Somut olayda, davacı taraf icra takibinde, dava dilekçesinde ve duruşmalarda davalının kooperatif üyesi olduğunu ileri sürerken, davalı taraf ise ferdileşmeye geçen daireyi satın aldığını, fakat kooperatif üyeliğini devir almadığını, kooperatif üyesi olmadığını ileri sürdüğüne göre, davalının kooperatif üyeliği hususu tartışmalıdır. Bu durumda, uyuşmazlık kooperatif hukukundan kaynaklandığından, davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi ve/veya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. 2)Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacıların 21.05.2012 tarihinde imzaladıkları kooperatif hisse devir ve taahhüt senetleri ile kooperatif hisselerini devrettiği devirlerin geçerli olduğu ve bu konuda davalı kooperatif yönetim kuruluna beyanda bulundukları, bildirim ile de kooperatif üyeliği devir alana geçtiğinden davacıların kooperatif üyesi olmadıkları hisse bedelini ödeme yükümlülüğünün kooperatifte değil hisseyi devralanda olduğu davacıların bu bedelin ödenmediği iddiası ile yeniden kooperatif ortaklığına iade taleplerinin hukuki bir dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, kooperatif bünyesinde kısa bir süre aracıyla taşıma işi yaptığı, devamlı çalışmadığı, 2002-2005 arası genel kurul tutanakları ve hazirun cetvelleri ile genel kurul çağrı kağıtları incelendiğinde davacının ismine rastlanmadığı, üyelik kararının bulunmadığı, düzenli olarak aidat ödemediği, zımni olarak da olsa üyeliğinin kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Kooperatif üyeliği, kooperatif yetkili organlarının açık kabulü ile gerçekleşebileceği gibi bu hususta açık karar olmasa da kooperatifin kişi ile bu sıfatla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi şeklinde zımnen de gerçekleşebilir. Dosya kapsamından, davacının kooperatif bünyesinde motorlu taşıtı ile bir süre çalıştığı ve isminin, davalının üye kayıt defterinde bulunduğu anlaşılmaktadır....
nin şu ana kadar kooperatife ne ödeme yaptığını vs haklarını bilmediklerini, zira kooperatif ile yapmak istedikleri görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin annesinin kooperatif üyeliği ile murad ettiği arzusunu yerine getirmek istemekte, onun halefi olarak üyeliğe devam etmek istediğini beyan ederek; muris üye ...'nin üyelikten ihracına ilişkin kararın iptal edilerek, müvekkili Kamil Öge'nin kooperatif üyeliğinin tespitine, mümkün olmadığı takdirde ödenen aidatların faiziyle iadesi kararı verilmesini talep etmiştir. KABUL VE GEREKÇE: Dava, davalı kooperatif tarafından davacının murisinin üyelikten çıkarılmasına ilişkin kararının iptali istemine yöneliktir....
Her ne kadar iş bu davada kooperatif üyeliği nedeniyle parasal yükümlülüklerin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmişse de; davacının icra takibine konu ettiği miktarın esası bu dava ile tartışılıp karara bağlanacağından, belirli bir alacağın tahsiline yönelik olarak açılan bu davanın da zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili duruşmada alınan beyanında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmadığını belirttiğinden, dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
İhraç edilen üyelerin, kooperatif üyeliği nedeniyle sağladıkları hak ve menfaateri de iade etmeleri gerekir. Taşınmazlar, davalılara kooperatif üyeliği nedeniyle tahsis edilmiştir. Kooperatif, faaliyetini sürdürmekte olup henüz ferdileşmeye geçilmemiş ve tasfiye yapılmamıştır. Üyeliğin tespiti ile ihraç kararının iptali konusunda davalılarca açılmış bir dava bulunmamasına rağmen, 6100 sayılı HMK'nun 26. (HUMK'nun 74.md.) maddesindeki emredici hükmün aşılması doğru görülmemiştir. 2-Davalı ...'ın temyizi istemi yönünden; Davalı, kooperatif üyesi olan ....an 01.10.1996 tarihinde, kooperatifçe tahsisi yapılan taşınmazı satınalmıştır. Kooperatif ortağından taşınmaz satınalan kişi, kooperatif ortaklığını da devralmadıkça kural olarak kooperatife karşı borçlu olmaz. Üyeden taşınmaz alınması ile birlikte üyelik de doğrudan geçmemektedir. Üye olmayan bir kişinin de ihracı ve üyelikten bağımsız olarak edinilen taşınmazın tapu kaydının iptali mümkün değildir....
