15.000 TL manevi tazminat kararının ise Mahkememiz taktirinde olduğu belirtilmiştir....
Mahkemece, açıklanan niteliği itibariyle bu yönlerde inceleme ve araştırma yapmaksızın üçüncü kişilerin eylemi nedeniyle illiyet bağının kesildiğinden bahisle, Noterlik Kanununun 162. maddesi ile düzenlenen ve Noterin çalışanının eyleminden kusursuz sorumlu olduğu dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu maddeye göre noterlerin sorumluluğu ''Kusursuz sorumluluktur''. Kusursuz sorumlulukta zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinini ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında davacı ile adına sahte vekalet düzenlenen kişinin tapuda birlikte işlem yaptıkları ve yakın akraba oldukları anlaşılmaktadır....
Davalı noterin sorumluluğu, Noterlik Kanunu'nun 162. maddesine dayalı kusursuz sorumluluk olup, oluşan zarar ile davalı noter işlemi arasında uygun illiyet bağının kurulduğunun kabulü gerekir. Davalı noterin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde nedensellik bağının kesildiğini ispat külfeti ise, davalı notere düşmektedir. Öte yandan; Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir."...
Davalı noterin sorumluluğu, Noterlik Kanunu'nun 162. maddesine dayalı kusursuz sorumluluk olup, oluşan zarar ile davalı noter işlemi arasında uygun illiyet bağının kurulduğunun kabulü gerekir. Davalı noterin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde nedensellik bağının kesildiğini ispat külfeti ise, davalı notere düşmektedir. Öte yandan; Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir."...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil- tazminat davası sonunda, davalılar ... ve ... hakkındaki maddi tazminat isteğinin kısmen kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki maddi tazminat isteğinin esastan reddine, manevi tazminat isteğinin bütün davalılar yönünden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ile davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde maddi tazminat ile her iki halde de manevi tazminat isteklerine ilişkindir....
Her beş kademeye giren Noterler, bir yılda bir işlemle 200.000 ve en çok 1.000.000 Amerikan Doları ile işlemlerini tazminat garantisi altına almışlardır. Tazminatın ödendiği zamanki Amerikan dolarının Türk parası karşılığı esas alınacaktır. Söz konusu poliçede teminat dışı kalan haller sayılmıştır. Meslek sorumluluk sigortasında sigortacının tazminat bedelini ödemesi için, noterin, noterlik görevi ile ilgili hukuka aykırı bir fiili olmalı, bu fiil sonucu üçüncü kişinin bir zararı doğmalı, bu zarara istinaden zarar gören noter aleyhine dava açıp kazanmalı ve bu karar kesinleşmiş olmalıdır. Karar kesinleşmemiş olmakla beraber infaz kabiliyeti olan ve icra takibi konusu yapılmış icranın geri bırakılması kararı alınmamış yasal takip olması halinde de geçerlilik kazanır. (MSSS. Md.10/d ve tazminat talep edilen 2024966 sayılı sigorta poliçesinin 2.md.). Bu aşamalar geçilmeden sigortacının sorumluluğu doğmayacaktır....
Zira anılan protesto, noterin özen yükümlülüğüne aykırı davranarak ibrazın varlığının ve geçerliğinin saptanmaması suretiyle çekilmiştir. Bu durumda çekilen protesto, sakat protesto niteliğine sahip haksız protesto olup, yanlış kayıt içerdiğinden ... maddesi gereğince geçerli olacak ve hâmil başvuru hakkını kullanabilecektir. Öte yandan .... maddesi gereğince sakat protesto durumunda noterin disiplin hükümlerine göre sorumluluğu saklı tutulmuştur. Bu hükmün kanuna aykırı olarak “sakat protesto” veya “haksız protesto” düzenleyen noterin genel hükümler ve 1512 sayılı .. Kanunu kapsamında hukuki sorumluluğuna engel olmayacağı da şüphesizdir....
Nolu 07.06.2023 tarihli ilamda ; "Uyuşmazlık, sahte nüfus cüzdanına dayalı olarak davalı noterin imza sirküleri düzenlemesi, davalı bankanın hesap açması ve havalenin tahsili, davalı bakanlığın ise 2004 sayılı Kanun'un 5. maddesi uya- rınca sorumluluğu kapsamında davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir." şeklinde niteleme yapıldıktan sonra, neticeten; "A. Davalılar T.C. Adalet Bakanlığı ve ... Temyizi Yönünden; Davalılar T.C.Adalet Bakanlığı ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden reddine, B. Davalı ... bank A.Ş. Temyizi Yönünden; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA " karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Eldeki dava ile, önceki davada karşılanmayan munzam zarar talep edilmektedir....
Bozma sonrasında alınan bilirkişi raporunda, davacıların uğradığı toplam gelir kaybının 3.218.594,08 TL olduğu bildirilmiş; davacılar 06/03/2018 tarihli ıslah dilekçeleriyle, maddi tazminat istemlerini (ayrı ayrı) 1.609.797,04 TL’ye artırmıştır....


