,muhafazaların kaldırılması ve durumun eski haline getirilmesini talep etmiş, mahkemece ......
dan aldıklarını, müvekkili ile davalı borçlu ...in 6.4.2009 tarihinde boşandıklarını, takip konusu borç ödendiğinden davanın konusuz kaldığını belirterek ihtiyati tedbir ve haciz kararının kaldırılarak davanın reddini savunmuştur. Davalı ... savunma yapmamıştır. Mahkemece 16.10.2012 tarihli duruşmada, birleşen dava davacısı Dulda İnş.San ve Tic Ltd.Şti., davalı borçlular ile davalı ... vekillerin dava konusu taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talepleri reddedilmiş, redde ilişkin ara karar davalı borçlular ...,... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı borçlular Mehmet ..., ... vekili ile davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklının, nafaka alacağının tahsili için ......
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Her ne kadar davacı vekilinin işbu istinaf dilekçesine istinaden dava dosyası örneği istinaf incelemesi için dairemize gönderilmişse de ; Yukarıda da açıklandığı üzere dosyanın incelemesinden istinaf edilen 17/12/2024 tarihli ara kararının, daha önce mahkemece verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin ara kararına itiraz üzerine HMK'nın 394/5. maddesi kapsamında verilmiş bir ara karar vasfında olmadığı anlaşılmıştır. Çünkü istinaf edilen 17/12/2024 tarihli ara kararının davacı tarafın mahkemeden, devam eden ihtiyati tedbir kararının yeniden değerlendirilmesi ile kaldırılmasına dair yeni bir talebi üzerine mahkemece 17/12/2024 tarihli verdiği yeni bir ara karar mahiyetinde olması nedeniyle işbu ara kararının HMK'nın 395/1 ile 396/1 maddeleri kapsamında değerlendirmeye dayalı verilmiş yeni bir ara karar olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 395/3....
Her ne kadar davacı vekilinin işbu istinaf dilekçesine istinaden dava dosyası örneği istinaf incelemesi için dairemize gönderilmişse de ; Yukarıda da açıklandığı üzere dosyanın incelemesinden istinaf edilen 17/12/2024 tarihli ara kararının, daha önce mahkemece verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin ara kararına itiraz üzerine HMK'nın 394/5. maddesi kapsamında verilmiş bir ara karar vasfında olmadığı anlaşılmıştır. Çünkü istinaf edilen 17/12/2024 tarihli ara kararının davacı tarafın mahkemeden, devam eden ihtiyati tedbir kararının yeniden değerlendirilmesi ile kaldırılmasına dair yeni bir talebi üzerine mahkemece 17/12/2024 tarihli verdiği yeni bir ara karar mahiyetinde olması nedeniyle işbu ara kararının HMK'nın 395/1 ile 396/1 maddeleri kapsamında değerlendirmeye dayalı verilmiş yeni bir ara karar olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 395/3....
Her ne kadar davacı vekilinin işbu istinaf dilekçesine istinaden dava dosyası örneği istinaf incelemesi için dairemize gönderilmişse de ; Yukarıda da açıklandığı üzere dosyanın incelemesinden istinaf edilen 17/12/2024 tarihli ara kararının, daha önce mahkemece verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin ara kararına itiraz üzerine HMK'nın 394/5. maddesi kapsamında verilmiş bir ara karar vasfında olmadığı anlaşılmıştır. Çünkü istinaf edilen 17/12/2024 tarihli ara kararının davacı tarafın mahkemeden, devam eden ihtiyati tedbir kararının yeniden değerlendirilmesi ile kaldırılmasına dair yeni bir talebi üzerine mahkemece 17/12/2024 tarihli verdiği yeni bir ara karar mahiyetinde olması nedeniyle işbu ara kararının HMK'nın 395/1 ile 396/1 maddeleri kapsamında değerlendirmeye dayalı verilmiş yeni bir ara karar olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 395/3....
Somut olayda, kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası kapsamından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olmasına göre, davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının menkul, gayrı menkul ve üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddedilmesi doğru olmamış, ancak bu yanılgı yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden talep hakkında düzelterek yeniden bir karar vermek üzere mahkeme ara kararının HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ........ sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2. İhtiyati haciz talebinin bu aşamada takdiren .. TL üzerinden KABULÜ ile; mahkeme veznesine sunulacak .....
ATM'nin 24/07/2025 tarihli 2025/800 - 2025/900 D.İŞ ve Karar sayılı tedbir kararının devamı ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini talep etmiştir. Her ne kadar İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2025/800 - 2025/900 D.İŞ ve Karar sayılı 24/07/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK 390 kapsamında davaya bakan mahkemece tedbir talepleri değerlendirileceğinden tedbirin kaldırılması doğru olmuşsa da icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden tedbir kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/102 Esas sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen 30.04.2014 tarihli ihtiyati tedbir kararı doğrultusunda şikayetçi borçlu hakkındaki takibin iptali yerine durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Dairemizce mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ :Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.12.2014 tarih ve 2014/21765 E.-29476 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


