WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Dava, kooperatif yönetim kurulunca alınan ihraç kararlarının görüşüldüğü genel kurul toplantısında alınan kararın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararı ........2008 tarihlidir. ....06.2009 tarihli genel kurul toplantısının ....gündem maddesinde ise ismi tek tek sayılan ... kişinin ihraç kararlarının görüşülmesinin yanında, 2008 yılı içinde alınan ihraç kararlarının da onaylanmasına karar verilmiştir. Bu durumda, 2008 yılında ihraç edilen davacı hakkındaki ihraç yeniden görüşülerek, bu husus, genel kurulun tasarrufu haline getirmiştir. Bu durumda, alınan kararın davacıya tebliği gerekli olup, dava açma süresi, 1163 Sayılı Yasa'nın .... maddesi gereği, tebligatın yapılmasından itibaren ... aylık süreye tabidir....

Davalı kooperatif vekili; davacının genel kurul kararlarının iptali davasını süresi içinde açmadığını, davacının genel kurul tarihinde davalı kooperatifin üyesi olduğu hususunu ispat etmek zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir....

-K A R A R- Davacı vekili, parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği ve kooperatif aleyhine faaliyette bulunduğu gerekçesiyle davalı kooperatifçe müvekkili hakkında çıkarma kararı verildiğini, talep edilen borçların dayanağı genel kurul kararlarının iptali davası açıldığını, mahkemece genel kurul kararlarının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, kooperatif aleyhine faaliyette bulunmanın anasözleşmede çıkarma gerekçesi olarak düzenlenmediğini ileri sürerek, davalı kooperatif Yönetim Kurulunun 14.05.2009 tarih ve 9 sayılı ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ileri sürdüğü davaların bu dava ile ilgisinin bulunmadığını, o davalarda inşaat giderleri ve genel giderler için genel kurul kararı alındığını, davacının diğer ortakları kışkırtarak kooperatif aleyhinde faaliyette bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların davasının, davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edilmelerinin dayanağını teşkil eden genel kurul kararlarının butlanının tespitine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, davalılardan ... ... .. 17.05.1997 tarihli genel kurula katılarak kabul yönünde oy kullandıkları, muhalefet şerhlerinin bulunmadığı, 03.07.2011 tarihli genel kurula davet edildiği ancak katılmadıkları, davacılardan Jale‘nin iptali istenen genel kurul tarihlerinde kooperatif üyesi olmadığı, her üç davacının da kooperatiften ihraç edildiği, açılan davalar sonucu verilen kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, iptali istenen genel kurul kararlarının batıl nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davacıların davasının reddine karar verilmiştir. Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir....

Dava genel kurul kararlarının iptali ile davacının ihracına dair kararın iptaline ilişkindir. Davacı kooperatiften ihracına ilişkin kararın iptalini isterken ,geçmiş tarihli aidat belirlenmesine ilişkin genel kurul kararlarının yerinde olmadığını ,belirlenen aidatların fahiş olduğunu iddia etmektedir. Öncelikle aidatların belirlenmesine dair genel kurullarının yapılış tarihleri nazara alındığında iptali için yasada öngörülen hak düşürücü sürenin çok uzun süre önce geçtiği , dolaysıyla bu davada bu genel kurul kararlarının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Davacı ayrıca aidat belirlenmesine dair genel kurul kararlarında fahiş aidatlar belirlenmesi nedeniyle müvekkilinin aidatlarını ödeyemediğini iddia ederek ,bu durumu ihraç kararının haksızlığına bir gerekçe olarak ileri sürmektedir. Ancak süresinde bu genel kurul kararlarının iptali istenmediğinden, aidatların fahiş olup olmadığı değerlendirilmemiş, belirlenen aidat tutarlarına göre davacının borcu belirlenmiştir....

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ana sözleşmeye kanuna ve iyiniyet kurallarına uygun olan genel kurul kararında alınan kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı taraf temyiz etmiştir. Dava kooperatif denetçileri olan davacıların 1163 sayılı Kooperatif Kanunu' nun 53/3. maddesine dayanılarak açılmış genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. iptali istenen genel kurulda denetçi ...' nin ibra edilmediği anlaşılmıştır.Genel kurulda alınan kararların yerine getirilmesi denetçilerin şahsi sorumluluklarını gerektirir nitelikte bulunması durumunda denetçinin dava açma hak ve yetkisi vardır. Bu itibarla, yönetim kurulu veya denetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava edebilmeleri mümkün değildir....

Kararı, asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl-birleşen davalarda davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesi yokluk olarak kabul edilemeyeceğinden, çağrı usulsüzlüğü, genel kurul kararlarının tek başına yok hükmünde sayılmasını gerektirmez. Toplantı nisabına uyulması halinde genel kurul yok hükmünde sayılmaz....

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Kooperatifin yaptırmış olduğu binanın ayıplı ve eksik olduğunun kooperatif üyeleri ve yönetim kurulu üyeleri tarafından bilinmesine rağmen taşınmazların müteahhit firmadan teslim alınması yönünde alınan genel kurul kararlarının dürüstlük kuralına ve kooperatifin kuruluş amacına aykırı olduğu, kooperatif üyelerinin menfaatlerini ihlal ettiği gerekçesiyle, davalı kooperatifinin 13.05.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tümünün iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/411 esas 2010/173 karar sayılı ilamına göre davalı kooperatifte ortak olmasına rağmen 27.06.2011 tarihli genel kurula katılmasının kasıtlı olarak engellendiğini, genel kurula sunulan bilançonun gerçeği yansıtmadığını ve anasözleşme ile TTK'nın 380. maddesine göre ibra kararlarının geçersiz olduğunu ileri sürerek, 27.06.2011 tarihli genel kurul kararlarının iptal edilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iptali istenen genel kurul toplantısına, ortaklık koşullarını taşımadıkları halde yönetim kurulunca şeklen ortak yapılan kişilerin katılarak oy kullandıkları, bu kişilerin toplantıya katılma hakları bulunmadığı, kullanılan kabul ve ret oylarının sayısı dikkate alındığında gerçek ortak olmayan kişilerin toplantıya katılmaması halinde farklı kararlar alınabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 25.09.2005 tarihli genel kurul toplantısının ve alınan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun toplantı yeter sayısına ilişkin 45 nci maddesindeki hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu hükme aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, BK’nun 19 ncu ve 20 nci maddeleri hükümleri gereğince, mutlak butlanla batıldır....

UYAP Entegrasyonu