Şahıs konumunda olan davacı tarafından bu işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürülmesinin hukuka ve hayatın tabii akışına aykırı olduğunu, davalı taraflar arasında muvazaalı işlem yapılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını, davalılar arasındaki limited şirket pay devrinin davacı şirketin hukuki menfaatini etkileyecek nitelikte de olmadığını, davacı şirketin .... İnşaat Ltd.Şti.'de bir ortaklığı olmadığını, .......
Hal böyle olunca, mahkemece, davacının şirkette temsil ve ilzama yetkisinin kalktığı tarihten pay devrinin ilan tarihine kadar tahakkuk eden prim borçlarından sorumluluğun varlığı bu çerçevede değerlendirilmeli, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde, davacının limited şirkette hangi tarihlerde ne kadar paya sahip olduğu, alacağın şirketin mal varlığından tahsil imkanı bulunup bulunmadığı açıklıkla belirlendikten sonra, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi....
ya karşı dava açılıp birleştirildiği, dosya kapsamı ve yukarıda açıklanan gerekçelerle hisse devir sözleşmesi, yönetim kurulu kararı ve bedel ödenmeme, belirtilen bedelde olmama iddialarının kanıtlanamama durumu da nazara alınarak, davalı ... tarafından yapılan pay devrinin geçerli kabul edilmesi nedeniyle asıl ve birleşen davada davacıların davalı şirket ortağı olduğunun tespiti ve pay defterine tescili davalarının kabulü ile, 100 pay üzerinden 33 payın ...'a, 34 payın ...'e devri durumu gözetilerek mevcut hali ile 10.000 pay üzerinden 3300 payla davacı ...'un, 3400 payla davacı ...'in davalı şirket ortakları olduklarının tespiti, bu hususun pay defterine tesciline, geri kalan 3300 payın mevcut ortakların pay oranları da nazara alınarak 330'unun..., 2970'inin ... üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir....
ya karşı dava açılıp birleştirildiği, dosya kapsamı ve yukarıda açıklanan gerekçelerle hisse devir sözleşmesi, yönetim kurulu kararı ve bedel ödenmeme, belirtilen bedelde olmama iddialarının kanıtlanamama durumu da nazara alınarak, davalı ... tarafından yapılan pay devrinin geçerli kabul edilmesi nedeniyle asıl ve birleşen davada davacıların davalı şirket ortağı olduğunun tespiti ve pay defterine tescili davalarının kabulü ile, 100 pay üzerinden 33 payın ...'a, 34 payın ...'e devri durumu gözetilerek mevcut hali ile 10.000 pay üzerinden 3300 payla davacı ...'un, 3400 payla davacı ...'in davalı şirket ortakları olduklarının tespiti, bu hususun pay defterine tesciline, geri kalan 3300 payın mevcut ortakların pay oranları da nazara alınarak 330'unun..., 2970'inin ... üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir....
Limited şirket pay devrinin devir işlemi, noter onaylı devir sözleşmesi şirket ortaklar kurulunun onayı ile mümkün olup, davalının bu yönde bir belge sunmadığı, dolayısıyla devrin gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Davacıların murisinin ortak sıfatının devam ettiği, aksine bir yargı kararı da bulunmadığından, davacılar murisinin ortak sıfatının miras hukuku ilkelerine göre davacılara intikal ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne, ... adına kayıtlı olan ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'deki hissesinin mirasçıların miras payı oranında davacılar ... (625) Hisse ... (625) Hisse ... (625) Hisse ... (625) Hisse adına Ticaret Siciline kayıt ve tesciline," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
, sehven yazım yapıldığı, ticaret sicil kayıtlarının esas olduğu, yapılan devir işlemi ve iradesi hisselerin tamamına yönelik olduğunun belli olduğu, davacının şirket ortaklığından çıkması yönünden karşılıklı iradenin oluştuğu ancak pay devrinin Genel Kurulda onaylanması gibi kurucu işlemler ile, yeni üyenin pay defterine kaydı ve pay devrinin Ticaret Sicilinde tescil ve ilanı gibi müteakip işlemlerin yapılmadığı,anılan tarihler sonrası şirkete ait Genel Kurulların da yapılmadığı, şirkete ait ticari defter ve dayanağı kayıtların mahkememizce de celbedilmesine rağmen bu kayıtlara ulaşılamadığı, yapılan Limited Şirket hisse devrinin ticaret sicil kayıtlarına işlenmediği, pay defterindeki kayıtların da buna göre düzeltilip düzeltilmediğinin belli olmadığı, geçen süreye nazaran davalı şirkette muhatap bulunamadığı gibi dava ile yapılan tebligat üzerine de davaya cevap verilmediği, bu koşullarda davacı ...'...
den alınan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davanın, tazminata ilişkin olduğu, taraflar arasında limited şirket hisse devrinin inançlı işlem olarak kabulü halinde bu hususun ispatlanması gerektiği, taraflar arasında limited şirket hisse devrinin satış işlemi olarak kabulü halinde kanuni koşullar çerçevesinde işlemin gerçekleşmediği, bu durumda pay devrinin gerçekleşmediği dolayısıyla sebepsiz zenginleşme yoluna başvurulabileceği bildirmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen pay devrine dair sözleşmeden kaynaklı tazminat davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda davacı ile davalı kardeş oldukları ve her iki tarafında ... Makine Ve İnşaat Ltd. Şti. ile ... Tasarım Makine San. Tic. Ltd....
Ticaret ve Sanayi Ltd. Şirketi'ne ait şirket mukavelesi ile ortaklık pay durumlarını gösteren tüm defter ve belgeler celbedilerek sanık ...'nın pay devrinin hangi şartlarda gerçekleşeceği, bu konuda katılan sanık ...'nin muvafakatına ihtiyaç olup olmadığı yani katılan sanık ...'nin muvafakat ve imzası bulunmadan da pay devrinin mümkün olup olmadığı hususunun araştırılıp eylemin "faydasız sahtecilik" kapsamında kalıp kalmadığı da kararda açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ile yetinilerek karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla pay devrine ilişkin hususların taraf iradelerinden bağımsız, kanunla düzenlenen hukuki ilişkiler olduğundan somut uyuşmazlığa 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, limited şirket pay devrinin 6102 sayılı Kanun 595 inci maddesinde düzenlendiği, anılan maddeye göre pay devrinin ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması, tarafların imzalarının noterce onaylanması zorunlu olup mülga 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bir payın devrinin, şirket hakkında pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceğine" ilişkin düzenlemenin 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesine alınmadığı, buna göre 6102 sayılı Kanun'un, devir keyfiyetinin pay defterine yazımını zorunlu görmediği, genel kurulun devre onay vermesi veya vermiş sayılmasının pay sahipliği sıfatının kazanılması için yeterli sayıldığı, buna göre davacının, davalı şirketteki...
a devrettiğini, bu tarih itibarı ile ortaklığının ve müdürlüğünün sona erdiğini, ancak şirketin diğer ortaklarının hisse devrini ticaret siciline tescil ettirmemeleri sebebi ile halen şirkette ortak olarak gözüktüğünü ileri sürerek 17/02/2002 tarihi itibarı ile ortaklığının sona erdiğinin tespiti ile hisse devir işleminin 17/02/2002 tarihi itibarı ile Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 520. maddesi uyarınca pay devrinin geçerli olabilmesi için, pay devrinin şirkete bildirilmesinin ve pay defterine kaydedilmesinin gerektiği, oysa ki davacının pay devrinin pay defterine kaydının yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir....


