İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 4142 ada 1 parsel 11 nolu bağımsız bölümün davalı adına ferdileşme sebebine bağlı olarak 20.06.2011 tarihinde tescil edildiği, taşınmazın tesciline esas olan düzenleme şeklinde devir ve temlik senedine göre; temlik edenin davacı, temlik alanın davalı olduğu, sözleşme içeriğinden davacının davalıya bağışlama amacında olmadığı, davacının katkısının taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tamamı olduğu, taşınmazın edinilmiş mal olmadığı ve edinimi içerisinde ne davacının ne de davalının edinilmiş maldan katkısı olmadığı, bu nedenle temelinde mirastan gelen ikame değer bulunan bu taşınmaz için davacının talep edebileceği katkı payı alacağının 250.000,00 TL olacağı; davacının diğer taleplerini ispat edemediği; mal rejiminden kaynaklanan hak ayni hak niteliğinde olmayıp parasal nitelikte bir alacak hakkı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, 4142 ada 1 parsel 11 nolu...
ün iradesini yanıltarak, mal kaçırmak için muvazaalı işlemler yaparak, eski eş ...'nın mal rejiminden kaynaklanan hakkı olan ... A.Ş. hisselerini gizlediğini ve boşanmaya ikna ettiğini iddia ettiğini, bu dosyaların celbedilip incelenmesi gerektiğini, ... hakkında eşi (davacı) ... tarafından açılan vesayet dava dosyası devam ederken, diğer davalı ...'nın avukatı ...'in davalı ...'e teklif getirdiğini, bunun üzerine davalıların aralarında 19.01.2017 tarihli protokolü imzalandığını, davalı ...'ün işbu protokolü imza etmeden evvel müvekkiline 18.01.2017 tarihli "Muvafakatname" isimli belgeyi imza ettirerek "diğer davalıca istendiğini ve evli oldukları için yasal bir koşul olduğunu" ileri sürdüğünü, müvekkilinin davalı eşinin bu talebini yerine getirerek 18.01.2017 tarihli belgeyi imzaladığını ve eşine verdiğini, sonrasında ise davalı ...'...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mal rejimine yönelik sözleşmenin irade sakatlığı nedeniyle geçerli olup olmadığı, hilenin bulunup bulunmadığı, anlaşmalı boşanma davasında mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan haklardan feragat edilip edilmediği ve davanın esastan reddi nedeniyle vekâlet ücretinin maktu mu nispi mi hesaplanması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2....
Hukuk Dairesinin 11.01.2016 tarihli, 2015/19157 Esas ve 2016/20 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece davanın muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğu, ancak mal rejiminden kaynaklanan alacakların ifasının talep edildiği, bu nedenle davanın mal rejiminin tasfiyesi hükümleri çerçevesinde aile mahkemesince incelenip karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı vekili, taraflar arasındaki boşanma davası devam ederken, davalı kocanın evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazı boşanma sonucunda meydana gelecek mal rejimi tasfiyesinden ve boşanmanın ferisi olan alacaklardan kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek dava açmıştır. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davanın yasal dayanağının 6098 sayılı Borçlar Kanununun 19.maddesi olduğu anlaşılmaktadır....
Diğer taraftan, HMK 11. maddesinde mirastan doğan davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu belirtilmiş ve bu kesin yetki kuralının uygulanacağı davalar maddenin (a) bendinde terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar, (b) bendinde terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar şeklinde sayılmış olup, taşınmazın aynına ilişkin davalardaki kesin yetki kuralı ise HMK'nun 12. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Eldeki dava, muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı, kaynağını 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararından alan bir davadır. Eş söyleyişle, sağlar arası işlemin geçersizliği ileri sürülmektedir....
Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır....
Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır....
. - DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/625 Esas KARAR NO:2023/605 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/09/2023 KARAR TARİHİ:11/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı dava dilekçesi özetle ; Müvekkili banka ile davalı şirket arasında ------ işyeri sözleşmesi akdedildiğini, davalı üye işyerinde gerçekleşen -------- numaralı işlemlere kart hamili tarafından 14.10.2022 tarihinde harcama itirazı iletildiğini, işbu durum müvekkili banka tarafından davalı şirkete 21.10.2022 tarihli mail ile bildirilerek itirazın değerlendirilmesi için işleme ait bilgi ve belgelerin paylaşılması talebinde bulunulmuşsa da davalı şirket tarafından konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadığını, Müvekkili bankanın itiraza konu işlemlerden kaynaklanan alacağı bakiye-------- Numaralı icra dosyası ile takip talebinde bulunulmuş olup ödeme emri davalıya usulünce tebliğ edildiğini...
Birim Genceli ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan davalar katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ............. Mahkemesi'nden verilen 03.04.2013 gün ve 721/265 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... (Genceli) bizzat ve vekili Avukat ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: .........


