Davacılar vekili tarafından iptali istenen genel kurul hazırlık işlemleri ve genel kurul toplantısının, davacı vekilinin bu yöndeki ihtiyati tedbir isteminin reddi nedeniyle tamamlandığı ve 22.04.2007 tarihinde genel kurulun yapıldığı, genel kurulun iptali için Aydın 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/179 esas sayılı dosyası ile dava açtığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kooperatif yönetim kurulu kararlarının, bir ortağın ihracına ilişkin olması ya da ortağın kişisel hakkını doğrudan ihlal etmesi yada mutlak butlan ile malül bulunması iddiaları dışında, genel kurula başvurulmadan doğrudan mahkemeye dava açılamaz....
Mahkemece, davanın bir aylık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, davacı tarafça davalı kooperatifin 22.01.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğu iddiasıyla dava açılmış olduğundan, mahkemece davalı kooperatifin anasözleşmesi getirtilerek, dava konusu genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması ve genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olması halinde iptal davası açılmasındaki bir aylık hak düşürücü sürenin aranmadığı hususunun dikkate alınması gerekirken, kooperatif genel kurul kararlarının iptalini düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp hak düşürücü süre yönünden davanın reddi doğru görülmediğinden, bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonucu, kooperatif genel kurulunda alınan 5 numaralı, yönetici ve denetçilerin ibrası...
, tüm gelen müşterilerin hangi teknenin müşterisi olduğuna bakılmaksızın sıradaki tekneye verilme usulü dayatıldığını, genel kurul kararlarının uzun süre davacıya sunulmadığını, yazılı talep sonrasında karar tutanağına ulaşmanın mümkün olduğunu, genel kurul kararlarının tebliğinden itibaren işbu karar tutanaklarının dikkatlice incelendiğini ve bu hukuksuzluk fark edilir edilmez işbu davanın ikame edildiğini, ilgili genel kurul kararından itibaren davacı ve diğer tur teknesi işletmecilerinin ciddi şekilde zarar gördüğünü, uzun yıllardır süren ticari ilişkilerinin, anlaşmalarının ifa edilemez hale getirildiğini, turistlerin kaliteli hizmet almasını engelleyen, davacı ve diğer tekne işletmecilerin sözleşmelerini ifa güçsüzlüğüne düşürerek ahde vefa ilkesini yok eden, yıllarca süregelen anlaşmaları ortadan kaldıran ve genel kurulda oy birliğiyle alınmamasına rağmen oy birliğiyle alınmış şeklinde şerh düşülen genel kurul kararlarının iptal edilmesi gerektiğini, olağan genel kurulun 22.04.2022...
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; aidatların belirlenmesine dair kooperatif genel kurul toplantılarının yapılış tarihleri nazara alındığında genel kurul kararlarının iptali için yasada öngörülen hak düşürücü sürenin çok uzun süre önce geçtiği, dolayısıyla mevcut davada genel kurul kararlarının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, alınan bilirkişi raporunda da açıkça belirlendiği üzere, kooperatifin davacının ihracı işlemlerini anasözleşmeye ve yasaya uygun yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı kooperatifçe gönderilen ihtarnameler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve anasözleşmenin 14. maddesi hükümlerine uygun olarak keşide edilip tebliğ edilmiş ise de, ortağa bildirilen borç miktarı ortağın kooperatife girişi ve sonradan oluşan şartlara göre üyenin gerçek borç miktarını yansıtmalıdır....
