Davalı vekili, davacının hisse devrini aldığını iddia ettiği, ...’nun kooperatif üyesi olmadığını, bu kişi ile kooperatif arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmadığını, davacı tarafından sunulan ve kooperatif tarafından verildiği iddia olunan belgelerin sahte olduğunu, bu belgeleri davacıya veren yöneticiler hakkında hukuki ve cezai takibat yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14 ve kooperatif ana sözleşmesinin 17. maddesi gereği kooperatif üyeliği için yönetim kurulu tarafından kişinin ortaklığa kabul edilmesi gerektiği, somut olayda ise davacının hissesini devraldığı ...’nun Kooperatifler Kanunu'na ve anasözleşmeye göre geçerli bir üyeliği olmadığı ve üyeliğini davacıya devretmesi nedeni ile davacının kooperatif üyeliğinin kazanmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....
‘in bazı kooperatif üyelerini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu‘nun 16. maddesine aykırı olarak kooperatif üyeliğinden ihraç ederek, bu kişilere ait kooperatif paylarını üçüncü kişilere devretmek, satılan dairelerden elde edilen gelirleri kooperatif kayıtlarına intikal ettirmemek şeklinde gerçekleştirdikleri iddia ve kabul olunan eylemlerinin sübutu halinde, TCK'nın 247. maddesinde tanımlanan “zimmet“ suçunu oluşturup oluşturmayacağına; sanık ...‘ın katılan ...‘e, ... ... isimli emlakçı aracılığıyla satın aldığı ... Blok 1. kat ... no‘lu daire yönünden kooperatif üyeliği yapıldığını bildirdiği halde, katılanın ... Blok ... No‘lu daireye kaydının yapılması ve bu dairenin de katılana teslim edilmeyerek üçüncü kişilere satılması ile katılan ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti, tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kooperatif üyeliği ve kooperatif aleyhine açılan alacak davalarının reddine, davalı ... aleyhine açılan alacak davasının kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, diğer taraflardan gelen olmadığnıdan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Dosya içerisinde bulunan 07.06.2006 tarihli protokole göre, davalılardan ...'nin davalılardan ... Konut Yapı Kooperatifi ile ilişkisi olduğu, davalılardan ...'nin inşaat faaliyetleriyle uğraştığı görülmüştür....
Bu meskenin kooperatif üyeliği yolu ile edinildiği ve 01.01.2002 sonrası kooperatife bir ödeme yapılmadığı, ödemelerin tamamının 01.01.2002 öncesi yapıldığı dosyaya sunulan delillerden anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar karşısında dava katkı payı alacağına ilişkindir....
sabit olduğunu, yönetim kurulu kararındaki imzaların incelenmesini talep ettiklerini, kooperatif üyeliği için yalnız taşınmaz devrinin de yeterli olmadığını, sonuç olarak müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığının sabit olduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davalı kooperatife üye olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dava, kooperatif üyeliği iddiası ile tapu iptali ve tescil birleşen dava ecrimisil istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olduğundan ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine verilen karar temyiz edildiğinden, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14/son maddesi gereğince 01.03.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Hukuk Dairelerinin iş bölümünü düzenleyen 09.02.2012 tarihli ve 2012/1 sayılı Kararı uyarınca, davanın açıklanan niteliği itibariyle temyiz inceleme görevi Yargıtay 23. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 28.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat, birleşen dava ise ecrimisil istemine ilişkin olup, mahkemece tazminat isteminin kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davada Kooperatifler Hukukunun uygulanması gerektiğinden, mahkemece de bu yönde hüküm kurulmuştur. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14/son maddesi gereğince 01.03.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Hukuk Dairelerinin iş bölümünü düzenleyen 09.02.2012 tarihli ve 2012/1 sayılı Kararı uyarınca, davanın açıklanan niteliği itibariyle temyiz inceleme görevi Yargıtay 23.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden Yargıtay 23.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, davacılardan ... dışında kalan diğer davacıların sadece daire satın aldıklarını, kooperatif üyeliği devralmadıklarını, otomatik .../... S.2 olarak üyelik kazanılamayacağını, davacı ...'ün ise 1992 yılında üyelik aidatını ödememesi nedeniyle ihracı nedeniyle üyeliğinin son bulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacıların kat maliki oldukları, sadece kat maliki olmanın, kooperatif üyeliği kazandırmayacağı, tapuda kayıtlı konutun devrinin, kooperatif ortaklık payının devri anlamını taşımadığı, davacılardan bir kısmının dairelerini kooperatif üyelerinden satın almasına rağmen, ortaklık paylarını devralmadıkları, davalı işletme kooperatifinin Kooperatifler Kanununa tabi bir kuruluş olması nedeniyle ortaklık ilişkilerinde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir....
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar vermiş ise de; kooperatif üyeliği için mutlak surette yönetim kurulunca bir karar alınmış olması veya üye kayıt defterinde kayıtlı bulunulması zorunlu değildir. Bir kimsenin kooperatif üyeliğine kabulü için, üyelik iradesiyle kendi adına aidat veya benzeri bir ödeme yapması, genel kurula çağrılması gibi davacı ile kooperatif arasında üyelik ilişkisini ispat eden bir belgenin varlığı, üyeliğin kooperatifçe zımnen kabul edildiği sonucunu doğurabilir. Bu nedenle, mahkemece gerektiğinde kooperatifin tüm belge ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, iddia ve savunmanın buna göre değerlendirilmesi; ayrıca, bu davada verilecek hükmün, davacının üyeliğini devraldığını iddia ettiği ......
Kooperatif kayıtları üzerinde kooperatif üyeliği konusunda bilgi ve deneyim sahibi bir mali müşavir bilirkişi marifetiyle kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmaksızın aidat borcunun bulunmadığına hüküm vermek doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; HMK'nın 266 ve devamı madde hükümleri gereği kooperatif üyeliği konusunda bilgi ve deneyim sahibi bir mali müşavir bilirkişi marifetiyle kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak davacının aidat borcunun bulunup bulunmadığı belirlenmeli buna göre menfi tespit talebi değerlendirilmeli ve davacı yararına teminat senedinin miktarı üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinden ibarettir....


