Mahallesi kadastro çalışmalarının 1957 yılında tamamlandığı, ... İlçesi ... Köyündeki kadastro çalışmalarının ise 1968 yılında tamamlandığı, davacının 2397 nolu parselinin 18.02.1975 tarihinde tapuya tescil edildiği, ... İlçesi ... Mahallesi kadastro çalışmalarının 1957 yılında tamamlanıp tespit tarihi daha önce olduğundan, mükerrer kadastronun davacının taşınmazı ile ilgili bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmak için yeterli değildir. Şöyle ki, dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/1. maddesi kapsamında düzenlenen ve niteliği itibariyle mülkiyet ihtilafından kaynaklanan, mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır....
Dayanaksız ya da hukuki duruma uymayan kayıtlar düzenlemek, taşınmazın niteliğinde yanlışlıklar yapmak da aynı kapsamda düşünülmüştür. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E., 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E.,2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E., 2010/668 K. sayılı kararı)....
ECRİMİSİLELATMANIN ÖNLENMESİTAPU İPTALİ 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 13 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 428 ] "İçtihat Metni" Davacılar, paydaşı oldukları Muratlı İlçesi Çevrimkaya köyü 47 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 16.500m2’lik bölümüne davalının ekip biçmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur. Davalı, yetkisizlik itirazında bulunarak, Maksutlu köyü 6 ada 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 1939 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 16.500m2’lik bölümünün mükerrer olarak tescilinin yapıldığını ve çifte tapu oluştuğunu, kendi tapusunun eski tarihli olması nedeniyle davacılara ait 47 nolu parselin 16.935m2’lik bölümünün iptali istemiyle karşı dava açmıştır....
Kadastro Kanununun 22.maddesine göre mükerrer kadastronun iptali iddiasına dayalı mülkiyet ihtilafından kaynaklandığı, bu tür davaların, davacının maliki bulunduğu taşınmazla mükerrerlik oluşturduğu (iddia olunan) belirtilen taşınmazın / taşınmazların malikine / maliklerine husumet yöneltilmek suretiyle açılması gerektiği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün, Tapu Müdürlüğünün ya da Hazinenin davada taraf sıfatıyla yer almasını gerektiren herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle adı geçenlerin yasal hasım konumunda olduğundan söz edilemeyeceği, 6100 ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastro sınırlamasına itiraz ve tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 401 parsel sayılı taşınmaz, 1939 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 22’inci maddesine göre tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılarak tutanak düzenlenmeden sadece ada ve parsel numarası verilerek revizyon görmüştür. Davacı 101 ada 401 nolu orman parseli içinde Nisan 1937 tarih 441 nolu tapu kaydı kapsamında olan taşınmazının bir kısmının kaldığı iddiasıyla, tapu kapsamında kalan kısmın adına tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının davası sabit olmadığından reddine ve dava konusu ...,......
Mahkemece, davacıların iddialarının kadastro öncesi sebeplere dayandığı ve 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesi uyarınca on yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava, mükerrer oluşan kaydın iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı ...’in kayden maliki olduğu 1620 parsel sayılı taşınmazın 13.01.1959 tarih 398 sayılı tapu kaydına dayalı olarak 1967’de 19600 m² tarla olarak adına tespiti edildiği, tespitin 1970’de kesinleştiği; 1621 parsel sayılı taşınmazın ise 13.01.1959 tarih 406 sayılı tapu kaydına dayalı olarak 1967’de 20500 m² tarla olarak bir kısım davacıların mirasbırakanı ... adına tespiti edildiği, tespitin 1970’de kesinleştiği anlaşılmaktadır....
Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı ve davalı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 262 parsel sayılı taşınmaz, 25.11.1980 tarihinde bağ vasfı ile tespit edilerek ... adına tapu kütüğüne tescil edilmiş, en son 26.11.2012 tarihinde davacı adına satış işlemi nedeniyle tescili yapılmıştır. Tapu kaydının beyanlar hanesinde "mükerrer kadastro geçtiği tespit edilen ... Mahallesi 121, 122, 123 parseller ve ... Mahallesi 261, 262, 263 parsellerin mükerrer tescil edilen yüzölçümleri iptal edilecektir." şerhi bulunmaktadır. Davacı ..., ... Mahallesi ile ilgili kayıtların iptali isteğiyle dava açmıştır....
Mükerrer (çifte) tapu, bir taşınmaz hakkında kütükte çift sayfanın açılmış olması hâlidir. Bu durumda, birbirine aykırı iki ayrı bilgi içeren tapu kütüğü kendi içinde çelişkiye düşeceğinden, mükerrer olan kayıt yolsuzdur ve yolsuz kaydın düzeltilmesi gerekecektir. Aksi hâlde, mükerrer kayıt olgusunun devam ettirilmesi devletin doğru sicil oluşturma ilkesine aykırı olacaktır. 23....
İlk Derece Mahkemesince her iki çalışma alanına ait kenarlaştırılmış kadastro paftalarının dosya arasına getirtilip mükerrer tapu kaydı olup olmadığının saptanması gerekirken, bu hususta araştırma yapılmayarak 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosunun Kadastro Kanunu 22.maddesi gereğince mükerrer kadastro olduğu değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Zira arazi kadastrosu sonrası 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu hukuken mükerrer kadastro olarak nitelendirilmemektedir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; ... ve ......
Bu nedenle mülkiyete yönelik tapu iptal ve tescil davaları, uygulama kadastrosu nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılması gereken davalardan değildir. Uygulama kadastrosu kapsamında aktarılması gereken davalar, genel mahkemelerde açılan “Müşterek sınırın değiştirilmesi istemli tapu iptali ve tescil davaları”, “Kadastro Kanunun 41. maddesine dayanılarak açılmış davalar”, “Tapu kaydında yazılı yüzölçümünün düzeltilmesi davaları” ile “3402 sayılı Kanunun 22/1. maddesi kapsamında kalan mükerrer kadastrodan kaynaklanan davalar”dır. Somut olayda dava, mülkiyete yönelik tapu iptali ve tescil istemli bir dava olup, kadastro mahkemesine aktarılması gereken davalardan değildir. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 28/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....


