"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde eski yöneticilerde kalan ortak paranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Davalılar vekili Av. ... mahkeme kararını, (davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği üzerine) temyiz etmiş ise de, 27.07.2005 havale tarihli dilekçenin süresinde temyiz defterine kaydının yapıldığını gösteren ve ayrıca ödenmesi gereken harcın alındığına dair belge ya da bilgi dosya içerisinde bulunmamaktadır....
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Harçlar tarifesince alınması gereken 59,30-TL harcın davacı tarafça başlangıçta yatırılan 170,78-TL'den tahsili ile kalan 111,48-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Tarafların beyan dilekçeleri gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas 10/12/2019 tarihli ara kararı ile konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, bu konuda ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 6-Kalan gider avansının ve teminatın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, eski yönetici davalıda kalan yönetim alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000 TL'sinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, kat irtifaklı anagayrimenkulün önceki dönem yöneticisi olan davalının zimmetinde kalan ortak paranın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Açıklanan bu niteliğinden dolayı uyuşmazlıkta –dava değerine bakılmaksızın- Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, anılan Yasanın Ek 1.maddesi hükmü uyarınca davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi dahilindedir. Mahkemece bu husus dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir....
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ve kesinleşen icra takibi neticesinde davacının murisinden miras yoluyla kalan paranın tahsili ile yapılan ödemenin iadesinin talep edildiği, İİK.’nun 72. maddesi uyarınca borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde istirdat davasının açılması gerektiği, icra dosyasına ödeme tarihinin 23.11.2016 olduğu, dava tarihinin ise 26.01.2018 tarihi olduğu dikkate alındığında, hak düşürücü süre yönünden davacının davasının reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Davacı, daha sonra binanın tamamının davalının olması karşılığında, kendisine 75.500.000.000 TL ödeneceği konusunda sözleşme yaptıklarını, ancak bu paranın ödenmediğini belirterek paranın tahsili için bu davayı açmıştır. Davalı ise, taraflar arısındaki tarihsiz sözleşmenin, davacı tarafından imzalı boş kağıdın üzeri doldurulmak suretiyle düzenlendiğini savunmuştur. Davalı, taraflar arasındaki tarihsiz sözleşmenin davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, yasal delillerle 2008/11858-13232 ispatlayamamıştır. Ancak cevap dilekçesinde "her türlü delil" demek suretiyle, yemin deliline de dayandığına göre, davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın kabulü, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, mevduat hesabında bulunan paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankada 1995 yılında davacı adına açılan hesapta 13,00 TL bulunduğu, bu mevduatın davacı tarafa ödenmiş olduğunun davalı banka tarafından ispat edilemediği, paranın devamlı olarak 91 gün vadeli olarak yatırıldığı ve dava tarihinde 3.196,15 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Vade bitiminde vadeli hesapların yenilenmesi hususunda banka ile mudi arasında bir mutabakat varsa ona göre yenileme yapılır. Bu mutabakat mudinin yazılı talimatı ile ya da hesap cüzdanına hesabın aynı vade ile yenileneceğini ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır....
Ancak; Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile 05.11.2010 günlü bilirkişi raporu içeriğinden, davalı yöneticinin dava dışı bir kat malikine ait ortak gider borcunun tahsili amacıyla bir avukata vekaletname verdiği ve bu alacağın tahsil edilmesi üzerine vekalet ücreti olarak kendisine 8.239 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin karşılığında avukat tarafından 08.01.2009 tarih 016 sayılı avukatlara mahsus serbest meslek makbuzu verildiği ve bunun gider olarak da apartmanın işletme defterine kaydedildiği, anataşınmaz kat malikleri kurulunun 08.01.2010 ve 14.01.2011 günlü kararları ile davalı yönetici tarafından avukata ödenen bu paranın kat maliklerinin rızası dahilinde olup yönetici ve avukatın bu konuda ibra edildiği anlaşıldığından, davalı yöneticinin zimmetinde kalan alacağın tahsiline yönelik davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece resen hesaplama yapılarak kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....
, Bu kayıtlarda --- araçlarla ilgili gelirler ve giderler beyan edildikten sonra kalan paranın 3 ortak arasında yapılan paylaşımına ilişkin kayıtların mevcut olduğunu, Bu kayıtlar incelendiğinde tarafların eşit oranda ortak olduklarını, gelirlerden giderler düşüldükten sonra kalan paranın dava dışı -- müvekkili --- olarak kayıtlara geçtiğini,--- sona ermesine kadar ki süreçte müvekkilinin hak ettiği olan kar paylarının Müvekkili, davalı ve dava dışı --- sözlü ortaklığından kaynaklanan yukarıda plakaları verilen --- kaynaklanan ve ödenmeyen kar payı ile ilgili alacaklarının fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL'nin 15/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini, Dava dışı ---tek taraflı olarak hukuki ve yasal dayanaktan yoksun sona erdirilen ortaklığın feshinden kaynaklanan ortaklık payı değerinin tespit edilerek müvekkiline ödenmesi bağlamında fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız...
Dava, 20 adet bilezik ile 63 adet çeyrek altın ve 5.000-TL nakit paranın aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, altınlar evden çalındığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkili ile davalının anlaşarak boşandıklarını, davacıya düğünde 20 adet bilezik ile 63 adet çeyrek altın ve 5.000-TL nakit para takıldığını, ziynetlerle nakit paranın evlilik birliği içerisinde davalı eşin tasarrufunda kaldığını, bu nedenle altınlar ve paranın aynen iadesine, olmadığı takdirde bu günkü değerleri belirlenerek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir....


