Aile Mahkemesinde görülen mal rejiminin tasfiyesi ve katılma payının tahsili davasındaki taşınmaz ile işbu dava dosyasında davalı ...'nin tasarrufunun iptali talep edilen taşınmazın aynı olduğu, mal rejiminden dolayı alacağın 4. Aile Mahkemesinde hesabı sırasında avukatının hatasından dolayı eksik hesap yapıldığından alacağın hesaplanmasını temin amacı ile bu tasarrufun iptali, olmadığı takdirde taşınmazın alımına katkısından dolayı bilahare uğradığı zararın giderilmesi amacı ile alacak tahsili için işbu davanın açıldığı, bu davada davalı ... aleyhine hükmedilen alacağın tahsil edilmemesi nedeni ile İİK hükümlerine göre tasarrufun iptali talep edilmemekte, mal rejiminden dolayı taşınmazın ½’sinde hak iddia edebilme açısından yapılan tasarrufun iptalinin istendiği, bu husus nazara alınarak eksiklikler giderilip talebi gibi karar verilmesini istediği yönünde beyanda bulunmuştur....
Taraflar arasında, evlendikleri tarihten 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, taraflar sözleşmeyle başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TKM. m. 202, 4722 sayılı K.m.10) Taraflar arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. fıkrası uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Dava konusu 877 parseldeki 269 numaralı konut, 12.01.1995 tarihinde başlayan kooperatif üyeliği sonunda 23.06.1997 tarihinde davalı ... adına tapuya tescil edilerek edinilmiştir. Edinme tarihi itibarıyla taraflar arasında mal ayrılığı geçerli olduğundan dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacının isteği katkı sebebiyle tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payı alacağına ilişkindir. Eşler arasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 706. (743 s....
Eşler arasında evlenme tarihinden ........2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM’nin 170), sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK.nun 225/...) ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202). TMK’nun 235/.... maddesi hükmüne göre; mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Dosya içeriğine göre, davalı kocanın ........2002 tarihinden itibaren aldığı ve edinilmiş mal olduğunda duraksama bulunmayan emeklilik maaşının harcandığı anlaşılmış olup biriktirildiği ya da yatırım amacıyla mal varlığı edinildiği belirlenemediğinden bu yöne ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir....
(HMK 115 maddesi)Ticari davalar TTK. 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir....
Eşler arasında 15.02.1989 tarihinden 4721 sayılı TMK.nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM.nin 170 .maddesi uyarınca mal ayrılığı, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 15.09.2006 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.m.202, 4722 S.K.m.10 ). TMK.nun 225/2. maddesi uyarınca eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı 15.09.2006 tarihinde sona ermiştir. Mahkemece, katkı ve katılma alacağı istekleri yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, 339 ada 170 sayılı parselde bulunan 15 nolu bağımsız bölüm bakımından tapu kaydının ½ oranında tapusunun iptaliyle vekil edeni adına tescil olmadığı takdirde alacak isteğinde bulunmuştur....
Tarafların evliliği hukuken devam ettiğine göre, mal rejimi sona ermemiş olup, davanın görülebilirlik koşulu gerçekleşmemiştir. O halde; Mahkemece birleşen katkı payı alacağı davasının yazılı nedenlerle reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından birleşen dosya davacısı ... vekilinin bu yöne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, Taraf vekillerinin satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; asıl dava ile karşı dava satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan isteme ilişkindir. Davacı vekili... 8....
Davacı ... ile ölen eşi ... ... 12.06.2009 tarihinde evlenmişler, taraflar arasındaki mal rejimi ... ...’un 18.12.2011 tarihinde ölümü ile sona ermiştir. (TMK’nun 225.m.) Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği ölüm tarihine kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK'nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Temyize konu ... plakalı araç taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli iken 04.03.2010 tarihinde satın alınarak ... ... adına trafikte tescil edilmiştir. Dava; katılma alacağı isteğine ilişkindir. Evlilik içinde 01.01.2002 tarihi sonrası eşlerden biri adına edinilen mal varlığı üzerinde diğer eşin yasadan kaynaklanan artık değerin yarısı oranında katılma alacağı isteme imkanı bulunmaktadır (TMK'nun 231, 236/1.m.). TMK'nun 222. maddesi gereğince, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür....
Türk Medeni Kanunu’nun 225 nci maddesine göre; mal rejiminin, eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin kabulüyle, mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle sona ermesi, Yargıtay'ın sapmaksızın devam eden uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesinin gerekmesi, başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel (istenebilir) hale gelmesinin gerekmesi, mal rejiminin sona ermesinin, mal rejiminin tasfiyesiyle katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşulunun olması, mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30 uncu maddesi) bekletici mesele yapılması, tasfiye davasında, mal rejiminin sona ermemiş...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan davalar K A R A R Davacı, uyuşmazlık konusu taşınmazın aile konutu olduğu iddiasıyla TMK‘nun 194.maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil, terditli olarak da katkı payı isteğinde bulunduğuna, Mahkemece verilen 26.02.2012 tarih 2006/87 Esas-2009/119 Karar sayılı kararı, Dairemizin 15.01.2010 tarih 2010/135-40 esas- Karar sayılı Gönderme Karar sonrası Yüksek Yargıtay (2.)Hukuk Dairesi'nce 07.03.2011 tarih 2010/2081 Esas-2011/3916 Karar sayılı ilamı ile bozulduğuna, davacının ilk talebinin ve dolayısıyla asıl uyuşmazlığın aile konutu nedeniyle taşınmazın tapusunun iptal ve tescili olduğuna, asıl uyuşmazlığın dosyanın Dairemize temyiz incelemesi için geldiği tarihte geçerli olan 09.02.2012 tarih 2012/1 sayılı iş bölümüne ilişkin Yargıtay Başkanlar Kurulu Kararına ve Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 10.01.2013 tarih ve 1 sayılı Kararı ile hazırlanıp 26.01.2013...
Aile Mahkemesinin 2009/1059 esas sayılı dosyasında boşanmalarına ve müvekkili lehine tazminata karar verildiğini, ancak yasal mal rejimi tasfiyesi taleplerinin tefrik edilerek ...........Aile Mahkemesinin 2010/402 esasına kayıt edildiğini, söz konusu dosyada borçluya ait taşınmaz üzerine konulan 20.04.2011 tarihli tedbir kararı ile taşınmazın müvekkili ve çocuklarına tahsis edildiğini, bu tedbir kararı varlığını ve geçerliliğini korurken davalı ........... taşınmazı 11.11.2011 tarihinde dostu olan diğer davalı ..........sattığını, onunda kısa bir süre sonra 30.11.2011 tarihinde davalı .........satarak devir ettiğini, satışların muvazaalı olduğunu ileri sürerek satış işlemlerin iptali ile önceki malik davalı .......... adına tesciline karar verilmesini, tasarrufların iptali mümkün olmadığı takdirde davacının zararlarını tazmin edebilmek adına 10.000,00 TL.'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....


