"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Mutki Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 07.09.2009 gün ve 56/50 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde; yaklaşık 10 yıl önce 90 yaşlarında babasının vefat ettiğini, babasının sağlığında 06.06.1967 tarihli satış sözleşmesiyle 9 parça taşınmazı değişik mevkilerde satın aldığını, çocukları arasında sağlığında paylaştırdığını, davalı adına tespit edilen 126 ada 30 nolu parselin kendisine düşen tarla olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescilinin yapıldığını belirterek dava konusu 126 ada 30 nolu parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 1984 tarihinde .... Köyü'nde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 478 parsel sayılı 2484 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle eşit paylarla ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2010 tarihinde yapılan kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 868 parsel sayılı ....241,... metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın .../B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1960 tarihinden itibaren ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinde Belediye, Orman Yönetimi ve Hazine arasında görülen tapu iptali tescil davalarında (1997/243-397) taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğuna ve orman kadastrosu yoluyla oluşan 3586 sayılı parsel tapusunun geçerli esasa dayandığından mükerrer olarak oluşan 3289 sayılı parsel ve gittilerinin tapu kayıtlarının iptaline karar verildiği, böylece orman kadastrosu sonucu Hazine adına orman niteliğiyle oluşturulan 3586 sayılı parselin tapu kaydının geçerliliğini koruduğu, askı ilan süresi içinde ... ve Köyişleri Bakanlığı tarafından Orman Yönetimine husumet yönelterek dava konuusu parselin niteliğinin değiştirilmesi amacıyla açılan ve Belediyenin de katıldığı Kadastro Mahkemesinin 1996/63 sayılı davasının reddine dair verilen kararın 20....
KARAR Davacı vekili, kadastro yenileme çalışmaları sırasında maliki olduğu101082 ada 1 parselin, mera parseline binmeli olması nedeniyle kaydına mükerrer şerhi verildiğini, şerhlerin kaldırılmasını, yapılan kadastro yenileme çalışmalarının iptali ile şirkete ait alanın düzeltimini talep etmiş; 09.05.2017 günlü oturumda Hazine ve Kadastro Müdürlüğü hakkındaki davalar ile kadastro yenileme çalışmasının iptali talepli davanın tefrikine karar verilerek yargılama mera parseli ile mükerrerlik şerhinin iptali talebine münhasıran yargılamaya devam edilmiştir. Davalı; davacının öncelikle dava şartı yokluğu, husumet, görev, zamanaşımı, yargı yolu itirazları değerlendirilerek usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, 2017/7Esas, 2017/173 Karar 09.05.2017 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf talebi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi "Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara Batı 3....
Davacı vekilinin, yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, mükerrer kadastro nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davası olup Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İlçesinde 1993 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 118 ada 6, 118 ada 7 ve 118 ada 27 parsel sayılı sırasıyla 4.867,37, 6.095,27 ve 59.001,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan; 118 ada 6 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla ... adına, 118 ada 7 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla ... adına, 118 ada 27 parsel sayılı taşınmaz ise tapu kaydı nedeniyle ..., ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Bilahare 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 590 ada 13 parsel sayılı 543,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir....
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, dava konusu 1480 parsel sayılı taşınmazın murisleri intikal ettiğini, taşınmazın daha sonra davalı şirket adına tescil edilen taşınmaz kapsamında kaldığını, tapuda mükerrer kayıt oluştuğunu ileri sürerek davalı şirket adına oluşan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı şirket, dava konusu taşınmazı da içine alan taşınmazı tapu siciline güvenerek 15.02.2008 tarihinde Başkanlığından ihale ile satın aldıklarını ve turizm alanı ilan edilen taşınmaz üzerinde otel inşaatına başladıklarını, kusurları olmadığını, davacıların yıllar sonra dava açmakta kötüniyetli olduklarını belirterek davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet yönünden reddini, olmazsa esastan reddini savunmuştur....
Yargılama sırasında 4741 sayılı 8000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazla mükerrer olduğu gerekçesiyle bu taşınmazın tapu malikleri ile mirasçıları davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda davanın feragat nedeniyle reddine, çekişmeli 6489 parsel sayılı taşınmazın "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" ibaresi ile "bu parselin kullanıcısı ...'dir" belirtmesi yapılarak Hazine adına tarla vasfı ile tespit gibi tesciline, karar kesinleştiğinde kararın ve bilirkişi raporunun birer örneğinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir....
İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, ... bozma ilamında özetle "Kadastro Mahkemesinin 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı dosyasına konu taşınmaz bölümlerinin neresi olduğunun, çekişmeli 208 ada 1 parselin iptal edilen 2/B poligonunda kalıp kalmadığının, iptal edilen kısımların tapuya tescil edilip edilmediklerinin belirlenmesi, varsa tapu kayıt suretleri getirtilerek mükerrer tesbit ve tescil olup olmadığı tespit edilmesi, Kadastro Mahkemesinin 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı dosyasında orman rejimi dışına çıkarılma işleminin yalnız dava edilen taşınmaz bölümleri yönünden iptal edildiğinin gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; tapu iptali ve tescile yönelik talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile ... İli ... İlçesi ......
Aynı zamanda, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Anılan kanun maddeleri dikkate alındığında, her ne kadar tavzih yoluyla hükmün değiştirilmesi hukuken mümkün bulunmamakta ise de, mahkeme kararının, hükümde lehine pay verilerek tescil hükmü kurulan ...' ın kaydının mükerrer olması nedeniyle infaz edilemediği anlaşılmakta olup, nüfus müdürlüğünün yazı cevabında, söz konusu mükerrer kaydın iptal edildiğinin bildirilmiş olması ve mahkeme kararlarının infaz edilmemesi halinin kamu düzenine ilişkin olması karşısında; Mahkemece, tavzih talebinin kabulü ile kök murisin veraset ilamının çıkartılması suretiyle, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, mükerrer nüfus kaydı iptal edilen ...'...


