WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

TTK m. 630/3 hükmü anlamında davalının şirket müdürlüğünden azli bakımından haklı sebep olarak nitelendirilmesi gerektiği ve davalı...'...

tarihli ihtarnamesi ile şirketin mali verilerinin şirket ortağı vasfı ile sunulmasını talep edildiğini, fakat müvekkile olumsuz cevap verildiğini, cevap içerikli ihtarname de müvekkil adına bilgi ve belgelerin verilememesine tek bir gerekçe ile dahi sunulamadığını, adı geçenlerle fikir ve eylem birliği içinde olacağı niyet okuyuculuğu üzerine ve 3. kişi olan müvekkiller ... ve ... 'nın babası ile şirket müdürünün arasında geçen ve şirket dışı önceki ticari ilişkilerinden doğan alacak verecek ilişkisi bahane gösterildiğini, iş bu red gerekçesinden de anlaşılacağı üzere şirket müdürü iş bu şirket ve hastaneyi sadece kendisine ait olan, kendisinden başka hissedarı olmayan bir mal varlığı olarak görmekte, hastanenin tüm yönetimi de davalı ......

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu vakıalar çerçevesinde şirket müdürünün diğer ortaklara danışmadan ve ortaklar kurulu kararı almadan inşaat sözleşmesi yapıp yapmadığı, bu sözleşmelerin şirket zararına olup olmadığı, şirket müdürünün inşaatın gerçek maliyetinin çok üstünde değil, daire satış bedellerinin gerçek bedellerinin çok altında satıp satmadığı, şirketin zarar edip etmediği, şirket müdürlüğünce defterlerin incelenmek üzere davalı şirketten talep edilip edilmediği ve bu talebe olumsuz yanıt verilip verilmediği, davalı şirketin feshine dair karar verilmesinin gerekip gerekmediği, davalı gerçek kişiler aleyhine fesih davası yöneltilmesinin mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır....

ın aynı zamanda dava dışı Erkılıç Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğu ancak bu durumun Ernet limited şirketi kurulurken mevcut olduğu ve davacı ... tarafından da bu durumun bilindiği, her ne kadar TTK'nın 547. maddesinde limited şirketlerde şirket müdürünün rekabet etme yasağı bulunduğu belirtilse de, bu durumu bilerek onunla şirket kuran davacının davalının dava dışı şirket müdürlüğüne zımnen kabul ettiği ayrıca çıkarılma şartlarının varlığı sabit olsa bile şirketin iki ortaktan oluşuyor olması ve ortaklarından birinin çıkarılmasına izin verilmesi tek kişilik limited şirketin devamına imkan tanıma sonucunu doğuracağından bu durumun da hukuken mümkün olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği, birleştirilen 2008/95 esas sayılı dava dosyasında davacının davalıya şirket adına verilen Finike Noterliğinin 02/07/2007 tarih 5228 yevmiye nolu vekaletnamenin iptali ve Antalya 6....

'in müdürlük görevinden azli isteminin reddine karar verildiğini ,kararın 28/06/2013 tarihinde kesinleştiğini, davacının beyanının aksine Mahkemenin bu kararların sahtecilik ile oluşturulduğuna dair tespiti olmadığını yokluk kararı verilmesinin nedeninin kesinlikle sahtecilik olmadığını, şirketin kurulduğu dönemde daha yeni reşit olan davacının şirkete maddi, manevi katkısı olmadığı gibi davacı tarafından diğer ortak şirket müdürü olan babasına şirkete temsili ve şirket idaresini sağlamak amacıyla çok geniş kapsamlı vekaletname verilmiş olduğundan davacının uzun yıllar şirket yönetimine dahil olma gereğini duymadığını, şirket müdürünün vekaletnameyi kullanarak şirket ile ilgili işlemleri diğer ortak adına yapma imkanı varken davacının imzasını sahte olarak attığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının şirketle fiili irtibatını kesmeden önceki dönemde de şirket müdürünün teşvik ve çabaları ile şirkete gelip gittiğini, bu dönemde sermaye borçlarını dahi ödemediğini şirketten...