Bizimkiler Yapı Kooperatifi B Tipi konuta ait kooperatif hissesini kendisine devrettiğini, bu devrin sorumluluktan kurtulmak ve kendisini kooperatifle muhatap kılmak için kötü niyetli yapıldığını, bu temliki almaya ikna edildiğini, belgede 10.000.000 TL ödendiği yazılı ise de 500.000.000 TL ödediğini, durumdan şüpheye düşmesiyle uzun uğraşlar neticesinde davalıdan 12.12.1995 tarihli noterde düzenleme şeklinde taahhütnameyi aldığını, bu belge ile davalının kooperatif üyeliğine dair her türlü yükümlülükten sorumluluğu kabul ettiğini, kooperatif üyeliği devrinin daire teslimine dair alacağın teminatı niteliğinde olduğunu, davalının broşürlerinde de kooperatiften bahsedilmediğini ve kendisinin öne çıkarıldığını, salt kooperatif üyeliği alsaydı davalının sorumluluğuna dair noter taahhüdünün düzenlenmeyeceğini, kooperatif üyeliği ile oyalanmasının büyük bir hak gaspı olduğunu, kendisine verileceği taahhüt edilen daireden yıllardır yararlanamadığını, bedeli ödenen konutun 2 yıl ile 5 yıl arasında...
Dava konusu olayda, iptali istenilen Genelge Kooperatiflere hayvancılığı geliştirmek amacıyla kullandırılacak besicilik projesine bağlı krediye ilişkin olup, bu kredinin faydalanmak için kooperatif üyesi olmak koşulu aranmakta ve üyelerde aranacak koşulun iptali davacı tarafından istenilmektedir. Dolayısıyla, davacının bu hükmün iptalini isteyebilmesi için kooperatif üyesi olması ön koşulunu taşıması gerekmektedir. Dairemizce çıkarılan 15.8.1995 tarihli ara kararı ile davacının kooperatif üyeliğine ilişkin belge istenmiş, ancak istenilen belge gönderilmemiştir. Bu durum karşısında davacının kooperatif üyeliği kanıtlanamamıştır. Bu nedenle, ancak kooperatif üyesi olanların menfaatini ihlal eden dava konusu Genelgenin 19. maddesinin iptalini istemekte davacının meşru, kişisel ve aktüel bir menfaati ihlal edilmemiş bulunmaktadır....
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ...’ın kooperatif üyeliği ödemelerinden sonra çekilen kura sonucu taşınmazı edindiğinin anlaşılmasına, bu şekilde edinilen taşınmaz satışında, 3. kişinin borçlu ile birlikte alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğinin kabul edilemeyeceğine, davacı tarafça da aksinin ispat edilememiş olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140. maddesi gereğince Tafsiye Halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 12.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
dan kooperatif hissesini satın aldığını ve kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, B blok 7 numaralı bağımsız bölümün kooperatif üyeliği nedeniyle tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, ancak kooperatif üyeliğini devreden davalının taşınmazı devretmediğini, taşınmazın davalı tarafından kiraya verildiğini iddia etmiş, birleşen davada ise; üyeliğinin davalı ... tarafından zorla elinden alındığını,üyelik devrinin kooperatif yönetim kurulu kararı ile onaylandığını ileri sürerek, asıl davada, 8283 ada 7 parsel B blok 7 numaranın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, aksi halde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin ve 14.06.2006 tarihinden itibaren belirlenecek kira gelirinin davalıdan tahsiline, birleşen davada ise 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilleri, davanın reddini istemiştir....


