Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14'üncü 20'inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Kadastro sonucunda, ...)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.04.2011 gün ve 275/77 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 206 ada 1 ve 248 parsel ile 233 ada 14 ve 44 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir....
beyanlar hanesine 27.03.1996 tarihinde .....’nin 85. maddesi gereğince mükerrer kayıt şerhinin yazıldığı, 78 parselin ise kamulaştırılmakla ifraz işlemlerinin yapıldığı bu işlemler sırasında yüzölçümünün 3.000m2 eksik olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine 78 parselin malikleri olan ....mirasçıları tarafından açılan tapu iptali ve tescil istemli dava üzerine .......
İşletme Müdürlüğüne Bildirilmesi başlıklı 29. maddesinde “Orman Kadastro Komisyonlarının, orman olarak sınırlandırılan tapulu yerleri, harita, liste ve tutanaklarını Orman İşletme Müdürlüklerine göndereceği ve müdürlük tarafından kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan hukuken geçersiz hale gelmiş tapuların kısmen veya tamamen iptali için gerekli işlemlerin yapılacağı” belirtilmiştir....
ait tapu kaydı bulunmadığı, başvurucunun köyünün kadastro çalışmalarının kesinleşmiş olduğu ve keşif esnasında başvurucunun zilyetliğinde olduğu tespit edilen ve zarar görüldüğü iddia edilen taşınmazların kadastro çalışmalarından sonra tapu kayıtlarıyla doğrulanmadığı ve yapılan araştırmada başvurucunun zarar gördüğü iddia ettiği taşınmazlara yönelik zilyetlik hakkına istinaden kadastro tespitine itiraz veya tapu iptal tescil davası açmamış olduğundan dolayı bir zararın oluşmadığı belirtilerek reddedilmesi üzerine, söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır....
O halde mahkemece yapılacak iş: yukarıdaki açıklamalar göz önünde tutularak 294 sayılı parsel; mükerrer olması nedeniyle iptal edilmişse, bu parselin yerinin hangi parsellere konu yapıldığı, iptalden sonra bu parsel veya gittiği parseller hakkında tapu kayıtlarının oluşup oluşmadığı, Tapu Sicil ile Kadastro Müdürlüklerinden sorulup açıklığa kavuşturulması, kabulüne karar verilen taşınmazın tamamı veya bir kısmı oluşan tapu kayıtları kapsamında kalmış ise, kayıt maliklerine karşı dava açılıp açılmadığının değerlendirilmesi ve malikler arasında Hazine ve köy tüzel kişiliği yok ise tapuda kayıtlı taşınmazlar yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin düşünülmesi gerekmektedir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle, Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince açılan tazminata ilişkindir. Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı için değerini yitirmiş eski tarihli tapu kayıtları esas alınarak kadastro yoluyla oluşan tapu kayıtlarının hukuki değerinin bulunmadığı, uyuşmazlığın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanmayıp, hatalı kadastro işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle Medeni Yasanın 1007. maddesindeki tapu kaydının tutulmasından kaynaklanmadığı için 1007 madde hükümlerin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir. Ne var ki; mülkiyet hakkı Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasa ile değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır....
Dava, tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK.nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 833 ada 3 parsel sayılı 15702.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazine tapusunun hükmen iptal edilmesi, satın alma, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, yasal süresi içinde taşınmazın kök murisleri ...’dan intikal ettiği ve adına eski tapu kaydı ile kayıtlı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Bu işlemler nedeniyle zarar görenler, Medeni Kanunun 1007. maddesi gereğince, zararlarının tazmini için Hazine aleyhine, Borçlar Kanununun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde adlî yargıda dava açabilirler. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı)....


