WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davalı ile müvekkili arasında ticari iş ilişkisi olduğunu, aralarındaki ticari iş iş ilişkisine dayalı olarak düzenlenen ... tarihli KMF ... belge numaralı, 29.437,14-TL miktarlı faturaya Ortaca ......

Dava; rödovans sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağı 15/04/2009 tarihli "Rödovans Sözleşmesi"dir. Davacı taraf bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini iddia etmekte, bu nedenle icra takibine başvurduklarını söylemektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır....

dan tahsiline; taşınmazın müvekkilinin ailesinin paraları ile alınması nedeni ile tapusunun iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline; bunun mümkün olmaması halinde mal rejimi çerçevesinde yarısının tapusunun iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline: bunun da mümkün olmaması halinde yarısının rayiç bedelinin tazminat olarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 30.05.2017 tarihli dilekçesinde ve 07.11.2019 tarihli (9) nolu celsede; taleplerinin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğunu, üçüncü kişiye karşı ise, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 241 inci maddesi uyarınca dava açıldığını beyan etmiştir. 3. Davacı vekili Av. ... ... 05.09.2011 tarihli dilekçesinde; tarafların haricen anlaştıklarını belirterek davadan feragat etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III....

Dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan ithalatlarda, gümrük yükümlülüğü rejim şartlarının ihlali halinde doğmakta olup, söz konusu ihlalin, taahhüt hesabının kapatılarak teminatların iade edilmesinden sonra tespiti durumunda, bahse konu tespitin gümrük idaresinin bilgisine girdiği tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi içinde gümrük vergileri alınmadan yurda girişi yapılan eşyadan kaynaklanan tahakkuk ve para cezalarının karara bağlanarak ilgilisine tebliğ edilmesi zorunludur. Olayda, dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiği hususunun, ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu ile gümrük idaresinin bilgisine girdiği dikkate alındığında, bu tarih itibarıyla üç yıllık zamanaşımı süresi içerisinde, 24/09/2013 tarihinde tesis edilerek 02/10/2013 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılan tahakkuk kararına konu vergilerin zamanaşımına uğradığından söz edilemeyecektir....

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tarafların arasındaki mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı istemine yöneliktir. Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların güncel değerinin usulüne uygun belirlenip belirlenmediği, gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişki olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 inci maddesi, 219 uncu maddesi, 220 inci maddesi, 225 inci maddesi, 235 inci maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 294 üncü maddesi, 297 inci maddesi, 298 inci maddesi, 369 uncu maddesi, 370 inci maddesi, 371 inci maddesi; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.6100 sayılı Kanun'nun 26 ncı maddesi gereğince hâkim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez....

İli Merkez İlçesi Yağdan Mahallesi 2752 ada 1 parsel sayılı D blok kat 3 daire 14'te bulunan bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın erkek adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın evlilik birliği içerisinde edinildiğini, taraflar arasında yazılı bir mal rejimi sözleşmesinin bulunmadığını ve taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile yargılama sırasında tespit edilecek değere göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ve davanın belirsiz alacak davası da olduğu dikkate alınarak şimdilik yasal faizi ile birlikte 10.000,00 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalıya, dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı erkek tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III....

Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma” kuralı ile bağdaşmayacağından dinlenmez. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır....

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda tasarrufun iptali davası bakımından borcun doğum tarihinin kredi sözleşmesinin imzalandığı 06.04.2007 tarihi mi, yoksa davacının kredi borcunu kefil sıfatıyla ödediği 05.03.2010 tarihi mi, olarak kabul edilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 13. Tasarrufun iptali davası; “Borçlunun alacaklısını zarara uğratmak kastıyla malvarlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen değerlerin tasarruftan zarar gören alacaklının alacağını elde etmesi amacıyla dava açarak tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlayan bir dava”, kısaca “borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak için yaptığı tasarruflarını, alacaklının alacağı ile sınırlı olarak hükümsüzleştirmeye yönelik bir dava” şeklinde tanımlanabilir....

Taraflar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 11.02.2016 tarihi itibariyle sona ermiştir. Eşler arasında sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden; evlilik tarihi olan 31.08.1994 tarihinden 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı rejimi, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği 25.06.2010 tarihine kadar ise 4721 sayılı Kanun'un 202/1 inci maddesi ile düzenlenen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. 4....

UYAP Entegrasyonu