Davacılar vekilinin 12/07/2023 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın satışının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, mahkememizin 25/07/2023 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği, kararın davacılar vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2023/1130 Esas 2023/1025 Karar sayılı 12/10/2023 tarihli kararı ile "İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarıca esastan reddine" dair karar verildiği ve kararın kesin olduğu anlaşıldı....
I-İSTEM Davacı vekili, davalı Kurum tarafından yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptal ile aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle ödenmeyen aylara ilişkin aylıkların (2019 kasım, aralık, 2020 ocak, şubat) dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesine, tarafına tahakkuk edilen borcun dava sonuna kadar tedbiren tahsilinin durdurulmasına ve Kuruma 81.171,07 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı Kurum vekili, davalının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tespit edilmesi nedeniyle davalıya yersiz olarak ödendiği tespit edilen 58.41314 TL Kurum zararının her bir aylık ödemesi için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir....
I-İSTEM Davacı vekili, davalı Kurum tarafından yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptal ile aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle ödenmeyen aylara ilişkin aylıkların (2019 kasım, aralık, 2020 ocak, şubat) dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesine, tarafına tahakkuk edilen borcun dava sonuna kadar tedbiren tahsilinin durdurulmasına ve Kuruma 81.171,07 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı Kurum vekili, davalının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tespit edilmesi nedeniyle davalıya yersiz olarak ödendiği tespit edilen 58.41314 TL Kurum zararının her bir aylık ödemesi için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir....
talep etmişse de; esasa ilişkin taleplerini kabul etmemekle birlikte, söz konusu bedel için faiz istenebilmesinin mümkün olamayacağını,davacı yan söz konusu bedel için müvekkili kurumu temerrüde düşürmediğini,esas hakkındaki taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın faiz talep etme hakkı bulunmadığını, ihtiyati tedbir talebinin kabulünün hakkaniyete aykırı olduğunu,talebin reddi gerektiğini, mahkemece tedbir kararı verilmesi halinde yargılama sonunda ulaşılabilecek sonucu doğuracak nitelikte bulunduğundan talebin reddi gerektiğini,ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunda aranan kanuni şartlar gerçekleşmemiş olduğundan ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili kurum tarafından yapılmış olan abonelik tesisi, feshi ve cezai faturalandırma işlemlerinin mevzuata ve taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmelerine uygun olduğunu belirterek davacının davasının reddini talep etmiştir.Mahkeme,"Dosya arasında bulunan, davalı yanca davacıya...
Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/71 D.İş, 2022/75 K. 28.02.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına, davanın kabulüne, dava süresi boyuca davacıya sağlanan elektrik enerjisinin kesilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, teminatın davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341 inci maddesinin birinci fıkrasında ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyatî tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği hükmü mevcut iken 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7251 sayılı Kanun) 34 üncü maddesi ile 341 inci maddenin birinci fıkrasındaki hüküm; “İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir....
Dosya da dinlenecek olan tanıklarda bu beyanlarımın doğruluğunu teyit edeceklerdir. davalı kurum tarafından yapılan işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğu ortaya çıkacaktır. Ben şu anda oğlumla birlikte yaşamaktayım, annemden almakta olduğum aylığımdan başkaca gelirim bulunmamaktadır. Yaş ve eğitimi itibariyle de çalışabilecek durumda değilim. Almakta olduğum aylığım kesilmiş olduğu için de müşkül ve muhtaç duruma düştüm." demiştir. Açıklanan nedenlerle, öncelikle ihtiyati tedbir mahiyetinde karar verilerek, idari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına ve davacıya aylık bağlanmasına, davalı Kurum tarafından yapılan sigorta işleminin iptali ile annesinden dolayı almakta olduğu yetim aylığının tekrar bağlanmasına, yargılama giderleri ve tüm diğer masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının ise termal tatil köyünün termal suyunun işletilmesine ilişkin olması, söz konusu dosyada alınan tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin "04.06.2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının otelde konaklayan yerli ve yabanci turistlerin ve çalışanların sağlığını riskle karşı karşıya bıraktığı, fiili işletenin ticari hayatını zora sokacak nitelikte" olduğu tespiti dikkate alındığında davacı tarafın bu hususa ilişkin ediminin yan edim niteliğinde de olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından, sözleşmede yer alan yukarıdaki yükümlülüklerin tam ve zamanında yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir somut delil sunulmadığı, bu bakımdan davalı tarafından ödemezlik def’inde bulunma şartlarının gerçekleştiği, takip tarihi itibariyle alacağın takip edilebilir nitelikte olmadığı değerlendirilmekle ödemezlik def'i nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının ise termal tatil köyünün termal suyunun işletilmesine ilişkin olması, söz konusu dosyada alınan tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin "04.06.2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının otelde konaklayan yerli ve yabanci turistlerin ve çalışanların sağlığını riskle karşı karşıya bıraktığı, fiili işletenin ticari hayatını zora sokacak nitelikte" olduğu tespiti dikkate alındığında davacı tarafın bu hususa ilişkin ediminin yan edim niteliğinde de olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından, sözleşmede yer alan yukarıdaki yükümlülüklerin tam ve zamanında yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir somut delil sunulmadığı, bu bakımdan davalı tarafından ödemezlik def’inde bulunma şartlarının gerçekleştiği, takip tarihi itibariyle alacağın takip edilebilir nitelikte olmadığı değerlendirilmekle ödemezlik def'i nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir....
Maddesi “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü havi olup davacının tüm iddiaları haksız, soyut ve gerçek dışı olduğundan dava konusu ----- bağımsız bölümün numaralı dairedeki müvekkil -----ait ½ lik paya, payın 3. kişilere devrinin önlenmesi amacı ile konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etme zarureti hâsıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve sayın mahkemenizce resen tespit edilecek hususlarla; dava konusu olmadığı halde sonradan dava konusu edilmeye çalışılmış olan müvekkil adına kayıtlı taşınmaz hakkında verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ile söz konusu ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, açıkça temelsiz olan davanın usul ve esas yönleriyle reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. ....


