in vefatından sonra mirasla ilgili ve mal rejimi ile ilgili ... ... Hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi ve ... Mahkemesinde mal rejiminden kaynaklanan davanın açıldığı, yargılama sırasında dinlenen Tanık beyanları ve davacı tarafın iddiasına göre ; ...'in vefatından sonra ...'in müdür olarak atandığı ve ...'in annesi, ...'in eski eşi olan ...'ın şirket işlerine dahli nedeniyle taraflar arasında ihtilaf çıktığı, taraflar arasındaki mevcut davalar, dinlenen tanık beyanı dikkate alındığında, sermaye şirketi olsa da şahıs unsurunun ön planda olduğu ve 2 ortaklı olan davalı limited şirkette davacı ve dava dışı diğer ortak ...'in ortak olarak bulunmalarının gerek davacı gerekse şirket yararına olmayacağı, davacının şirketten çıkmasında mevcut dosya kapsamındaki delililere göre haklı sebeplerin mevcut olduğu kanaatine varılmakla davacının davalı şirketin TTK 638.maddesi gereğince çıkmasına karar verilmiştir....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2021 KARAR TARİHİ : 03/11/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın Bursa 18. İcra Müdürlüğü’nün 2020/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptal edilerek icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi talep edilmiştir. Deliller; Bursa Vergi Dairesine, Bursa 18. İcra Dairesi'ne, azılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....
tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar....
KARAR : Ret Taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde alacak davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Evlenme tarihleri dikkate alındığında, sözleşmeyle başka seçimlik bir mal rejimi tercih edilmediğinden eşler arasında yasal “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir (TMK'nun m. 202, 4722 sayılı K.10 m.). Söz konusu mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 22.02.2005 tarihinde sona ermiştir (TMK'nun 225/son). TMK'nun 235/1. maddesi hükmüne göre; mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Tekel bayii olarak işletilen davaya konu işyeri 12.01.2005 tarihinde davalı tarafından açılmış, 14.01.2005 tarihinde işyeri kapatma bildiriminde bulunulmuş ve 15.01.2006 tarihinde iş yerini terk etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi ulaşılan sonuç da dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/294 Esas KARAR NO: 2024/315 DAVA: İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/04/2024 KARAR TARİHİ: 29/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı -------- taşınmaza davacının akrabası olan --------- ikamet etmesi amacıyla 15/08/2023 tarihli kira sözleşmesinin imzalanabilmesi için davacı davalıya taşınmaz simsarlığı komisyonu için 21.600,00 TL gönderdiğini, taraflar arasında yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığını, yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmaması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olmasının yanı sıra bu geçersiz simsarlık sözleşmesinin tam olarak ifa edildiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, davacı dava konusu taşınmaza ilişkin otopark tahsisi konusunda davalı tarafından aldatılmış olduğu, açıklanan nedenlerden dolayı davalının --------...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/446 Esas sayılı dosyasından açılan boşanma davasında davacı tarafından feragat edildiği ve kararın 02/09/2016 tarihinde kesinleştiği, daha sonra 14.10.2019 tarihinde yeniden Gölcük Aile Mahkemesinin 2019/761 Esas sayılı dosyasından boşanma davası açılmış ise de, bu dava alacağının 2019 tarihinde doğmuş olacağı, iptali istenilen muvazaalı işlemin bu tarihten önce 16/11/2012 tarihinde gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, davacı tarafından açılmış bir mal rejimi davasının da bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'...
Ancak, boşanma davası derdest iken açılan mal rejimi davalarında boşanma davasının bekletici mesele kabul edilerek sonucunun beklenilmesi, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Usul ekonomisi de bunu gerektirmektedir. (HMK.m.30, HUMK.m.77) Öte yandan şahsi hakka dayalı olarak muvazaa nedeniyle açılan tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili; olmazsa TMK.nun 724.maddesi uyarınca uygun tazminat karşılığında yine davacı adına iptal, tescil, sebepsiz zenginleşme nedeniyle istenen tazminat ve yine muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptaliyle davalı eş adına iptal ve tescil istekli davalarda görevli mahkemeler genel mahkemeler olup, Aile Mahkemelerinde bakılamaz. Bu nedenle, bu davalar bakımından görevsizlik ve tefrik kararı verilmesinin düşünülmesi gerekmektedir....
Öte yandan mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar ister katkı alacağına yönelik olsun, ister katılma alacağına ilişkin olsun 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu durumda, boşanma davasının açıldığı 16.03.2005 tarihinden itibaren HGK’ndan dosyanın karara bağlandığı tarihe göre 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Davacı taraf isterse usulüne uygun olarak süresi içerisinde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davasını açmakta muhtardır....
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 283 ada 1 nolu parseldeki 192/515 arsa payının kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan 3. şahıs ...'e ait olduğundan bu kişinin hissesine isabet eden 134,400 TL'nin edinilmiş mal olmaması nedeniyle indirilmesi suretiyle 363.307,50 TL'nin davalının edinilmiş malı olduğunu, 283 ada 3 parsel karşığı 588,966 TL'nin davalının edinilmiş mal karşığı olduğu, 2703 parsel karşığı 111.600 TL'nin davalının edinilmiş malı olduğu, 3969 parsel karşılığı 61,920 TL'nin davalının edinilmiş malı olduğu 1528 ada 8 nolu parseldeki 6 nolu bağımsız bölüm değeri olan 75,00 TL'nin davalının edinilmiş malı olduğu. .......


