WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Somut olayda, ihaleye konu 4657 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kıymet takdiri işleminin 12/12/2012 tarihinde yapıldığı, alacaklının Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15/04/2014 tarih ve 2013/526 E.-2014/184 K.sayılı dosyasındaki kıymet takdirine itirazının şikayete konu 4657 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine karar verildiği, ihalenin ise 15/05/2015 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Buna göre kıymet taktirine itirazın reddedildiği 4657 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden, iki yıllık süre kıymet taktirinin yapıldığı 12/12/2012 tarihinden başlayacağından, satış tarihi itibari ile anılan taşınmaz için İİK'nun 128/a maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçmiştir. O halde mahkemece, 4657 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir....

İcra Müdürlüğü'nün 2018/6721 E. sayılı dosyasından konulan "nokta haczi" niteliğinde olduğu anlaşılmakla, kıymet takdirine ilişkin şikayeti ve şikayet dilekçesinde yer alan diğer şikayetleri inceleme yetkisinin, haciz kararını ve kıymet takdiri yapılması kararını veren esas İcra Müdürlüğü’nün bağlı olduğu İcra Mahkemesi’ne ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi’nce, kıymet taktiri yapılan mülkün DİyarbakIr'da bulunduğu, kıymet takdir raporunu Diyarbakir İcra Müdürlüğü’nün aldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İcra İflas Kanunu 128/a maddesindeki kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler hükmü dikkate alındığında; Somut olayda, kıymet takdiri talimat yoluyla Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nce yapıldığı anlaşılmakla şikayeti inceleme yetkisi Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesi'ne aittir....

İİK'nun 128/a maddesinin 2. fıkrası gereğince kesinleşen kıymet takdiri üzerinden iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.1992 günlü ve 1992/70-130 sayılı kararında; "satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten iki sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı" kabul edilmiştir. Yine Hukuk Genel Kurulu'nun aynı kararında, İİK'nun 128/a maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcının, bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı tarih (keşif tarihi) olduğu açıkça vurgulanmıştır. Somut olayda ihaleye esas kıymet taktiri 10.10.2012 tarihinde yapılmış olup taşınmaz ise 07.01.2015 tarihli ihalede satılmıştır. İİK'nun 128/a maddesi uyarınca satış tarihi ile kıymet taktiri arasında 2 yıllık süre geçmiş olmakla bu husus başlıbaşına ihalenin feshi sebebidir....

Mahkemece, 17.01.2013 tarihinde haczedilen taşınmazın 06.01.2014 tarihinde süresi içinde satışının talep edildiği ancak bu talebin 06.01.2014 tarihinde icra müdürlüğünce henüz kıymet takdiri yaptırılıp kesinleşmediğinden reddedildiği, satış talebi reddedildiğinden satış talebi kalmadığı ve taşınmazın haczinin düştüğü gerekçesiyle istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, icra müdürlüğünden hacizli malın satışının süresinde istenilmesi yeterli olup diğer satış şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerekmez. Bir başka anlatımla icra müdürlüğü kıymet takdiri yapılmamış olması sebebiyle satış talebini reddedemez. Satış istenmiş olması ve satış avansının yatırılmış olması nedeniyle satış düşmez, icra müdürlüğünce kıymet takdiri yapılmadığı gerekçesiyle alacaklının satış talebinin reddedilmesi doğru degil ise de 29.01.2015 tarihli haczin düşmediği yönünde verilen şikayet konusu icra müdürlüğü kararı yerindedir....

in de dosyanın kaybolması ile ilgili tanıklıklarına başvurulması, kıymet takdiri davasının icra dosyasına ne zaman kim tarafından bildirildiğinin, hacizlerin kaldırılması sırasında icra dosyasında bu davaya ilişkin bilgi bulunup bulunmadığının araştırılması, Kayseri 2. İcra Mahkemesinin 2008/783 Esas-878 sayılı Karar ile Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2004/8180 sayılı dosyasındaki takibin çeke dayalı olduğu için zamanaşımı süresinin 6 ay olup kıymet takdiri davasının bu süreyi kesmeyeceğinden bahisle icranın geri bırakılmasına karar vermesi ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12....

