Kent Konut Yapı Kooperatifinin 27/12/2017 tarih ve 62 sayılı kararıyla kooperatife ortak olduğunu, kooperatif ortaklığından çıkma ve bugüne değin yaptığı ödemelerin iadesi talepli dilekçesinin kooperatif yönetim kuruluna 01/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, başvurusunun değerlendirilmediğini, ancak talep yenileme ile 27/11/2018 tarihli 12091 numaralı noter tasdikli ortaklıktan çıkma serbestisi ve tazminat dilekçesinin tebliğ edildiğini beyan ederek, kooperatif ortaklığından çıkarılmasına, bugüne kadar yaptığı ödemelerin iadesine, halen tarafına gönderilmekte olan ödeme emirlerinin ve kalan senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Kararı, davalı ...Ş. ve fer'i müdahil ... vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...vekili ve fer’i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Ancak, dava banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ....’nin 22.....1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, ....01.2001 tarihinde ise ... A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile ... A.Ş....
Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacının ortak olduğunu, koyduğu sermayeyi geri isteyemeyeceğini, davalılar ...'a ve Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş'ye husumet düşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 23.200,90 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir....
K A R Ş I O Y 1- Dava, davalı gerçek kişinin yöneticisi olduğu davalı şirketlere ortak olacağı inancıyla ödenmiş olan meblağın haksız fiil hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. 2- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ortak olacağı inancıyla davalı şirketin yurtdışındaki şirketine belge karşılığında döviz yatırdığını, oysa müvekkilinin gerçekte ortak olmadığını, paranın haksız fiil (hile/dolandırıcılık) sonucu müvekkilinden alındığını ileri sürerek bu meblağın haksız fiil hükümlerine göre iadesi talebinde bulunmuştur. 3- Davalı taraf, davacının şirkete ortak olduğunu, ortakların sermayenin geri verilmesini isteyemeyeceği savunmuş ve zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini talep etmiştir. 4- Yerel mahkemece, davalıların zamanaşımı def’inin reddine, işin esası yönünden davanın kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tarafların istinaf talebinin karar verilmiştir....
nin ortak havuz hesaptan aldığı paralar ...'nin borcuna işlenmektedir.14.07.2015 tarihinde ...'nin gönderdiği 13.944.250,00 TL ise adi ortaklık hesabına gelmiş ve ...'ye alacak verilmişken, 15.07.2015 tarihinde ...'ye borç işlenen 10.000.000,00TL'de ortak havuz hesaptan değil, adi ortalık banka hesabından elden çekilip, sonrasında ...'ye borç işlenen bir bedeldir. Eğer ki ...'ye 10.000.000,00 TL ortak havuz hesaptan gönderilmiş olsa idi, o zaman 13.944.250,00 TL gelen bedel ile ilişkilendirilemeyecek, taraflar arasındaki paylaşımda ortak havuz hesaba gelen paranın paylaşımı olarak nitelendirilecekti.Ancak ...'ye borç işlenen 10.000.000,00 TL ortak havuz hesaptan değil, adi ortaklık banka hesabından nakden çekildikten sonra borç işlenmiştir. Dolayısıyla ...'...
MUHALEFET ŞERHİ Dava, şirket pay sahibi olunmadığının tespiti ile pay sahibi olmak amacıyla ödenen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı davalı şirkete ortak olmak ve dolayısıyla pay almak için para verdiğini, ancak davalı tarafın para toplamasının Sermaye Piyasası Kanun’una aykırı olup izinsiz halka arz mahiyetinde olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ile pay sahibi olmak için verdiği paranın tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacının davalı ... şirketinin ortağı olduğunu ve dolayısıyla şirkete sermeye olarak koyduğu parayı isteyemeyeceğini, ayrıca talebin zamanaşımına da uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Temyiz incelemesinde çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, davalı tarafın zamanaşımı definin dinlenip dinlenemeyeceği noktasındadır....
, Müvekkilinin ---- paranın, aradan geçen zaman içerisinde büyük bir değer kaybına uğradığını, müvekkilinin 2001 yıl itibariyle 25.000 TL gibi büyük bir para ödediğini ileri sürerek, davalı ------- bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde peşin olarak ödenmiş olan 25.000 TL nin 01.02.2001 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
dan 25/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 9.988,99-TL ilam harcından peşin alınan 841,10-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.147,89-TL ilam harcının davalılardan (davalı sigorta şirketinin 3.157,99TL ile sorumlu olduğu) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacılar tarafından yatırılan peşin harç ve ıslah harcı 841,10-TL ve 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 876,91-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan 1.567,40-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 940,44-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,6-Maddi tazminat yönünden; davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden , karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret...
nde TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca haklı nedenle ÇIKMASINA İZİN VERİLMESİNE, 2-Çıkma payı talebinin atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.458,14-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 95,20 TL peşin harcın ve 1.598,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 4.765,00 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 95,20....
Holding A.Ş.) vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 27.10.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 108.071,75 TL'nin tahsili istenmiştir. Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirketler yararına bozulması gerekmiştir....