Soruşturma sayılı şikayet başvurusu yapıldığını ve halen dosyanının derdest olduğunu, şirket müdürü ... ... ...' e karşı "... Limited Şirketi" Müdürlüğünden azli için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı davası açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, şirket müdürü ... ... ...'e ....Noterliği'nin 03.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirket ortaklar kurulunun toplantıya çağrılarak ortaklar kurulu toplantısını gerçekleştirmesi ihtar edildiğini; sözkonusu ihtarnamenin, ... ... ...'e 06.05.2021 tarihinde bizzat teslim edilmek suretiyle tebliğ edildiğini, ihtarnamenin müdüre tebliğ tarihi olan 06.05.2021 tarihinden itibaren 7 işgünü içinde olumlu cevap verilmemiş olup bugüne kadar geçen süre içinde de ihtarname gereği işlemlerin, müdür tarafından yapılmadığını ve şirket genel kurulunun toplanmadığını, TTK.617/3. Maddesi yollamasıyla TTK.412/1 gereği "......

Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin atfıyla uygulanması gereken TTK'nın 553. maddesinde gösterilen yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin davada zararı ispat yükü davacıda, kusursuzluğu ispat yükü ise davalıdadır. Ceza mahkemesi dosyasında alınan rapor ile mahkemece alınan rapor incelendiğinde, dava dışı Ado Çimento şirketinden tahsil edilen paranın şirket kayıtlarında gösterilmediği ve bu nedenle davalı uhdesinde olduğu kabul edilmiştir. Ancak, dosya içine ibraz edilen banka dekontları incelendiğinde, Ado Çimento şirketi tarafından paranın davalının şahsi hesabına değil, müdürü olduğu şirket hesabına havale yapıldığı görülmektedir. Paranın gönderildiği 2011 yılı itibariyle gerek davalı, gerekse davacı şirket müdürü olup münferiden şirketi temsile yetkilidirler. Davalı, davacının da müdür olması sebebiyle banka hesabından para çektiğini savunmaktadır....

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, limited şirket yöneticisinin temsil ve yönetim yetkisinin kaldırılması ve davalı şirkete kayyum tayini talebidir. Bölge adliye mahkemesince, davalı şirketin yönetim organından yoksun olmaması nedeniyle şirkete kayyum atanmasını gerektir bir durum olmadığı, ancak davalı şirket müdürünün şirketi kötü yönettiği gerekçesiyle TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca davalı şirket müdürü ...'nun yönetim ve temsil yetkisinin pay ve paydaş çoğunluğu ile kullanılması şeklinde sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Ancak, yukarıda özetlenen hüküm yönetici ve temsilci olmayan ortaklara yönetim ve temsil yetkisi verdiği gibi, sınırlamanın yer itibariyle veya birlikte temsil şeklinde mi yahut da miktar, konu ve içerik bakımından mı olduğu hususunda da hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde ayrıntılı ve açık düzenleme içermemektedir....

Dava, limited şirket müdürünün haklı nedenle azli istemine ilişkin olup, mahkemece 3. bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan 3. bilirkişi heyeti raporunda, davalının müdürü olduğu dava dışı şirketin vergi ve SSK borçlarının 2010 yılında, 2009 yılına oranla, 5 kat arttığı, yine şirketin 2009 yılındaki toplam borcunun 1.074.126,82 TL iken 2010 yılında, % 80 artarak, 1.292.195,63 TL'ye ulaştığı, borçların azaltılması yönünde hiç bir şeyin yapılmadığı stokların azaltılması yoluna gidilmediği, şirketin, bu tarihlerde, bünyesinde bulunduğu görünen binaların, tesis, makine ve cihazların satılarak şirkete kaynak oluşturması yoluna gidilmediği, yine şirket kayıtlarında ticari alacaklar kısmında görünen 1.412.992,65 TL alacak tutarının tahsili yönünde girişimlerde bulunmadığı bu nedenle davalı müdürün dava dışı şirketi kötü yönettiği mütalaa edilmiştir....

Şti'nin ortakları olduğunu, şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak davalı İsmail'in belirlendiğini, müvekkiline ortak olduğu tarihten bu yana hiç bir şekilde kar payı ödemesi yapılmadığını, şirketin kötü yönetildiğini ileri sürerek müvekkilinin kar payının tespiti ile şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline, ortaklığın çekilmez hale gelmesi nedeniyle şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada da aynı nedenlerle beraber davalı şirket müdürünün şirketin stokta bulunan mallarını faturasız olarak sattığını, hatta bu sebeple satılan malların bir çoğunun bedeli alınamadığını, şirketin faturasız ve usulsüz satışlar yönüyle zarara uğratıldığını ileri sürerek davalı İ.. T..'nın şirket müdürlüğünden azlini, şirket yönetiminin kayyuma devredilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu