WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Satış, yeni konulan hacze dayanılarak yapıldığından, bu hacze göre yeniden kıymet takdiri yapılması ve satışın da yeni kıymet takdiri üzerinden gerçekleştirilmesi gerekirken, önceki hacze dayalı olarak belirlenen kıymet takdirinin herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağı gözetilerek satışa esas alınması mümkün olmayıp bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. 15.11.2021 tarihli satış kararına esas olan 14.7.2020 tarihli haciz sonrası icra müdürlüğünce yeniden kıymet takdiri yapılması gerekirken, önceki tarihli hacze dayalı kıymet takdiri esas alınarak ihalenin yapılması usulsüzdür....

İcra Müdürlüğü'nün 2009/2274 Esas sayılı dosyasında 17.9.2014 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulması ve satılarak paraya çevrilmesi için kıymet takdiri yapılmasını talep etmiştir. 2780 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 19.9.2014 tarihinde haciz şerhi işlenmiş, 2780 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporunda; taşınmazın arsa vasfında olduğu, taşınmaz üzerinde üzeri lanarin örtülü depolar ve akaryakıt istasyonu ile akaryakıt pompalarının üstü örtülü kanopi mevcut olup, akaryakıt pompaları ve depoları haricinde taşınmaza 230.000 TL rayiç değer belirlenmiştir. Bu durumda haciz; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, arsa niteliğindeki taşınmaz üzerine konulmuş olup taşınmaz üzerinde bulunan kanopi, LPG dispenser, tank ve tesisatları üzerinde haciz bulunmamaktadır. Buna rağmen arsa niteliğindeki taşınmaz ile üzerindeki menkulleri kapsar şekilde kıymet takdiri yapılmıştır....

Her ne kadar şikayetçi borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmiş ve icra mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda parsel uygulaması sonucu taşınmazın iki ayrı parsele ayrıldığı tespit edilmiş ve satış ilanında yer almışsa da, kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin olmakla birlikte kıymet takdirine ilişkin ileri sürülen hususların ihalenin feshi talebinde değerlendirilmesi mümkündür. Yapılan parsel uygulaması sonucu oluşan taşınmazların ayrı ayrı ekonomik değerleri belirlenip, birlikte satışlarına engel bulunup bulunmadığı değerlendirilerek satışın yapılması gerekirken, gerçekte mevcut olmayan eski 897 parsel numarası ve bu parsele ilişkin yapılan kıymet takdiri esas alınarak satış yapılması doğru değildir. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen nedenlerle şikayetçinin isteminin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

İcra Dairesi tarafından şikayete konu taşınmaza yönelik yazılan talimat doğrultusunda İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2021/746 talimat sayılı dosyasında kıymet takdiri yaptırıldığı,taşınmazın değerine yönelik yapılan şikayetin, ilgili taşınmaza ilişkin yazılan talimat doğrultusunda yapıldığı dikkate alındığında kıymet takdirinin yapılmasını isteyen asıl icra müdürlüğünün bulunduğu yer İcra Mahkemelerinde değerlendirilmesi gerektiğigerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İcra İflas Kanunu 128/a maddesindeki kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler hükmü dikkate alındığında; Somut olayda, kıymet takdiri talimat yoluyla İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi’nce yapıldığı anlaşılmakla şikayeti inceleme yetkisi İstanbulAnadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesi’ne aittir....

İli, ... parselde kayıtlı bulunan 6 nolu bağımsız bölümlerin kıymet takdirinin yapılmasının istendiği, bu talimat uyarınca konulan haczin yukarıda açıklanan şekilde "nokta haczi" niteliğinde olduğu anlaşılmakla, kıymet takdirine itiraza ilişkin şikayetini inceleme yetkisi, haciz kararını veren esas icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. İstanbul Anadolu 24.İcra Hukuk Mahkemesi’nce, İİK'nın 128/a maddesinde kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililerin raporun tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilecekleri belirtilmiş olup incelenen takip dosyası içeriğine göre şikayet konusu kıymet takdiri raporunun Edremit İcra Müdürlüğü'nün 2021/806 Talimat sayılı dosyası Talimat sayılı dosyasında düzenlendiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 20.01.2016 tarih ve 2015/30969 Esas, 2016/1471 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de; İİK'nun 128/a-2. maddesinde; "Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez" hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 Esas, 1992/130 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK'nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir....

Somut olayda, borçlunun şikayete konu (385 nolu parsel) 494 ada 20 parsel sayılı taşınmazı üzerine 22.01.2015 tarihinde haciz konulduğu, alacaklının talebi üzerine 06.01.2015 ve 16.02.2016 tarihlerinde haczin yenilendiği, ihaleye esas olan kıymet takdirinin 07.10.2015 tarihinde , ihalenin ise 10.01.2017 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Alacaklının haczin yenilenmesi talebi üzerine 16.02.2016 tarihli haciz sonrası yeniden kıymet takdiri yapılması gerekirken, düşmüş hacze dayalı olarak belirlenen kıymet takdiri bir hüküm ve sonuç doğurmaz. Bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. O halde mahkemece, kalkmış (düşmüş) hacze dayalı kıymet takdiri esas alınarak yapılan ihalenin usulsüz olduğu gözetilerek, ihalenin feshi yerine şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, yanılgılı değerlendirmeyle, ilk derece mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun ......

Somut olayda, borçlu ...Şti' nin ticaret sicil adresi olan ve icra emrinin de tebliğ edildiği ‘.....’ adresine çıkartılan kıymet takdiri raporunun 02.10.2017 tarihinde şirketin taşındığı gerekçesi ile iade edildiği, bu kez aynı adrese kıymet takdiri raporunun Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 16.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin icra müdürlüğüne 06.11.2017 tarihli başvurusu ile borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan adresinin değiştiğine dair kayıt bulunduğunu, buna göre yeni adresin .." olduğunu bildirerek kıymet takdiri raporunun bu adrese tebliğ edilmesi isteminde bulunduğu, borçlu şirketin değişen ticaret sicil adresine Tebligat Kanununun gösterdiği usullerde tebligat yapılmaksızın kıymet takdiri raporu ve satış ilanının doğrudan T.K'nun 35. maddesine göre 04....2017 ve 28.03.2018 tarihlerinde tebliğ edildiği anlaşıldığından tebliğ işlemi usulsüzdür....

Dosyada borçlu adına çıkartılan kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğ işleminin incelenmesinde; Somut olayda, borçluya gönderilen kıymet takdiri raporu tebliğ işleminin 16.04.2015 tarihinde "gösterilen adresin muhatabın...' ndeki adresi olup tebliğ imkansızlığı nedeniyle TK'nun 21/2. maddesi gereğince ...muhtarlığına tebliğ edildiği, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı" şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı, ancak tebligatta Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde öngörülen; "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair meşruhat bulunmadığı, bu haliyle kıymet takdiri raporu tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır....

Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nun 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, bu yöntem şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 11.05.2016 tarihinde yaptırıldığı, borçluların taşınmaza takdir olunan değerin gerçek değerinin altında olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmeleri üzerine, ... (...) İcra Hukuk Mahkemesinin 07.11.2018 tarih ve 2018/222 E. - 2018/246 K. sayılı dosyasında şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür....

UYAP Entegrasyonu