WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılan orman kadastrosu ile dava konusu 262 ada 2, 3 ve 27 sayılı parsellerin (A) ile gösterilen kısımları orman sınırları içine alındığının anlaşılmasına ve 262 ada 1 ve 4 sayılı parsellerinde orman sınırları dışında kaldığı belirlendiğine göre hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekirken aksi düşünce ile ... şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca, orman kadastrosuna itiraz davasına bakmakla görevli kadastro mahkemesinin görevi sadece dava konusu taşınmazın orman olup olmadığını belirlemek, tapunun iptali konusunda istek varsa iptal davasına bakma görevinin genel mahkemeye ait olması nedeniyle görevsizliğe karar vermesi gerekirken, istek dahi olmadan tapu kaydının iptal edilmesi ve orman sınırları dışında kalan bölümlerin ise davalı adına mükerrer kayıt oluşacak şekilde tesciline karar verilmesi uygun görülmemiştir....

Kabule göre de; davanın tapu kaydına dayalı ... tahdidine itiraz davası olduğu dikkate alındığında mahkemece ... niteliğinde olmadığı belirlenen taşınmaz bölümünün ... sınırları dışına çıkarılması kararı ile yetinilmesi gerekirken ve bu bölüm halihazırda tapuda davacı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet halinde kayıtlı olduğu halde davacı harici paydaşların payı da gözardı edilerek mükerrer tapu kaydı oluşacak şekilde ve sadece davacı adına yeniden tescil hükmü kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 06/07/2017 günü oybirliği ile karar verildi....

Aşşağıkuzfındık Köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 754 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle 2289 parsel numarası verilerek Hazine adına 30.06.1978 tarihinde tespit edilip 01.03.1979 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazların mükerrer kayıt olduğunu maliki olduğu 2289 parsel sayılı taşınmazın miktarı kadar bölümün 140 ada 5 ve 146 ada 13 parsel sayılı taşınmazlardan ifrazı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir....

Ne var ki; 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu uyarınca oluşan tapu kaydının bulunması orman kadastrosunun kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmaz. Anılan tapu kaydına dayanılarak orman kadastrosunun iptali için 1744 sayılı Kanunda öngörülen hak düşürücü süreler içinde dava açılmasında yasal zorunluluk bulunmaktadır. Dava tarihi itibariyle orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü süreler çoktan geçmiş olup yörede yapılan orman kadastrosu kesinleşmiştir. Bu durumda orman tahdidi içinde kalan taşınmazlara (1081 sayılı parsele) yönelik açılan davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır....

Bu durumda; dava konusu edilen 590 parsel sayılı taşınmazın, 1983 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Emin Aktaş adına tespit edilmesinin dayanağını oluşturan 8273 m²'lik tapu kaydının, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde 1954 yılında açılan taksim davası nedeniyle, satışa ilişkin 269/51 sayılı mahkeme kararına istinaden yapılan müzayede sonucu, taşınmazın davacının murisine satılması ile oluştuğu, ancak oluşan bu kaydın daha eski tarihli olan ve ...'e ait 1936 tarihli tapu kaydı kapsamında yer aldığı gözetilerek, oluşan çifte (mükerrer) kayıt nedeniyle ... tarafından açılan dava ile tapu kaydının iptal edilmesi sonucu davacının zararının 4721 sayılı TMK'nun 1007. maddesinin "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur." ilkesi gereği Hazineden tahsil edilmelidir....

Bu durumda, meselenin çözümü paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda, paydaşlardan birinin orman kadastrosunun iptali için dava açıp açamayacağının çözümlenmesiyle belirlenebilir. 6831 sayılı Yasanın 11.maddesine göre, “Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), ... ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur....

Davacı 01.06.2009 tarihli dilekçe ile, 26/09/1990 tarih cilt 104 sayfa 9, sıra 10 ve 26.09.1990 tarih cilt 104, sayfa 8 sıra 9 sayılı tapu kaydına dayanarak taşınmazlarının orman sınırları içinde bırakıldığını, bu taşınmazlarının ormanla ilgisinin bulunmadığını, tapu kaydının iptali ile adlarına tescili talebi ile asliye hukuk mahkemesinde dava açmışlardır. Mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince görevsizlik kararı verilerek dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın eylemli durumunun ve evveliyatının orman olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın ekli fen bilirkişi krokisinde (A) ve (B) işaretli bölümlerinin tespit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil niteliğindedir....

Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle, Medenî Kanunun 1007. maddesi gereğince açılan tazminat istemine ilişkindir. Medenî Kanunun 1007. maddesi hükmüne göre, tazminata hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanı sıra, “Tapu sicilinin tutulması nedeniyle bir zarar doğmuş olmalıdır.”....

Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle, Medenî Yasanın 1007. maddesi gereğince açılan tazminat istemine ilişkindir. Medenî Yasanın 1007. maddesi hükmüne göre, tazminata hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanı sıra, “Tapu sicilinin tutulması nedeniyle bir zarar doğmuş olmalıdır.”...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava, mükerrer kadastrodan kaynaklanan tapunun iptali istemine ilşikin olmayıp, dosya kapsamına ve dava dilekçesi içeriğine göre 1947 yılında kesinleşen kadastro tespitinden sonra İdarece 08.05.1957 tarih 24336/943 sayılı talimat üzerine yapılan revizyon işlemi sonucu yapılan değişiklikle oluşan tapu kaydının iptali talebi ile açılmış olmakla, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun Geçici 14. maddesi ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 2015/8 sayılı iş bölümü kararı uyarınca temyiz inceleme görevinin Yargıtay 1. Hukuk Dairesine ait bulunması nedeniyle görevli Dairenin belirlenmesi bakımından dosyanın, 6644 sayılı Kanunla değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60/2 maddesi uyarınca Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiş, Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'nun 26.04.2016 tarih 2016/18337 Esas, 2016/18582 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapmakla görevli dairenin Yargıtay 1....

UYAP Entegrasyonu