Somut olayda, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte, kıymet takdiri raporunun, borçlunun talimat evrakında da belirtilen adresi olan ve, daha önce icra emri tebliğ edilen "..." adresine çıktığı ve soyadı tam okunamayan şti şefi "..." isimli şahsa 23/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği, yine 11/08/2015 tarihinde aynı adreste şti şefi "... ..." imzasına kıymet takdirir raporunun tebliğ edildiği, sonrasında satış işlemine geçilerek aynı adrese (eski sicil adresine) çıkarılan satış ilanı tebliğinin 23.10.2015 tarihinde şirket sorumlu şefi ...'a tebliğ edildiği görülmektedir. Bu durumda, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğ tarihlerinde borçlu şirketi ...'ın münferiden temsile yetkili olduğu, satış ilanının tebliğ edildiği ...'ın temsil yetkisinin satış ilanı tebliğinden önce sona ermiş olduğu anlaşılmakla, borçlu şirkete yapılan kıymet takdiri ile satış ilanı tebliğ işlemi usulsüz olup ihalenin feshi gerekir....

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 128/a-2. maddesinde; "Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez..." hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26/02/1992 tarih ve 1992/4-70 E. - 1992/130 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK'nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 28/04/2014 tarihinde yapıldığı, satışın gerçekleştiği, 2. ihale gününün ise 13/05/2016 tarihli olduğu ve bu tarih itibari ile İİK'nun 128/a-2. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin geçtiği anlaşılmaktadır....

İcra Hukuk Mahkemesinin 24.10.2022 Tarihli ve 2022/433 Esas, 2022/454 Karar Sayılı Kararı Somut olayda; davacının kıymet takdiri raporunun usulsüz tebliğ edildiği iddiasına dayalı şikayette bulunduğu, kıymet takdiri raporunun İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/862 Esas sayılı takip dosyasından tebliğe çıkartıldığı, söz konusu şikayeti inceleme yetkisinin de tebliğ işlemini yapan esas icra müdürlüğünün bağlı olduğu İstanbul İcra Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. İstanbul 42....

Mahkemece, şikayetçinin haczinin düştüğünden bahisle şikayetin reddine dair kararın Daire'mizin 29.11.2011 tarih ve 2011/536-2171 esas ve karar sayılı ilamı ile "...şikayetçinin alacaklı olduğu Karaman İcra Müdürlüğü'nün 2004/674 sayılı dosyasında bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 01.03.2004 tarihinde haciz konulmuş, yasal süre henüz dolmadan 24.02.2006 tarihinde kıymet takdiri ile birlikte satış talep edilmiş, 27.02.2006 tarihinde 750,00 TL kıymet takdiri ve satış avansı yatırılmıştır. Bu talep, yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde usulüne uygun bir satış talebi olup, avansın kıymet takdiri aşamasında kullanılmasının sorumluluğu alacaklıya yüklenemeyeceği gibi, eksik masraf avansının İcra Müdürlüğü'nce her zaman tamamlatılması mümkündür....

İİK’nun 16 ve 128. maddeleri uyarınca, kıymet takdiri raporunun tebliğ edildiği ilgililer, raporun kendilerine tebliğinden itibaren yedi gün içinde, raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde, kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yoluna başvurabilirler. Bu nedenle, mahkemenin, İcra Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin gerekçesi yerindedir. Ancak, İcra Mahkemeleri, icra dairesi işlemlerine karşı kurulmuş özel görevli mahkemeler olsa da, genel hukuk mahkemeleri ile arasında görev ilişkisi vardır. Görev ilişkisi olmadığına ilişkin görüşün yasal bir dayanağı olmadığı gibi yargısal uygulamalar da görev ilişkisi bulunduğu şeklindedir. Şu halde, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu