi ve manevi tazminat istemlerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; kazalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %17 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Zararlandırıcı olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Hal böyle olunca doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan yalnızca maddi sağlık bütünlüğü ihlal edilen kişi midir? Zarar kavramına (B.K. 46 ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil, ruhsal ve sinirsel bütünlüğün de korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir....
nin ölümü ile birlikte davacılar olan babası ve kardeşinin manevi olarak zarara uğradıklarını, babası ... ’nin oğlunun desteğinden yoksun kaldığını beyanla, müvekkili ... için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak hesaplanacak maddi tazminatın davalılardan müştereken ve m ynaklanan cismani zarar sebebi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili başta 1.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 8.314,24 TL'ye yükseltmiştir. Mahkemece yargılama sonucunda davacının toplam 8.314,24 TL maddi, 37.500,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu durumda davacı ve davalı lehine kabul ve reddedilen tazminat miktarının oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir....
Dava ve ıslah dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın 75.093,64 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, yerel mahkemece maddi tazminat isteminin tam kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, davalı vekilinin istinaf isteminin manevi tazminata ilişkin olduğu Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine yapılan istinaf isteminde davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın davalı tarafından manevi tazminat yönünden temyiz edildiği dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarının karar tarihi itibariyle temyiz sınırının altında kaldığı açıktır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, davalı vekilinin temyiz itirazlarının H.M.K.'nun 362/1-a maddesi uyarınca reddi gerekmiştir....
Davacı, eşinin(kadın) evlilik devam ederken sadakatsiz davranışlar sergilediği iddiasına dayanarak manevi tazminat talep ettiğine göre, davalının hukuka aykırı bu eylemi sebebiyle Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesine göre sorumluluğuna gidilemiyorsa, evlilik birliğindeki sadakat (TMK.md. 185/3) yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal eden bir eylemin sübut bulması halinde, genel hükümlere göre sorumluluğa gidilebilir. Borçlar Kanunu Türk Medeni Kanununun 5. kitabı olup, onun tamamlayıcısıdır, (E.BK.md.544; 1098 Sayılı TBK.m.646) O halde, davacının manevi tazminat isteği "aile hukuku" hükümlerine göre incelenemiyorsa, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin genel hükümler çerçevesinde incelenebilecektir. Öyleyse davacının boşanma sebebinden bağımsız hale gelen manevi tazminat isteği yönünden ayırma kararı verilip, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin reddedilmesi doğru görülmemiştir....
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının tekrar esas dava (2020/265 Esas ) ile birleştirilmesine, 2-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan 10.000,00 TL talepli manevi tazminat davasının, dava açıldıktan sonra Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturmada sanıkla müşteki arasında sağlanan uzlaşma ile taraflar sulh oldukları, davacının manevi tazminat talebi uzlaşma ile ödendiğinden dava konusuz kalmakla bu konuda esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, 3-Asıl davada dava açılışında manevi tazminat miktarı üzerinden peşin harç yatırılmadığı anlaşılmakla, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 80,70 TL karar harcının DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı ve davalı vekilinin beyanları esas alınarak manevi tazminat bakımından tarafların leh yada aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin tarafların uhdesinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme ile...
Bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olmasına rağmen manevi tazminat konusunda yeniden hüküm kurulması ve davalı ... şirketinden manevi tazminat istemi bulunmamasına rağmen red edilen manevi tazminat kısmı gereği davalı ... lehine de avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....


