WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Zira anılan protesto, noterin özen yükümlülüğüne aykırı davranarak ibrazın varlığının ve geçerliğinin saptanmaması suretiyle çekilmiştir. Bu durumda çekilen protesto, sakat protesto niteliğine sahip haksız protesto olup, yanlış kayıt içerdiğinden 6102 sayılı TTK’nin 721/1 maddesi gereğince geçerli olacak ve hâmil başvuru hakkını kullanabilecektir. Öte yandan 6102 sayılı TTK’nin 721/2 maddesi gereğince sakat protesto durumunda noterin disiplin hükümlerine göre sorumluluğu saklı tutulmuştur. Bu hükmün kanuna aykırı olarak “sakat protesto” veya “haksız protesto” düzenleyen noterin genel hükümler ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu kapsamında hukuki sorumluluğuna engel olmayacağı da şüphesizdir....

Kişiyi değil açılacak davalar neticesinde tazminat ödeyen noterin menfaatinin koruma altına alındığı anlaşıldığından sigorta şirketine açılan davanın da reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir....

Noterler Birliği bünyesinde noterlere destek verilmesi amacıyla oluşturulan fon üzerinden çalışanlara “noter adına” kıdem / ihbar tazminatı ödemesi yapılıyor olması birliğe işveren sıfatı vermez ya da başka bir anlatımla işçi çalıştıran ilgili noterin işveren sıfatını ortadan kaldırmaz. Şu halde taraflar arasında işçi / işveren ilişkisi bulunmamakla davalı birliğin kıdem tazminatından sorumluluğu söz konusu değildir ve husumet yokluğundan davanın reddinin isabetli olduğu..." gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru nedenlerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1....

Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

Noterliğinin 2014 yılı gayrisafı geliri olan 961.725,21-TL üzerinden, dava konusu Yönetmeliğin 76. maddesinde yer alan "noter vekili" ibaresi uyarınca 48.086,26-TL tutarında teminat yatırması gerektiği, noter vekiline vekillik görevi sebebiyle aldığı maaş oranında ek vekillik ücreti dışında başkaca bir tazminat veya ek ücret ödenmediği, bu durumda vekil tarafından yönetilen ve net geliri hiçbir risk ve maddi külfet yüklenmeksizin Türkiye Noterler Birliğine ait olan bir noterliğin vekillik dönemindeki hukuki, cezai ve maddi sorumluluğu, elde edilen kazancı sahiplenenin aksine hizmet veren vekile yüklendiğinden, Yönetmeliğin 76. maddesinde yer alan "noter vekili" ibaresinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, 1512 sayılı Kanun'un 38. maddesinde, noterlik mesleğine girenlerin, göreve başladıkları tarihten itibaren iki ay içinde noterliğin bir yıllık gayrisafı gelirinin %5 'i oranında teminat vereceği, noterlerin ilk yılı takip eden yıllarda da evvelki...

in eylemlerinden kaynaklı 147.500,00 TL zarara uğradığı, birleştirilen 2010/40 E. sayılı davada davalı Noterin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, ...nin ise bir zararı olmayacağı, davacı - asli müdahil Erhan'ın kimliğini kaybettiği, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesine göre; zararın doğmasına hafif kusuruyla sebep olduğundan hakkaniyet gereği %20 hakkaniyet indirimi yapıldığı, asıl davada davacı ...'...

in 01/12/2000 tarihli pay devri sözleşmesinin 8. ve 9. maddelerindeki genel taahhütün ihlali nedeniyle ve bu devirden 3 gün önce verilen ve sureti noterden temin edilen tahliye taahhütünün kullanılması sonrası oluşan davacı zararlarından sorumlu bulundukları, asıl davadaki davacılar açısından yalnızca davalılar ..., ... ve ... yönünden ispatlanan maddi tazminat davasının 30.000 TL için kabulüne ve dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte bu davalılardan alınıp davacılara verilmesine ve ... yönünden istenen 10.000 TL'lik maddi tazminat açısından bu talep daha önce icra mahkemesince kabul edildiğinden reddine, ayrıca aynı davada davalı noter ... açısından sorumluluğunu gerektirecek yasal koşullar oluşmadığından maddi tazminat talebinin reddine, yine tüm davalılar açısından bu davada koşulları oluşmayan manevi tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen ... 12....

A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 25/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine," dair verilen hükmün İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olduğu; söz konu kararda bankanın kusursuz sorumluluğu olduğunun benimsenmiş olduğu görülmüştür....

taleplerinin reddini, iddia edilen ticari satıma konu olan emtia miktar ve değerinin ticari kayıt ve bunların dayanakları faturalar ile ispat edilememesi halinde başka bir incelemeye gerek kalmaksızın davanın reddini, iddia edilen zararın noterin tasdik işleminden bağımsız olarak doğmuş olması nedeniyle davanın reddini, üçüncü kişinin ve bizzat davacının ağır kusuru nedeniyle uygun illiyet bağının kopmuş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Noterliği adı kullanılarak düzenlendiği, noterlerin ancak kusurlu davranışları ile bir zarar meydana gelmesi halinde sorumlu tutulabileceğini, somut olayda işlemi yapanların, noterlerin çalışanları olup kendilerine kusur atfedilemeyeceğini, noterlerden her zaman belgenin sahte olup olmadığını anlamasının beklenilmesinin hakkaniyetli olmadığını, zarar ile eylemleri arasında uygun illiyet bağı olması gerektiğini, bu nedenle oluşan zararlardan sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. 2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III....

UYAP Entegrasyonu