Dava, çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve anasözleşmenin 15/1 maddeleri gereğince kooperatif üyeliği sona eren ortak, çıkma payı alacağını ayrıldığı yıl bilançosunun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra talep edebilir. Aynı kanun'un 17/2. maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Ancak bu durum kooperatife ödeme yapmayı geciktirme hakkı verirse de alacağın muacceliyet tarihini etkilemez. Somut olayda davacı, davalı kooperatif üyeliğinden 19.01.2005 istifa etmiştir. Bu durumda çıkma payı alacağı, ortağın ayrıldığı yıl bilançosunun kesinleştiği 03.02.2006 tarihli genel kuruldan bir ay sonra muaccel olur....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken yönetim kurulu kararı ile anasözleşmenin 10. maddesinin 3., 5. ve 6. fıkrasında açıklanan üyelik şartlarını taşımadığı gerekçesiyle kooperatiften ihraç edildiğini, müvekkiline üyelik şartlarını taşımadığı hususunda ihtar ve bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek, müvekkili hakkındaki üyelikten çıkarma kararının iptali ile üyeliğine devam kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının tahditli plaka uygulamasına geçiş döneminde kooperatifle ilişkisini kendisinin kestiğini, tahditli plaka uygulamasına geçiş sürecinden önce tercihini diğer bir kooperatif üyeliği olarak kullandığını, davacının kooperatif üyesi olabilmek için minimum şartları yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2013/1320 sayılı dosyası ile birikmiş kooperatif aidatları dayanak gösterilerek ilamsız takip başlatıldığını ileri sürerek, başlatılan takip ile ilgili borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kooperatif hissesini devretmeden ve üyelikten ayrılmadan tapuyu üçüncü bir şahsa devrettiğini, kooperatif üyeliği devam ettiğinden aidat istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
Dosya kapsamından; 17/03/2007 tarihli sözleşme ile dava konusu dairenin devrine karar verildiği, 12/09/2008 tarihli kararla da davalı kooperatif üyeliğine hak kazandığı, davacı ile davalı ... arasında üyelik ilişkisi bulunduğu, davanın, kooperatif üyeliği ilişkisine dayalı tapu iptal tescil, bu talebin kabul edilmemesi durumunda alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı ile davalı ... Konut Yapı Kooperatifi arasında üyelik ilişkisi bulunduğundan ve uyuşmazlık kooperatif hukukundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğundan, 4077 Sayılı Kanun Kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK.’nun 21. Ve 22. Maddeleri gereğince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 13.02.2014 ...ünde oybirliği ile karar verildi....
Mahkemece, davacının başlangıçta kooperatif üyesi olduğu, ancak 1994 yılı genel kurul kararında ihraç edilenlerin kimler olduğunun belli olmadığı, buna göre kooperatiften ihraç edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının üyeliğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemi ilişkin olup, mahkemece, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı tarafından kabul edildiği gibi 13 yılı aşan bir süre kooperatif üyeliği terk edildikten sonra bu dava açılmıştır. Ayrıca, kooperatif ana sözleşme hükümleri uyarınca davacının üyelik şartlarını taşıyıp taşımadığı da araştırılmamıştır....
Dosya kapsamından; 23/02/2002 tarihli sözleşme ile dava konusu dairenin devrine karar verildiği, 12/09/2008 tarihli kararla da davalı kooperatif üyeliğine hak kazandığı, davacı ile davalı ... arasında üyelik ilişkisi bulunduğu, davanın, kooperatif üyeliği ilişkisine dayalı tapu iptali ve tescil, bu talebin kabul edilmemesi durumunda alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı ile davalı ... arasında üyelik ilişkisi bulunduğundan ve uyuşmazlık kooperatif hukukundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğundan, 4077 sayılı Kanun Kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/09/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı olarak tahsis edilen işyerinde projeye aykırı olarak yapılan tadilatın kaldırılması ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, binanın projeye aykırı olarak değiştirildiği belirlendiği halde, dava yalnızca Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle değişikliğin binaya zarar verip vermediği üzerinde durulmuş ve bu çerçevede dava reddedilmiştir. Oysa taraflar arasında kooperatif üyeliği ilişkisi bulunduğundan, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında değil 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile kooperatif anasözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi zorunludur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesine göre, kooperatif üyeleri kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler. Davaya konu hususlarda çıkan uyuşmazlıklar esasen bu kural esas alınarak çözülmelidir....
Oysa taraflar arasında kooperatif üyeliği ilişkisi bulunduğundan, uyuşmazlığın anılan kanun kapsamında değil 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve kooperatif ana sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gereklidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesine göre, kooperatif üyeleri kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Davaya konu hususlarda çıkan uyuşmazlıklar esasen bu ilke esas alınarak çözülmelidir. Bu bağlamda, projeye aykırı olarak yapılan tadilat, binanın statiğine ve görünümüne zarar vermese bile, diğer üyeler aleyhine eşitlik ilkesine aykırı sonuç doğurmakta ise anılan madde hükmü uyarınca tadilatın kaldırılması gerekebilecektir....
Üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam eder. Satıcının üye olması, alıcının bu üyeliği ayrıca devir alması, devir alanın kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun .../... ncü maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesi zorunludur. Ortağın üyeliği devrettiği, devir alanın ortaklık şartlarını haiz olduğu, kooperatifin devir alanı üyeliğe kabul zorunda olduğu anlaşıldığı takdirde, kooperatife karşı dava hakkı devir alana geçer. Üyenin istifasının gerçekleşmesi halinde de dairenin tahsis nedeni olan uyelik ilişkisi sona ereceğinden, daireyi kooperatife bırakması, tapusunu almışsa kooperatife devretmesi gerekeceğinden, o daireye bağlı takip ve dava hakkı da sona erer. Somut olayda, davacı noter aracılığıyla gönderdiği ....07.2011 tarihli ihtarnamesinde satımı ve istifayı bildirmiş olup, 02.08.2011 tarihinde kooperatife ulaşmış ve aynı gün kooperatifçe istifa kabul edilmiştir....
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, kooperatif üyeliği için mutlak surette yönetim kurulunca bir karar alınmış olması veya üye kayıt defterinde kayıtlı bulunulması zorunlu olmadığı, bir kimsenin kooperatif üyeliğine kabulü için, üyelik iradesiyle kendi adına aidat veya benzeri bir ödeme yapması, genel kurula çağrılması gibi kooperatif ile arasında üyelik ilişkisini ispat eden bir belgenin varlığı, üyeliğin kooperatifçe zımnen kabul edildiği sonucunu doğurabileceği, dosyada bulunan belgeler ve davacının ve davalının kabulünden, davacının taşınmazı satın almasından 2008 genel kurul toplantısına kadar kooperatif genel kurulana çağrıldığı, davacının toplantılara katıldığı, alınan kararlar için oy kullandığı, aidatlarını ödediği, kooperatifçe de bu aidatların kabul edildiği hususu sabit olduğu, bu durumun davacının kooperatif üyeliğine zımnen kabul edildiği anlamına geldiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir....


