in SS İl-...Kooperatifi'ndeki kooperatif üyeliği ile ilgili ilk üyelik tarihinin, ilk üyelik tarihinden itibaren yapılan ödemelerin, ay ay hangi tarihlerde, kim tarafından, ne şekilde ve ne miktarda yapıldığının, bundan ayrı dava konusu... konutlarının oluşumuna ilişkin ilgili kararın, bu hisseler için üyelerce herhangi bir ödeme yapılmasının gerekli olup olmadığının, C grubu 8807 nolu ortaklık payı için davalı veya üçüncü bir kişi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa hangi tarihlerde ne miktarda yapıldığının ilgili Kooperatiften sorularak, getirtilecek belgeler ve cevapların dosya arasına konulması, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere geri çevrilmesi için dosyanın yerel mahkemeye İADESİNE, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı kooperatif vekili, davacının iddia ettiği gibi kooperatif üyeliği için yazılı bir başvurusunun olmadığını ve cevabi ihtarnamedeki hususları tekrarladıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., ... aracılığıyla kooperatif hissesini 20.000,00 TL bedelle aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 08.02.2005 tarihli... imzalı devir yazısının... eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile anlaşıldığından hissenin ...'a devrinin mümkün olmadığı, davacının elinde hisse devrine ilişkin geçerli belge olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne...'ın, ...'a yaptığı hisse devri ile kooperatif üyelik kaydının iptaline, davacının kooperatif üyeliğine kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir....
İşyeri ve Konut Yapı Kooperatifi’nin hissedarı olarak gözüken davalı ... .../... ...’in gerçekte kooperatif ortağı olmadığı iddiasına dayandığına, dava ile davalı ... adına dava dışı anılan kooperatifin pay defterinin 127 numarasında kayıtlı ortaklığın davacı adına tescil edilmesi istendiğine göre, dava dışı kooperatif ile davacı arasında kooperatif üyeliği konusunda muaraza bulunduğunun kabulü gerektiği, kooperatif üyeliğine dair verilecek karar, davada taraf olmayan kooperatifin hukuki durumunu etkileyeceğinden mahkemece, davacı tarafa dava dışı kooperatif hakkında dava açması için uygun süre verilmesi, dava açılması halinde o dava ile işbu davanın birleştirilmesi ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur....
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davalı kooperatif üyesi olmadığı, Genel Kurul hazirun listesinde bir kez adının ve imzasının bulunmasının kooperatif üyeliği için tek başına yeterli görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı vekili, takibin davacıların kooperatif yönetim kurulu üyeliği veya salt kooperatif üyeliği sebebi ile yapılmış bir takip olmadığını, takibin dayanak noktasının bono olduğunu, davacılar ve diğer borçluların bonoyu keşide eden kişiler olduğunu, kıymetli evraka dayalı bir borç ilişkisinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin takip miktarı kadar alacağının bulunduğunu savunarak davanın reddi ile %20 oranında tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davaya konu bonoyu dava dışı kooperatif ile davacıların keşide ederek davalıya verdikleri, davacıların bono üzerindeki imzalarını inkar etmedikleri, davacıların bu bononun teminat senedi olduğunu veya ödendiğini yazılı delille ispat edemedikleri gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın tazminat talebinin reddine dair verilen hüküm süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....
a değil kooperatife yöneltilmesi gerektiğini, kooperatif üyeliği kesinleşmeden dava açıldığı için kooperatiften alacak talebinde bulunulamayacağı, kooperatif üyeliği kesinleşmeden menfaat doğrultusunda ferdileşmeye gidildiğini, herhangi bir kasıt veya ihmalin söz konusu olmadığını, ....'e yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu kişiye herhangi bir ödeme makbuzu ve belgenin dosyaya sunulmadığını, kooperatif üyesi ...'in borçlarından dolayı dava konusu gayrimenkülün icra yoluyla satılmasında müvekkillerinin bir kusuru bulunmadığını ve manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesi talebini beyan etmiştir. Dava, Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan Alacak davasıdır....
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, tarafların ayrı yaşamaya başladığı 1996 yılından sonra davalının taşınması sırasında eşyaların eski evde kaldığı, kırık dökük olması nedeniyle ekonomik değerinin bulunmadığı bildirildiğine göre, mahkemece eşyalar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA,Davacı vekilinin kooperatif üyeliğine yaptığı katkıya yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu kooperatif üyeliği 03.09.1990 tarihinde davalı ... adına tescil edilmiş 11.03.2003 tarihinde Bilal Güney’e devredilmiştir....
Dava, kooperatif üyeliğinin tesbiti ve tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davacının dava dışı, ... isimli şahıstan kooperatif üyeliğini devraldığına ilişkin 09.09.2007 tarihli sözleşmenin altında kooparatifi temsilen sadece, kooperatif başkanı ...'ın imzasının yeterli olmadığı nazara alınarak davacının kooperatif üyesi olmadığı sonucuna varılmış ise de, davacının üyeliğini devraldığını iddia ettiği, ...'ın kooperatif üyesi olup olmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Oysa ...'ın kooperatif üyesi olduğunun tesbiti halinde devir nedeniyle davacının da kooperatif üyesi olacağı açıktır. Kooperatif üyeliği, kooperatif yetkili organlarının açık kabulü ile gerçekleşebileceği gibi bu hususta açıkça bir karar alınmasa da kooperatifin bu kişi ile üye sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, ödemelerini kabul etmesi suretiyle zımnen de gerçekleşebilir....
-K A R A R- Davacı vekili, kooperatif üyeliği sona eren müvekkilinin 17.905,37 TL tutarındaki çıkma payı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, hissesine düşen genel gider payı düşüldükten sonra, alacağının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
Dava konusu taşınmazın öncesine ait kooperatif üyeliği ....01.1995 tarihinde davalı tarafından devralınmış, ........1998 tarihinde ferdileştirme yoluyla davalı ... Tezcan adına tescil edilmiştir Dava; 743 sayılı TKM.nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmaza ilişkin katkı payı alacağı isteğine yöneliktir. Mahkemece taşınmazın alınmasına tarafların .../... oranında katkısı bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve hesaplama yöntemi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacı vekili, vekil edeninin gece bekçiliğinden emekli olduğunu, kooperatif üyeliğinin devralınması ve taksitlerin vekil edeni tarafından ödendiğini ileri sürerek istekte bulunmuş, davalı vekili ise, taşınmazın vekil edenine ait ziynet eşyalarının bozdurulması ve babasına ait ... dönümlük bağın satışından elde edilen gelirin katılması suretiyle alındığını bildirmiştir....