Davalı vekili, defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının kooperatif hissesinin başkasına devri doğrultusunda bir beyana ve kayda rastlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, 01.07.2010 tarihli dilekçesinde ise davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hissesini başkasına devretmediği, ancak genel kurul toplantılarına davet edilmemesinin genel kurul kararlarının yok sayılması sonucunu doğurmayacağı, iptal edilebilirlik açısından ise bir aylık süre içerisinde dava açılmadığı, ayrıca genel kurul kararlarının kanun, anasözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılığının ispat edilemediği gerekçesiyle, üyeliğin tespitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, ortaklığın tespiti, genel kurullarda alınan kararların iptali ile yoklukla malul olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif yönetim kurulu kararlarının iptali, elatmanın önlenmesi, ecrimisil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, davalı ...'ün davacı kooperatif üyesi iken üyeliğini 19.07.2005 tarihinde devrettiğini, ortaklık sıfatı olmaksızın genel müdür olarak görevine devam ettiği sürece muhtelif yönetim kurulu kararları ile kooperatiften bağımsız bölüm devraldığını, devraldığı bağımsız bölümleri kanuna aykırı ve muvazaalı şekilde kızları olan diğer davalılara ve yanında çalışan ...'...
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatif ile müteahhit şirket arasında 11.02.2014 tarihli satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, davalı kooperatifin 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında inşaatın bitiminde bankadan müteahhide ödenmek üzere 60.000,00 TL para çekilmesi hususunda yönetim kuruluna oy birliğiyle yetki verildiği, 26.02.2016 tarihinde kooperatifin olağan genel kurul toplantısı yaptığı, bu toplantının 5.maddesinde 60.000,00 TL'nin müteahhide ödenmemesi yönünde oy çokluğuyla karar verildiği, davacının kooperatif üyesi olduğu, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde genel kurul kararlarının iyi niyet kurallarına aykırı olmaması gerektiğinin hüküm altına alındığı, davalı kooperatifin 2013 yılı olağan genel kurulunda 60.000,00 TL'nin ödenmesine karar verilip buna ilişkin mahkememiz nezdinde bu kararın iptali yönünde 2 üye tarafından açılan genel kurul kararı iptal davasının 14.07.2015 tarihinde reddinden sonra...
Dava, aidat alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, takip konusu 2006 ve 2007 yıllarına ait genel kurul kararlarına göre aidat ve ödemeler hesaplanırken, bazı ayların çakıştığı ve diğer ortakların bu ödemeleri yapmış oldukları belirtildiği halde mahkemece 2006 ve 2007 yıllarında alınan genel kurul kararlarının önceki dönem aidatının belirtilen miktara yükseltilmesi mi yoksa önceki miktara ek mi olduğu açıklığa kavuşturulmadan ve 2005 yılındaki genel kurul kararı getirtilmeden karar verilmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, kooperatif genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın genel kurul kararının iptali/butlanı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin 03/06/2012 ve 24/05/2015 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti talebi yönünden; Genel kurul kararlarının Yokluk ile Butlan sebepleri birbirinden farklı olmakla birlikte müeyyidesi bakımından bir farklılık yoktur. Her iki sebebe dayanan tespit istemleri zaman aşımı ve hak düşürücü süreye tabi olmadan ilgili herkes tarafından ileri sürülebilir. Genel kurul kararlarının butlanı yada yokluğunun tespiti istemi kural olarak herhangi bir süreye tabi değilse de bu hak hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacak şekilde dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılmaldır....
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı davasını açtığını, işbu davanın derdest olduğunu, davacıların murisinin genel kurul toplantısından haberinin olmadığı iddiasının doğru olmadığını, iptal davasının 29/07/2022 tarihinde açıldığını, kooperatif genel kurul kararlarının ortaklara tebliği hususunun zorunlu olmadığını, murise 1.ihtarın 01/09/2022 tarihinde gönderildiğini, ana sözleşme gereğince parasal yükümlülükleri yerine getirmediği için ihraç edildiğini, murisin toplantıya çağırıldığını, çağırılmamış olsa dahi toplantı ve karar nisabını etkilemediğinden genel kurulda alınan kararların geçerli olduğunu, bu hususun tek başına iptal sebebi teşkil etmediğini, genel kurul kararlarının tüm ortaklar bakımından iptal edilmedikçe geçerli olduğunu, muris tarafından diğer ortaklar tarafından yapılan ödemelerin yapılmadığını, davacıların murisine 1.ihtar, 2.ihtar ve ihraç kararının tebliğ edildiğini, işbu dava ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup genel kurul kararının iptalinin istenemeyeceğini...


